Fatma Önder

Yazar değilim, ama yazamaz da değilim...

AH BU ŞARKILARIN GÖZÜ KÖR OLSUN

Kime sorsam MUTSUZ,,, çOK SEVEN,AŞIK OLAN da mutsuz, evli olan da mutsuz,,yine en HUZURLU yalnızlar ben size söyliyeyim:)))içim acıyor benim, keşke diyorum keşke bi yolu olsa.sihirli bicümle olsa, iyileştirici gücü olan.. Mutsuzluk acı veren bir ilişkiyi sürdürmek için çabalamak ne zordur.Umut bitip bitip yeniden başlar dipsiz bi kuyuda ışığı yakalamak için.Canı acıdıkça diplere düşer, çabaladıkça batar.İlişkiyi yaşama nedenimiz ne? Ruhumuzu beslemek, mutlu olmak,hayatın tadını artırmak değil mi?RUHUNU beslemek yerine kemiren,mutsuzluk veren, seni dibe çeken, hayattan zevk almanı engelleyen bi ilişki neden devam ettirilirki? Bir ilişkiyi sürdürmek uğruna neler harcıyorsun, kendinden,canından,hayatından,,, Hırslar mı giriyor devreye, yenilmişlik duygusu, gurur hepsi birbirine mi karışıyor? Sonra "bu saatten sonra cümleleri" giriyor devreye "bu saatten sonra hayatıma yenı bırını alamam" diyor. Sanki bu bi mecburıyetmış gıbı.Dört elle sarılıyor ilişkisine  bırakmamak için ilişkiyi kaybetmemek için uğraşıyor.İÇİNE DÜŞTÜĞÜ DİPSİZ KUYULARIN HER DEFASINDA EN DERININE INEREK.Kazanmaya çalıştığı ne? Ağlayaral,sızlayarak,üzülerek,uykusuz kalarak, Kendini zayıf ve çaresiz hissediyor sanki başka yol yok gibi.Oysa bilmiyor MUTSUZ bir ilişki yaşamak HUZURA tercih edilmemeli. Boşa harcanan çabayı kendine harcasa çok mutlu olacak. Ne  desem dinlemiyor hep bi haklı nedeni var,SEVMEK diyor, AŞK diyor..SUSUYORUM..SUSMALIYIM.. .Çünkü ben konuştukça canı acıyor.görüyorum..gözler hep nemli...yeter fatma diyorum, sus biraz,,zaman konuyu dağıma zamanı...ŞARKILAR diyorumm..Gülüyorr.. "Dinliyorum,gözlemliyorum,empati yapıyorum çünkü ben de bu yolda çok yara aldım..Ne istediğimi henüz bilmiyor olabilirim ama  ne istemediğimi çok iyi<biliyorum artık!"diyorum. Ah bu şarkıların gözü kör olsun diyorum.Şarkılar zihnimizi harekete geciren,geçmİş anılarımızı bir bir çağıran,duyguları harekete geçiren..sen unutursun,şarkı unumaz. Unuttum dediğin an karşına bir bir çıkar yaşanılan duygular,anılar,yaşanamayanlar,,daha neler neler.. Gözü kör olası şarkılar:)) Şarkıya gel!  "omzumda başın eksik,yatağımda kokun tenimde tenin eksik,gel de bir dokun"böyle şarkı mı olur..ve devam ediyor kanırtmaya..:) "Ne olur dön geri sevindirme elleri,,,,,sensiz olmaz,,,hep eksik diyorum yaa,o bile az" diyorr... AH bu şarkılar, ah bu şarkılar unutturmuyor gideni... Sonunda tuz bastım gönül yarama Nice dağlar koydun,nice,arama seni terkedip de gitmek var ama ah bu şarkılrın gözü kör olsun.... Fatma ÖNDER

