Fatma Önder

Yazar değilim, ama yazamaz da değilim...

45 yaşl farkındalıklarım,

45 YAŞ FARKINDALIKLARIM; 1.Ben herşeyin başlangıcıyım ve sonu,,Herşey bir karar vermeme bakar,Yapamayacağım şey yok,gidemeyeceğim yer,bana kapalı olabilecek kapı yok.Herşey silkenelip kendime gelmeme bakar.Çünkü ben rengim,hayatın kendısıyım,ben özelim,bitaneyim,ben sevgiyim, ben aşkın ta kendisiyim.Ben hakıkaten çok değerliyim… 2.En büyük silahım kendime aşırı güvenim ve ışıl ışıl gülümsemem.Kendime saygı duymam gerektiğini ve en çok kendimi sevmem gerektiğini öğrendim. Başkaları için değil,kendim için yaşama zamanı,ve başkalarının benı düşünme zamanı. 3.Dünyayı baştan yaratacak kadar güçlü,boyun eğmeyecek kadar sağlam,bir kez daha kırılmayacak kadar yorgunum. 4.Sonuca varamadığım bünyemi hırpalayan konuları defalarca konuşup,sorgulayıp,tartışmama gerek olmadığını öğrendim.Olmuyorsa üztünü çizip devam ediyorum.Hedefim GÖKKUŞAĞIJ 5.Yaptıklarımdan suçluluk duymuyorum,yapamadıklarım içinde hayıflanmıyorum.Şikayet etmeyi bıraktım..Olduğu kadar, 6.EVLİLİK,bana öğretilen hiçbir mecburiyet alın yazım değil.Kendimi zorlamıyorum. Ben ne istiyorsam, toplum değil! Evlilik hiçbir şeyin kesin çözümü değil! EŞİN, tek çıkışın,hayat zaferin değildir. 7.Mutluluk içimde,baktığım yerde,uzaklarda aramıyorum.Sen seni mutlu edecesin,başka yolu yok. 8.Aşkımdan gebersem de,,,,,,, bu ben de kalsınJ))) 9.“Kaderi biz insanın kendi çabasına bağladık” der Nisa suresi.Kaderim benim elimde,tercihlerimde.. bi insana bağlamıyorum. 10.Eski sevgili-eski eş adı üstünde”eski’dir” senin yeni dünyanı bulandırmasına izin verme.Yeniden seveceksin,çok da sevileceksin,kimse son değil,kimse bulunmaz hint kumaşı değil.Bunu bilmelisin.Sevginin,aşkın ne demek olduğunu anlamayan adamın vızesini kesJ)seni bırakıp gidenin arkasından ağlama. 11.Hayatına mutlaka birini alman gerekirse çok seveceksin,sevmediğin,az sevdiğin birini hayatına almayacaksın. Sevmediğin biri ile aynı çatı altında yaşamak ÖLÜMÜN diğer adı bunu biliyorum. 