Kime sorsam MUTSUZ,,, çOK SEVEN,AŞIK OLAN da mutsuz, evli olan da mutsuz,,yine en HUZURLU yalnızlar ben size söyliyeyim:)))içim acıyor benim,
keşke diyorum keşke bi yolu olsa.sihirli bicümle olsa, iyileştirici gücü olan..
Mutsuzluk acı veren bir ilişkiyi sürdürmek için çabalamak ne zordur.Umut bitip bitip yeniden başlar dipsiz bi kuyuda ışığı yakalamak için.Canı acıdıkça diplere düşer,
çabaladıkça batar.İlişkiyi yaşama nedenimiz ne? Ruhumuzu beslemek, mutlu olmak,hayatın tadını artırmak değil mi?RUHUNU beslemek yerine kemiren,mutsuzluk veren,
seni dibe çeken,
hayattan zevk almanı engelleyen bi ilişki neden devam ettirilirki? Bir ilişkiyi sürdürmek uğruna neler harcıyorsun, kendinden,canından,hayatından,,,
Hırslar mı giriyor devreye, yenilmişlik duygusu, gurur hepsi birbirine mi karışıyor?
Sonra “bu saatten sonra cümleleri” giriyor devreye “bu saatten sonra hayatıma yenı bırını alamam” diyor. Sanki bu bi mecburıyetmış gıbı.Dört elle sarılıyor ilişkisine
bırakmamak için
ilişkiyi kaybetmemek için uğraşıyor.İÇİNE DÜŞTÜĞÜ DİPSİZ KUYULARIN HER DEFASINDA EN DERININE INEREK.Kazanmaya çalıştığı ne? Ağlayaral,sızlayarak,üzülerek,uykusuz kalarak,
Kendini zayıf ve çaresiz hissediyor sanki başka yol yok gibi.Oysa bilmiyor MUTSUZ bir ilişki yaşamak HUZURA tercih edilmemeli.
Boşa harcanan çabayı kendine harcasa çok mutlu olacak. Ne desem dinlemiyor hep bi haklı nedeni var,SEVMEK diyor, AŞK diyor..SUSUYORUM..SUSMALIYIM..
.Çünkü ben konuştukça canı acıyor.görüyorum..gözler hep nemli…yeter fatma diyorum, sus biraz,,zaman konuyu dağıma zamanı…ŞARKILAR diyorumm..Gülüyorr..
“Dinliyorum,gözlemliyorum,empati yapıyorum çünkü ben de bu yolda çok yara aldım..Ne istediğimi henüz bilmiyor olabilirim ama
ne istemediğimi çok iyiAh bu şarkıların gözü kör olsun diyorum.Şarkılar zihnimizi harekete geciren,geçmİş anılarımızı bir bir çağıran,duyguları harekete geçiren..sen unutursun,şarkı unumaz.
Unuttum dediğin an karşına bir bir çıkar yaşanılan duygular,anılar,yaşanamayanlar,,daha neler neler.. Gözü kör olası şarkılar:))
Şarkıya gel!
“omzumda başın eksik,yatağımda kokun
tenimde tenin eksik,gel de bir dokun”böyle şarkı mı olur..ve devam ediyor kanırtmaya..:)
“Ne olur dön geri sevindirme elleri,,,,,sensiz olmaz,,,hep eksik diyorum yaa,o bile az” diyorr…
AH bu şarkılar, ah bu şarkılar unutturmuyor gideni…
Sonunda tuz bastım gönül yarama
Nice dağlar koydun,nice,arama
seni terkedip de gitmek var ama
ah bu şarkılrın gözü kör olsun….
Fatma ÖNDER

Aklım da deli sorular

Kendimize gelme zamanı gelmedi mi? Daha ne kadar kendimizden kaçacağız? Hayatın en zor soruları; aklın düşündüğü ama kalbin cevaplayamadığı sorular! Aklım da deli sorular. Hepsi cevap bekliyorlar.Karmakarışık  duygularım,zihnim bulanık. Hayatınız da en çok neyi-neden değiştirmek istersiniz? İnsan ömrüne kaç hayat sığar?Nasıl yaşadın? Neden öyle yaşadın?Neyi yapabilecekken yapmadın veya yapamadın? Hayatımızı yönetmek elimizde mi, elimizde değilse kim yönetir hayatımızı, duygular mı-hisler mi yoksa mantık mı yönetiyor bizi? Nereye, kime gitmek istersin? Kendini nerde bulursun? Hayat mı sahte, yoksa yaşanan duygular mı?Yoksa bizler mi sahteyiz?bilemedim…  Nerde hata yaptığını bulamazsın, yaşaman gerekenleri yaşarsın. ne çabuk harcıyoruz tüm güzellikleri. Benim kendime söz verip tutamadığım onlarca hikayem var. Hayatta her şeyin bir başlangıcı olduğunu biliriz de bazen bu gücü kendimiz de bulamayız..DEĞİŞİM…Kulağa hoş gelen ,uygulaması zor.Akıl,duygu,kalp,zihin hepsi birbirine karışır uygulamaya koyulduğun da.Alışkanlıkları kırmak,herkesin bünyesi kaldırmaz.O yüzden insanlar kolay kolay vazgeçemezler,yanlış yapmaya devam ederler.” SİL BAŞTAN BAŞLAMAK GEREK BAZEN HAYATI,SIFIRLAMAK”,,,sıfırdan değil belki ama YENİDEN başlamak. Yüzleş duygularınla,bağır,çağır,affet!! Geçmişle yüzleşmek,suçu kabul etmek,korkuları, aşkı,utançları itiraf etmek.. Arkadaşım “korkaklar neden mantığa sığınır,mantığın arkasına saklanır” dedi. “Korkaklar, hayatı sorgular,işine gelmediği zaman mantığa sığınır” dedim. Bazen hayat zor olsada karar alıp-vermek yürek ister,cesaret ister. CESARET, hiç korkmamak değil korkuya rağmen bişeyeler yapabilmek.. BU HAYAT SENİN..BU HAYAT BİZİM… “MUTLU olmak için çok şeye gerek yok.Gözün görsün,kalbin analasın, ve ruhun yaşasın” demiş düşünürün biri. Kırılacağımızı bile bile kaç kere lades dedik!Hayallerimizi gerçeğe dönüştürmek için ödediğimiz faturalar,bedeller.. Önce emeklemeyi,sonra yürümeyi,sonra koşmayı öğrendik..Koşmayı düşmeden öğrenebilir miyiz?Eğer düşmeseydik koşayı denermiydik? Hiçbir tecrübe boşa değil.o zaman güçlü olmamak için sebeb neee?? HAYATA KÜSME, İSTEDİĞİNDE SİLKELENİP YOLA DEVAM ETMEK ELİMİZ DE.KORKMADAN YENİDEN BAŞLAMAK,  KORKMA…KALK,SİLKELEN,YÜRÜ VE KOŞŞŞ… EN AZINDAN DENE…BEN DENİYORUM ….HAYATINIZI KİMSEYE ADAMAYIN…CANINIZ,CANIMIZ NE İSTİYORSA, DUYGULARINI HAFIFE ALMA. .. Fatma ÖNDER/2015