12.Ruhun,bedenin,kıyafetin,sevişin,terk edişin,dostluğun,sevgililiğin ve her şeyin şık olsun..Kadınlık şıklık demek. 13.AFFETMENIN insAnı özgür ve hafif hissettirdiğini öğrendim.Bu hayatta mutlu ve hzurulu olmak ıstıyorsan mutlaka affetmelisin.Affetmek, onunla konuşmak,paylaşmak değil. Kalbınden affet!. 14.Ruhun,bedenin,kıyafetin,sevişin,terk edişin,dostluğun,sevgililiğin ve her şeyin şık olsun..Kadınlık şıklık demek. 15.“Gelmişse başa,vardır mutlak bir hayır” demeyi öğrendim. 16.“Ederinden fazla değer verdiğin,yüzünün astarını çabuk yırtar”derdi eskilerr…yeni yeni hatırladım.. 17.UKALA olduğumu için değil sadece SABRIM yok,,,,talep ve beklentilere, hayatımda benı uzen,mutsuz eden şeyler ile vakıt kaybetmeye,,Benden hoşlamayan,eleştiren,sevmeyen,yalan söyleyen,dürüst olmayan,bana GÜLÜMSEMEYEN, şefkat göstermeyen insanları hoşnut etmeye çalışmaktan yoruldum İhanetten,vefasızlıktan,yalandan,dolandan,sevgısız olandan,cesaretsız olandan,ne dediğni bilmeyen,sürekli eleştiren,kalp kırmak için bahaneler üreten insanlarla bir arada olamıyorum artık! SABRIM TÜKENDİ!SABRETMEK ZORUNDA OLMADIĞIMI ÖĞRENDİM, MECBUR DEĞİLİM. 18.Beni yönetmek ,değiştirmek isteyen,oyun-düzen- yoruldum..Akademik ukalalığa tahammül edemiyorum, çok bilme!!! Bilme çok!!!Katı ve toleransı olmayan insanlar uzak dursun benden! 19.Ne karşılaştığım insanların,ne de yüzüme gülenlerin sarf ettiği sözlerin,okkalı bir şamar gibi damarıma basanların,ne yürüdüğüm yolda yoldaş olup ilk kavşaktan tozanların,ne yalnız bırakanların,ne etrafımı saranların günahı var.Onlar kimi zaman benim üztüme,bereket,yağmur,kimi zaman,kış,boran,kar,çamur,kimi zaman bahar,bahçe çiçek oldu.Hayatı öğretti… 20.Bedelini ödediğin acılara gülüp geçmeyi öğrendiysen bi yaş daha yaşlandın demektir!:) 21.ŞÜKRETMENİN, HAYATIMI NASIL GÜZELLEŞTİRDİĞİNİ ÖĞRENDİM! ALLAHTAN GELEN HER NE İSE BAŞIM GÖZÜM ÜSTÜNE DEMEYİ ÖĞRENDİM.YETER Kİ ALLAHTAN GELSİN!! ŞÜKÜRLER OLSUN. IŞIĞI İLE YERYÜZÜNÜ AYDINLATAN RABIIM..YANIMDA SEN OL RABBIM, SADECE SENN,,BANA BİŞEY OLMAZ!!GÜCÜMÜ ALLAHTAN ALDIĞIM DOĞRU..BİNŞÜKÜR/HEPŞÜKÜR/HAYATIMŞÜKÜR/ 22.Fatma ÖNDER