Kendimize gelme zamanı gelmedi mi? Daha ne kadar kendimizden kaçacağız?
Hayatın en zor soruları; aklın düşündüğü ama kalbin cevaplayamadığı sorular!
Aklım da deli sorular.
Hepsi cevap bekliyorlar.Karmakarışık duygularım,zihnim bulanık.
Hayatınız da en çok neyi-neden değiştirmek istersiniz?
İnsan ömrüne kaç hayat sığar?Nasıl yaşadın? Neden öyle yaşadın?Neyi yapabilecekken yapmadın veya yapamadın?
Hayatımızı yönetmek elimizde mi, elimizde değilse kim yönetir hayatımızı, duygular mı-hisler mi yoksa mantık mı yönetiyor bizi?
Nereye, kime gitmek istersin? Kendini nerde bulursun? Hayat mı sahte, yoksa yaşanan duygular mı?Yoksa bizler mi sahteyiz?bilemedim…
Nerde hata yaptığını bulamazsın, yaşaman gerekenleri yaşarsın. ne çabuk harcıyoruz tüm güzellikleri.
Benim kendime söz verip tutamadığım onlarca hikayem var.
Hayatta her şeyin bir başlangıcı olduğunu biliriz de bazen bu gücü kendimiz de bulamayız..DEĞİŞİM…Kulağa hoş gelen ,uygulaması zor.Akıl,duygu,kalp,zihin hepsi birbirine karışır uygulamaya koyulduğun da.Alışkanlıkları kırmak,herkesin bünyesi kaldırmaz.O yüzden insanlar kolay kolay vazgeçemezler,yanlış yapmaya devam ederler.” SİL BAŞTAN BAŞLAMAK GEREK BAZEN HAYATI,SIFIRLAMAK”,,,sıfırdan değil belki ama YENİDEN başlamak.
Yüzleş duygularınla,bağır,çağır,affet!! Geçmişle yüzleşmek,suçu kabul etmek,korkuları, aşkı,utançları itiraf etmek..
Arkadaşım “korkaklar neden mantığa sığınır,mantığın arkasına saklanır” dedi.
“Korkaklar, hayatı sorgular,işine gelmediği zaman mantığa sığınır” dedim.
Bazen hayat zor olsada karar alıp-vermek yürek ister,cesaret ister.
CESARET, hiç korkmamak değil korkuya rağmen bişeyeler yapabilmek.. BU HAYAT SENİN..BU HAYAT BİZİM…
“MUTLU olmak için çok şeye gerek yok.Gözün görsün,kalbin analasın, ve ruhun yaşasın” demiş düşünürün biri.
Kırılacağımızı bile bile kaç kere lades dedik!Hayallerimizi gerçeğe dönüştürmek için ödediğimiz faturalar,bedeller..
Önce emeklemeyi,sonra yürümeyi,sonra koşmayı öğrendik..Koşmayı düşmeden öğrenebilir miyiz?Eğer düşmeseydik koşayı denermiydik?
Hiçbir tecrübe boşa değil.o zaman güçlü olmamak için sebeb neee??
HAYATA KÜSME, İSTEDİĞİNDE SİLKELENİP YOLA DEVAM ETMEK ELİMİZ DE.KORKMADAN YENİDEN BAŞLAMAK, KORKMA…KALK,SİLKELEN,YÜRÜ VE KOŞŞŞ…
EN AZINDAN DENE…BEN DENİYORUM ….HAYATINIZI KİMSEYE ADAMAYIN…CANINIZ,CANIMIZ NE İSTİYORSA, DUYGULARINI HAFIFE ALMA. ..
Fatma ÖNDER/2015

ATAMIN İSTEDİĞİ GİBİ TÜRK KADINIYIM BEN!

ATAMIN İSTEDİĞİ GİBİ TÜRK KADINIYIM BEN!!!Ben Türk kadınıyım… Batı ‘da doğmuş,batı ‘da büyümüşüm..Ben rockta dinlerim popta..  Ama ben sanat müziğini de bilirim türkü de söylerim….. Tango bilirim samba da ama halay da başıda çekerim…. Sazı da dinlerim gitarı da..  Tırnaklarım uzundur benim ojeli..  Saçım kaşım gözüm boyalıdır… Hamurda yoğururum, yoğurtta mayalarım ben..  Pantolonu severim minide giyerim namazıma durdum mu uzun eteğim hırkamı giymeyi de bilirim..  Deniz de mayo şort giyerim ben ama tarlaya gittiğimde şalvarımıda severim… Örf ve adetlerim vardır benimde.. İlkelerim, prensiplerim, inançlarım… Disko da biramı içer dans ederim,  mezarlıktan geçerken ellerimi kaldırır dua ederim ben..  Severim ben de hem de en derininden ama resmi nikah gibi imam nikahı da isterim ben… Kimsenin erkeğine göz dikmem,kimsenin sevgisini zorla istemem ben… Namus nedir bilirim ama modernimdir hiç kimseyi de eleştirmem.  Herkes özgürdür derim ama doğrularım da vardır benim… Sevdim mi paylaşılmak istemem ve paylaşmayı da hiç sevmem… Başım dikdir hep gülümserim ama ağlamayı da bilirim ben… Havalı derler aslında ama yüreğim tertemizdir benim,  bir tebessüm etde gör ne havam kalır ne civam… Bir yaşlı gördümmü elini öperim ağlayan bir çocuk gördüğümde herkesten önce koşarım.  Yardımı da severim paylaşmayı da bilirim ben..  Ekmek parası için çalışırım,okurum,öğrenirim ama erkeğime saygıyı da bilirim.  Evlatlar doğururum her kadın gibi,eşime yemekler yaparım,evimi de temizlerim.  Bölünmüşümdür aslında bir kaç parçaya ama gururluyumdur asla ağlanmayı bilmem.  Severim sosyalliği,yaşama sarılmışımdır dört elle… Gün gelir ben de ezilirim, bükülür boynum bazı durumlarda.  Ama asla pes etmem susmayı da bilirim zamanı geldiğinde sevgi saygı çerçevesinde… İçim kan ağlasa da belli etmem kimseye,güçlü bir imajım vardır,  her ne kadar yenik düşsem de bazen kadere ben de… Yanlış tanımayın ben Avrupa’lı değilim. Türk’üm hemde Ata’mın istediği gibi bir türk kadını,cumhuriyet kadınıyım… Siyasetide bilirim dinimide… Batıda doğdum büyüdüm ben ama Türk’üm özümde ne varsa vardır bende de… Gurur duyarım Türk’lüğümle,doğu batı diye ayırmayın en hasından Türk kadınıyım… ATA’sına hayran,ATA’sının izinden yürüyen,ATATÜRKÇÜ… Şeriat istiyenlere rağmen,  CUMHURİYET’i yıkmak istiyenlere İNAT…! BEN BİR CUMHURİYET KADINIYIM…

ATAMIN İSTEDİĞİ GİBİ TÜRK KADINIYIM BEN!!!Ben Türk kadınıyım…
Batı ‘da doğmuş,batı ‘da büyümüşüm..Ben rockta dinlerim popta..
Ama ben sanat müziğini de bilirim türkü de söylerim…..
Tango bilirim samba da ama halay da başıda çekerim….
Sazı da dinlerim gitarı da..
Tırnaklarım uzundur benim ojeli..
Saçım kaşım gözüm boyalıdır…
Hamurda yoğururum, yoğurtta mayalarım ben..
Pantolonu severim minide giyerim namazıma durdum mu uzun eteğim hırkamı giymeyi de bilirim..
Deniz de mayo şort giyerim ben ama tarlaya gittiğimde şalvarımıda severim…
Örf ve adetlerim vardır benimde..
İlkelerim, prensiplerim, inançlarım…
Disko da biramı içer dans ederim,
mezarlıktan geçerken ellerimi kaldırır dua ederim ben..
Severim ben de hem de en derininden ama resmi nikah gibi imam nikahı da isterim ben…
Kimsenin erkeğine göz dikmem,kimsenin sevgisini zorla istemem ben…
Namus nedir bilirim ama modernimdir hiç kimseyi de eleştirmem.
Herkes özgürdür derim ama doğrularım da vardır benim…
Sevdim mi paylaşılmak istemem ve paylaşmayı da hiç sevmem…
Başım dikdir hep gülümserim ama ağlamayı da bilirim ben…
Havalı derler aslında ama yüreğim tertemizdir benim,
bir tebessüm etde gör ne havam kalır ne civam…
Bir yaşlı gördümmü elini öperim ağlayan bir çocuk gördüğümde herkesten önce koşarım.
Yardımı da severim paylaşmayı da bilirim ben..
Ekmek parası için çalışırım,okurum,öğrenirim ama erkeğime saygıyı da bilirim.
Evlatlar doğururum her kadın gibi,eşime yemekler yaparım,evimi de temizlerim.
Bölünmüşümdür aslında bir kaç parçaya ama gururluyumdur asla ağlanmayı bilmem.
Severim sosyalliği,yaşama sarılmışımdır dört elle…
Gün gelir ben de ezilirim, bükülür boynum bazı durumlarda.
Ama asla pes etmem susmayı da bilirim zamanı geldiğinde sevgi saygı çerçevesinde…
İçim kan ağlasa da belli etmem kimseye,güçlü bir imajım vardır,
her ne kadar yenik düşsem de bazen kadere ben de…
Yanlış tanımayın ben Avrupa’lı değilim.
Türk’üm hemde Ata’mın istediği gibi bir türk kadını,cumhuriyet kadınıyım…
Siyasetide bilirim dinimide…
Batıda doğdum büyüdüm ben ama Türk’üm özümde ne varsa vardır bende de…
Gurur duyarım Türk’lüğümle,doğu batı diye ayırmayın en hasından Türk kadınıyım…
ATA’sına hayran,ATA’sının izinden yürüyen,ATATÜRKÇÜ…
Şeriat istiyenlere rağmen,
CUMHURİYET’i yıkmak istiyenlere İNAT…!
BEN BİR CUMHURİYET KADINIYIM…