45 YAŞ FARKINDALIKLARIM;
1.Ben herşeyin başlangıcıyım ve sonu,,Herşey bir karar vermeme bakar,Yapamayacağım şey yok,gidemeyeceğim yer,bana kapalı olabilecek kapı yok.Herşey silkenelip kendime gelmeme bakar.Çünkü ben rengim,hayatın kendısıyım,ben özelim,bitaneyim,ben sevgiyim, ben aşkın ta kendisiyim.Ben hakıkaten çok değerliyim…
2.En büyük silahım kendime aşırı güvenim ve ışıl ışıl gülümsemem.Kendime saygı duymam gerektiğini ve en çok kendimi sevmem gerektiğini öğrendim. Başkaları için değil,kendim için yaşama zamanı,ve başkalarının benı düşünme zamanı.
3.Dünyayı baştan yaratacak kadar güçlü,boyun eğmeyecek kadar sağlam,bir kez daha kırılmayacak kadar yorgunum.
4.Sonuca varamadığım bünyemi hırpalayan konuları defalarca konuşup,sorgulayıp,tartışmama gerek olmadığını öğrendim.Olmuyorsa üztünü çizip devam ediyorum.Hedefim GÖKKUŞAĞIJ
5.Yaptıklarımdan suçluluk duymuyorum,yapamadıklarım içinde hayıflanmıyorum.Şikayet etmeyi bıraktım..Olduğu kadar,
6.EVLİLİK,bana öğretilen hiçbir mecburiyet alın yazım değil.Kendimi zorlamıyorum. Ben ne istiyorsam, toplum değil! Evlilik hiçbir şeyin kesin çözümü değil! EŞİN, tek çıkışın,hayat zaferin değildir.
7.Mutluluk içimde,baktığım yerde,uzaklarda aramıyorum.Sen seni mutlu edecesin,başka yolu yok.
8.Aşkımdan gebersem de,,,,,,, bu ben de kalsınJ)))
9.“Kaderi biz insanın kendi çabasına bağladık” der Nisa suresi.Kaderim benim elimde,tercihlerimde.. bi insana bağlamıyorum.
10.Eski sevgili-eski eş adı üstünde”eski’dir” senin yeni dünyanı bulandırmasına izin verme.Yeniden seveceksin,çok da sevileceksin,kimse son değil,kimse bulunmaz hint kumaşı değil.Bunu bilmelisin.Sevginin,aşkın ne demek olduğunu anlamayan adamın vızesini kesJ)seni bırakıp gidenin arkasından ağlama.
11.Hayatına mutlaka birini alman gerekirse çok seveceksin,sevmediğin,az sevdiğin birini hayatına almayacaksın. Sevmediğin biri ile aynı çatı altında yaşamak ÖLÜMÜN diğer adı bunu biliyorum.
12.Ruhun,bedenin,kıyafetin,sevişin,terk edişin,dostluğun,sevgililiğin ve her şeyin şık olsun..Kadınlık şıklık demek.
13.AFFETMENIN insAnı özgür ve hafif hissettirdiğini öğrendim.Bu hayatta mutlu ve hzurulu olmak ıstıyorsan mutlaka affetmelisin.Affetmek, onunla konuşmak,paylaşmak değil. Kalbınden affet!.
14.Ruhun,bedenin,kıyafetin,sevişin,terk edişin,dostluğun,sevgililiğin ve her şeyin şık olsun..Kadınlık şıklık demek.
15.“Gelmişse başa,vardır mutlak bir hayır” demeyi öğrendim.
16.“Ederinden fazla değer verdiğin,yüzünün astarını çabuk yırtar”derdi eskilerr…yeni yeni hatırladım..
17.UKALA olduğumu için değil sadece SABRIM yok,,,,talep ve beklentilere, hayatımda benı uzen,mutsuz eden şeyler ile vakıt kaybetmeye,,Benden hoşlamayan,eleştiren,sevmeyen,yalan söyleyen,dürüst olmayan,bana GÜLÜMSEMEYEN, şefkat göstermeyen insanları hoşnut etmeye çalışmaktan yoruldum İhanetten,vefasızlıktan,yalandan,dolandan,sevgısız olandan,cesaretsız olandan,ne dediğni bilmeyen,sürekli eleştiren,kalp kırmak için bahaneler üreten insanlarla bir arada olamıyorum artık! SABRIM TÜKENDİ!SABRETMEK ZORUNDA OLMADIĞIMI ÖĞRENDİM, MECBUR DEĞİLİM.
18.Beni yönetmek ,değiştirmek isteyen,oyun-düzen- yoruldum..Akademik ukalalığa tahammül edemiyorum, çok bilme!!! Bilme çok!!!Katı ve toleransı olmayan insanlar uzak dursun benden!
19.Ne karşılaştığım insanların,ne de yüzüme gülenlerin sarf ettiği sözlerin,okkalı bir şamar gibi damarıma basanların,ne yürüdüğüm yolda yoldaş olup ilk kavşaktan tozanların,ne yalnız bırakanların,ne etrafımı saranların günahı var.Onlar kimi zaman benim üztüme,bereket,yağmur,kimi zaman,kış,boran,kar,çamur,kimi zaman bahar,bahçe çiçek oldu.Hayatı öğretti…
20.Bedelini ödediğin acılara gülüp geçmeyi öğrendiysen bi yaş daha yaşlandın demektir!:)
21.ŞÜKRETMENİN, HAYATIMI NASIL GÜZELLEŞTİRDİĞİNİ ÖĞRENDİM! ALLAHTAN GELEN HER NE İSE BAŞIM GÖZÜM ÜSTÜNE DEMEYİ ÖĞRENDİM.YETER Kİ ALLAHTAN GELSİN!! ŞÜKÜRLER OLSUN. IŞIĞI İLE YERYÜZÜNÜ AYDINLATAN RABIIM..YANIMDA SEN OL RABBIM, SADECE SENN,,BANA BİŞEY OLMAZ!!GÜCÜMÜ ALLAHTAN ALDIĞIM DOĞRU..BİNŞÜKÜR/HEPŞÜKÜR/HAYATIMŞÜKÜR/
22.Fatma ÖNDER