NE EKERSEN ONU BİÇERSİN

NE EKERSEN ONU BİÇERSİN DEMİŞ ATALARIMIZ. NE İSTERSENİZ EKİN ÇÜNKÜ BU TARLA SİZİN, BU YAŞAM SİZİN. SAĞLIK / ŞİFA / SEVGİ / AŞK / ANLAYIŞ/ HOÇGÖRÜ / BARIŞ/ HUZUR / MUTLULUK /NEŞE / FARKINDA OLMAK / ANI YAŞAMAK /İNANÇ / ŞANS / gülümsemek / bolluk / ZENGİNLİK / COŞKU / güven / aklıma gelen…Esasın da hepsini ayrı ayrı ekmek ıstedım sonra farkettim ki birbirine bağlı duygular…sevginin için de hepsi var. Umudun için de ona keza.. Huzurun içinde yok yokk… Kara bulutların arkasındaki umudum.Hiç kaybetmediğim hep inandığım.Güneşim,aydınlığım,ışığım,yaşama sevincim. Arada UMUT ışığımızın ışığı azalsa da, önemli olan o ışığın sönmesine izin vermemektir. Alevlendirmek ya da bir nefes ile söndürmek bizim elimizde neyi seçiyorsan onu yaşıyorsun. Yaşama izni verildiği müddetçe neyi yaşamayı seçiyoruz?Nereye gidiyoruz? Nerede yanlış yaptık? Ben kendime bir kez daha bu soruları soracağım ve UMUT ışığımın sönmesıne ızın vermeyeceğim çünkü ben bu hayata çok daha mutlu,keyıflı ve huzurlu yaşamak için geldim.Ben seçimlerimi o yönde yapacağım.Bir çok kez düştüğüm,yara-bere için de kaldığım doğru, bir el’e ihtiyaç duyduğum, (ailem en büyük servetim) ailem harıcınde benım de güvenebileceğim,başımı yaslayabileceğim bi omuza çok kez ihtiyaç duyduğum oldu.Düştüm-kalktım, yine düştüm yine kalktım… Sonra dedim ki; Belki üzerimden geçen bulutlar beyazdır. Sonra dedi ki; Gülümse hadi gülümse dağılsın bulutlar. “bana yaprakları dökülen bir ağaç ile tüm yaprakları dökülmüş çıplak bir ağaç gösterildi. Sonra dedim ki; “ endişelenme, umudun içindedir ve o umut ilkbaharın doğuşu gibi doğacaktır.Şunu bilki yeni olanın doğması için eski olanın ölmesi gerekir,sonbahar da dökülen yaprakların ilkbahar da tekrar yeşermesi gibi.. Anladım ki duyguların en zenginiymiş UMUT, hastalıkların pençesinden alan, uzaktaki sevgilileri kavuşturan, fakirleri zengin eden duygu hep umutmuş Ne ekersen ek sevginle besle ektiğin tohumu. Sevgi sonsuzdur,sevgi kusursuzdur ve sınırsızdır. SONRA ŞÜKRET.. Küçücük bir gülümseme kalbe dokunan, iyileştiren,sevgi kapızını aralayan.Küçücük bile olsa gülümsemek yaşamı anlamlı kılan minik bi tebessüm senin hayatın da dağ kadar büyük.Hadi çekinmeden gülümse.. “o ne der” ile “bu ne der” ile yeterince vakit kaybetmedik mi? Keşkelerimizin değil, iyikilerimizin çok olduğu bi yaşam en şahanesinden hepimize yakışan. TARLA benim ve ben dilediğimi ekme hakkına sahibim dolayıısyle herşeyden ekmek istiyorum tarlama)) çocukluğum aklıma geldi. YONCA, ümit,şanş,sevgi, ve yaprağın imanı. ŞANS, çocukluğum da çok severdim yonca yapraklarını, 4 yapraklısını aramaya koyulurdum genelde de bulurdum ve bulduğum da çok mutlu olurdum. Keşke MUTLULUK bi yonca yaprağı bulduğun kadar kolay ve coşkulu olsa. 4 yapraklı yonca ararken öğrendim ki; Mutluluk dediğini arsızca kendin yakalayamazsan durduğu yerde gelip seni bulması zordur bazen, ruhunu korkak alıştırma.Bence hata yapmamak adına kendını çokta kasma bırak her yanına hayatın tadı bulaşşsın.. Hayatına anlam ver, hayat paylaşınca güzel. Sonra HUZUR dedim. İçindeki kapıları aç , “dev dalgaları olan öfkeli ve kabarık bir deniz gösterildi bana. Sonra gördüm ki, yüzeyin altında harıka bır huzuur var dıngınlık var. İçimden bir ses dedi ki;için de derinlerde bi yerde huzuru ara ve bul, ona sahıp çık dışarıda ne olursa olsun. Sonra hep HUZURU koydum baş köşeye kimse huzurumdan kıymetlı olmadı.Dibi görünmeyen dalgalı denizlerde, hayallerime tutunarak gökkuşağına zıplamaktan vazgeçmediğim doğru. Fatma ÖNDER

NE EKERSEN ONU BİÇERSİN DEMİŞ ATALARIMIZ.
NE İSTERSENİZ EKİN ÇÜNKÜ BU TARLA SİZİN, BU YAŞAM SİZİN.
SAĞLIK / ŞİFA / SEVGİ / AŞK / ANLAYIŞ/ HOÇGÖRÜ / BARIŞ/ HUZUR / MUTLULUK /NEŞE / FARKINDA OLMAK / ANI YAŞAMAK /İNANÇ / ŞANS / gülümsemek / bolluk / ZENGİNLİK / COŞKU / güven / aklıma gelen…Esasın da hepsini ayrı ayrı ekmek ıstedım sonra farkettim ki birbirine bağlı duygular…sevginin için de hepsi var. Umudun için de ona keza.. Huzurun içinde yok yokk…
Kara bulutların arkasındaki umudum.Hiç kaybetmediğim hep inandığım.Güneşim,aydınlığım,ışığım,yaşama sevincim.
Arada UMUT ışığımızın ışığı azalsa da, önemli olan o ışığın sönmesine izin vermemektir. Alevlendirmek ya da bir nefes ile söndürmek bizim elimizde neyi seçiyorsan onu yaşıyorsun. Yaşama izni verildiği müddetçe neyi yaşamayı seçiyoruz?Nereye gidiyoruz? Nerede yanlış yaptık? Ben kendime bir kez daha bu soruları soracağım ve UMUT ışığımın sönmesıne ızın vermeyeceğim çünkü ben bu hayata çok daha mutlu,keyıflı ve huzurlu yaşamak için geldim.Ben seçimlerimi o yönde yapacağım.Bir çok kez düştüğüm,yara-bere için de kaldığım doğru, bir el’e ihtiyaç duyduğum, (ailem en büyük servetim) ailem harıcınde benım de güvenebileceğim,başımı yaslayabileceğim bi omuza çok kez ihtiyaç duyduğum oldu.Düştüm-kalktım, yine düştüm yine kalktım…
Sonra dedim ki; Belki üzerimden geçen bulutlar beyazdır.
Sonra dedi ki; Gülümse hadi gülümse dağılsın bulutlar.
“bana yaprakları dökülen bir ağaç ile tüm yaprakları dökülmüş çıplak bir ağaç gösterildi.
Sonra dedim ki; “ endişelenme, umudun içindedir ve o umut ilkbaharın doğuşu gibi doğacaktır.Şunu bilki yeni olanın doğması için eski olanın ölmesi gerekir,sonbahar da dökülen yaprakların ilkbahar da tekrar yeşermesi gibi..
Anladım ki duyguların en zenginiymiş UMUT, hastalıkların pençesinden alan, uzaktaki sevgilileri kavuşturan, fakirleri zengin eden duygu hep umutmuş
Ne ekersen ek sevginle besle ektiğin tohumu. Sevgi sonsuzdur,sevgi kusursuzdur ve sınırsızdır. SONRA ŞÜKRET..
Küçücük bir gülümseme kalbe dokunan, iyileştiren,sevgi kapızını aralayan.Küçücük bile olsa gülümsemek yaşamı anlamlı kılan minik bi tebessüm senin hayatın da dağ kadar büyük.Hadi çekinmeden gülümse.. “o ne der” ile “bu ne der” ile yeterince vakit kaybetmedik mi? Keşkelerimizin değil, iyikilerimizin çok olduğu bi yaşam en şahanesinden hepimize yakışan.
TARLA benim ve ben dilediğimi ekme hakkına sahibim dolayıısyle herşeyden ekmek istiyorum tarlama)) çocukluğum aklıma geldi.
YONCA, ümit,şanş,sevgi, ve yaprağın imanı. ŞANS, çocukluğum da çok severdim yonca yapraklarını, 4 yapraklısını aramaya koyulurdum genelde de bulurdum ve bulduğum da çok mutlu olurdum. Keşke MUTLULUK bi yonca yaprağı bulduğun kadar kolay ve coşkulu olsa. 4 yapraklı yonca ararken öğrendim ki; Mutluluk dediğini arsızca kendin yakalayamazsan durduğu yerde gelip seni bulması zordur bazen, ruhunu korkak alıştırma.Bence hata yapmamak adına kendını çokta kasma bırak her yanına hayatın tadı bulaşşsın.. Hayatına anlam ver, hayat paylaşınca güzel.
Sonra HUZUR dedim.
İçindeki kapıları aç , “dev dalgaları olan öfkeli ve kabarık bir deniz gösterildi bana.
Sonra gördüm ki, yüzeyin altında harıka bır huzuur var dıngınlık var.
İçimden bir ses dedi ki;için de derinlerde bi yerde huzuru ara ve bul, ona sahıp çık dışarıda ne olursa olsun.
Sonra hep HUZURU koydum baş köşeye kimse huzurumdan kıymetlı olmadı.Dibi görünmeyen dalgalı denizlerde, hayallerime tutunarak gökkuşağına zıplamaktan vazgeçmediğim doğru.
Fatma ÖNDER

 

UMUT

Hiç kaybetmediğim hep inandığım, kara bulutların arkasındaki UMUDUM.Biilirim ki karanlık bulutların arkasında ki YÜCE RABBİM benim güneşim,ışığım,aydınlığım,yaşama sevincim.Senin varlığın benim varoluşum.Benim umudum, benim yaşam kaynağım sen(YÜCE RABBİM)  hep orda ol,biz zorlukları senin yardımınla aşacağız. UMUT etmek huzurun başlangıcıdır,inançtır,güvenmek ve teslim olmaktır,koşulsuz teslimiyet. Sonra dedim ki; Belki üzerimizden geçen bulutlar beyazdır.  Sonra dedi ki; Gülümse hadi gülümse dağılsın bulutlar.  “bana yaprakları dökülen bir ağaç ile tüm yaprakları dökülmüş çıplak bir ağaç gösterildi. Sonra dedim ki; “ endişelenme, umudun  içindedir ve o umut  ilkbaharın doğuşu gibi doğacaktır.Şunu bilki yeni olanın doğması için eski olanın ölmesi gerekir,sonbahar da dökülen yaprakların ilkbahar da tekrar yeşermesi gibi.. Anladım ki duyguların en zenginiymiş UMUT, hastalıkların pençesinden alan, uzaktaki sevgilileri kavuşturan, fakirleri zengin eden duygu hep umutmuş. Fatma ÖNDER

Hiç kaybetmediğim hep inandığım, kara bulutların arkasındaki UMUDUM.Biilirim ki karanlık bulutların arkasında ki YÜCE RABBİM benim güneşim,ışığım,aydınlığım,yaşama sevincim.Senin varlığın benim varoluşum.Benim umudum, benim yaşam kaynağım sen(YÜCE RABBİM) hep orda ol,biz zorlukları senin yardımınla aşacağız. UMUT etmek huzurun başlangıcıdır,inançtır,güvenmek ve teslim olmaktır,koşulsuz teslimiyet.
Sonra dedim ki; Belki üzerimizden geçen bulutlar beyazdır.
Sonra dedi ki; Gülümse hadi gülümse dağılsın bulutlar.
“bana yaprakları dökülen bir ağaç ile tüm yaprakları dökülmüş çıplak bir ağaç gösterildi.
Sonra dedim ki; “ endişelenme, umudun içindedir ve o umut ilkbaharın doğuşu gibi doğacaktır.Şunu bilki yeni olanın doğması için eski olanın ölmesi gerekir,sonbahar da dökülen yaprakların ilkbahar da tekrar yeşermesi gibi..
Anladım ki duyguların en zenginiymiş UMUT, hastalıkların pençesinden alan, uzaktaki sevgilileri kavuşturan, fakirleri zengin eden duygu hep umutmuş.
Fatma ÖNDERUT

YAĞMUR

Yağmur öncesi gökyüzünde ki bulutlar bana hep karanlığın arkasından gelecek olan aydınlığı hatırlatır. Yağmur; umudun ve huzurun simgesi,,yağmur bana temizliği hatırlatıyor derin bir arınma duygusu sarıyor içimi,içimde tortu yapmış acıların,birikmiş hüzünlerin yağmur damlalarıyle akıp gittiğini hissetmek tuhaf bir  huzur veriyor bana. YAĞMUR; “ İnancın olsun, dayan ve bil ki bütün dünya ve içindeki herşey muhteşem bir temizlenme içinden geçiyor.Herşey gerçekten çok iyi durumda çünkü herşey benim planım doğrultusunda akıyor. Mükemmel bir huzur içinde ol.”  Yüce rabbım’ın bizlere mesajı ..Görmeyi seçtiğimizde o kadar çok mesaj var kı evrende..Önemsiyorum doğayı, biz doğaya ne kadar iyi davranırsak RBBIM de bize o kadar iyi davranacak kuşkusuz. Fatma ÖNDER

Yağmur öncesi gökyüzünde ki bulutlar bana hep karanlığın arkasından gelecek olan aydınlığı hatırlatır. Yağmur; umudun ve huzurun simgesi,,yağmur bana temizliği hatırlatıyor derin bir arınma duygusu sarıyor içimi,içimde tortu yapmış acıların,birikmiş hüzünlerin yağmur damlalarıyle akıp gittiğini hissetmek tuhaf bir huzur veriyor bana.
YAĞMUR; “ İnancın olsun, dayan ve bil ki bütün dünya ve içindeki herşey muhteşem bir temizlenme içinden geçiyor.Herşey gerçekten çok iyi durumda çünkü herşey benim planım doğrultusunda akıyor. Mükemmel bir huzur içinde ol.” Yüce rabbım’ın bizlere mesajı ..Görmeyi seçtiğimizde o kadar çok mesaj var kı evrende..Önemsiyorum doğayı, biz doğaya ne kadar iyi davranırsak RBBIM de bize o kadar iyi davranacak kuşkusuz.
Fatma ÖNDER

VARANASİ / GANJ NEHRİ

Bi duruşun olsun,fikirlerin ve sözlerin.Mesela gözlerin farklı baksın, farklı gül,farklı konuş. Varsın “başka” gelsin insanlara anlayamadıkları. Mesela “cahil” desinler,çok “ukala” desinler, bi b*k anlamıyor ama anlıyor gibi konuşuyor desinler. Desinler ya ne zararı olabilir ki ,,,onlar konuşsunlar.Ben bildiğimi yapıyorum , hiç vazgeçmediğim bildiğimi,yanlış da olsa bildiğimi. İnandığım her ne ise saatlerce konuşabilir  hatta sayfalarca yazabilirim.. benim için önemli olmayan yorumlar, atıflar, laflar karşısında sonsuza kadar susabilirim.  Fatma ÖNDER

Bi duruşun olsun,fikirlerin ve sözlerin.Mesela gözlerin farklı baksın, farklı gül,farklı konuş.
Varsın “başka” gelsin insanlara anlayamadıkları. Mesela “cahil” desinler,çok “ukala” desinler, bi b*k anlamıyor ama anlıyor gibi konuşuyor desinler.
Desinler ya ne zararı olabilir ki ,,,onlar konuşsunlar.Ben bildiğimi yapıyorum , hiç vazgeçmediğim bildiğimi,yanlış da olsa bildiğimi. İnandığım her ne ise saatlerce konuşabilir hatta sayfalarca yazabilirim.. benim için önemli olmayan yorumlar, atıflar, laflar karşısında sonsuza kadar susabilirim.
Fatma ÖNDER

Bİ DURUŞUN OLSUN

Bi duruşun olsun,fikirlerin ve sözlerin.Mesela gözlerin farklı baksın, farklı gül,farklı konuş.

Varsın “başka” gelsin insanlara anlayamadıkları. Mesela “cahil” desinler,çok “ukala” desinler, bi b*k anlamıyor ama anlıyor gibi konuşuyor desinler.

Desinler ya ne zararı olabilir ki ,,,onlar konuşsunlar.Ben bildiğimi yapıyorum , hiç vazgeçmediğim bildiğimi,yanlış da olsa bildiğimi. İnandığım her ne ise saatlerce konuşabilir hatta sayfalarca yazabilirim.. benim için önemli olmayan yorumlar, atıflar, laflar karşısında sonsuza kadar susabilirim.

 

Fatma ÖNDER

BAŞKASI OLMA KENDİN OL

Başkası Olma Kendin Ol.. TARKAN’ın “Başkası olma kendin ol! Böyle çok daha güzelsin “ şarkısını dinliyorum.Bir anda yüzlerce soru beynimde dans ediyor. Kendin olmak nedir? Özgür olmak mı? Başarılı olmayı becerebilen tüm insanlara bi bakın.Hepsi “kendi olmayı başarmışlar” 71 yaşındaki John Nestfor şöyle diyor; “Tüm ömrüm boyunca başkalarının istediği gibi biri oldum.Ne için? Toplumda kabul görmek için,aç kalmamak için,iş bulmak için,onun için,bunun için” Ne oldu? Hiçbir şey.Gençliğimi geri verseler ilk yapacağım şey,kendim olmak.Sonucu ne olursa olsun…” Fatma ÖNDER

Başkası Olma Kendin Ol..
TARKAN’ın “Başkası olma kendin ol! Böyle çok daha güzelsin “ şarkısını dinliyorum.Bir anda yüzlerce soru beynimde dans ediyor.
Kendin olmak nedir?
Özgür olmak mı?
Başarılı olmayı becerebilen tüm insanlara bi bakın.Hepsi “kendi olmayı başarmışlar”
71 yaşındaki John Nestfor şöyle diyor;
“Tüm ömrüm boyunca başkalarının istediği gibi biri oldum.Ne için? Toplumda kabul görmek için,aç kalmamak için,iş bulmak için,onun için,bunun için” Ne oldu? Hiçbir şey.Gençliğimi geri verseler ilk yapacağım şey,kendim olmak.Sonucu ne olursa olsun…”
Fatma ÖNDER

Sayfalar:1234