KADINLARI MUTLU ETMENİN YOLU

KADINLARI MUTLU ETMENİN YOLU  01. Saçlarını okşa,  02. Yücelt,  03. Şımart,  04. Gözlerinin içine bak,  05. Geleceğe ait planlar yap,  06. Dil dök,  07. O uyanmadan uyanma,  08. Destek ol,  09. Yemeğe götür,  10. Alışverişe götür,  11. Tekneye bindir,  12. Güldür,  13. Zeka oyunları yap,  14. Müzik dinlet,  15. Teşvik et,  16. Teskin et,  17. Affet,  18. Hayran kal,  19. Banyosunu hazırla,  20. Güven ver,  21. Kapıyı tut,  22. Asansörde kat düğmesine bas,  23. Arabasının kapısını aç,  24. Isıt,  25. Sarıl,  26. Öp,  27. Ona hasta ol,  28. Kulağına fısılda,  29. Ayaklarına masaj yap,  30. Konsere götür,  31. Onu her yerde ve her zaman bekle,  32. Tanrıçan yap,  33. Onunla birlikte rejim yap,  34. Onunla birlikte spor yap,  .  ..  ...  ...  1000. Ne istediğini önceden anla,  1001. Günde yedi kez özür dile,  1002. Sürekli onu dinle,  1003. Yorganı çekince ses etme,  1004. Yorganı titretme,  .  ..  ...  6789. Spor araba al,  6790. Saat al,  6791. Yüzük al,  6792. Küpe al,  6793. Traş ol,  6794. Saç seklini değiştir,  6795. Kareli gömlek giy,  6796. Yemin et,  6797. Dayan,  6798. Katlan.  ..........................  ERKEKLERİ MUTLU ETME SIRLARI  01. Karnını doyur.  02. Televizyonun kumandasını ver  03. Önünden çekil..

KADINLARI MUTLU ETMENİN YOLU
01. Saçlarını okşa,
02. Yücelt,
03. Şımart,
04. Gözlerinin içine bak,
05. Geleceğe ait planlar yap,
06. Dil dök,
07. O uyanmadan uyanma,
08. Destek ol,
09. Yemeğe götür,
10. Alışverişe götür,
11. Tekneye bindir,
12. Güldür,
13. Zeka oyunları yap,
14. Müzik dinlet,
15. Teşvik et,
16. Teskin et,
17. Affet,
18. Hayran kal,
19. Banyosunu hazırla,
20. Güven ver,
21. Kapıyı tut,
22. Asansörde kat düğmesine bas,
23. Arabasının kapısını aç,
24. Isıt,
25. Sarıl,
26. Öp,
27. Ona hasta ol,
28. Kulağına fısılda,
29. Ayaklarına masaj yap,
30. Konsere götür,
31. Onu her yerde ve her zaman bekle,
32. Tanrıçan yap,
33. Onunla birlikte rejim yap,
34. Onunla birlikte spor yap,
.
..


1000. Ne istediğini önceden anla,
1001. Günde yedi kez özür dile,
1002. Sürekli onu dinle,
1003. Yorganı çekince ses etme,
1004. Yorganı titretme,
.
..

6789. Spor araba al,
6790. Saat al,
6791. Yüzük al,
6792. Küpe al,
6793. Traş ol,
6794. Saç seklini değiştir,
6795. Kareli gömlek giy,
6796. Yemin et,
6797. Dayan,
6798. Katlan.
……………………..
ERKEKLERİ MUTLU ETME SIRLARI
01. Karnını doyur.
02. Televizyonun kumandasını ver
03. Önünden çekil..

BUGUN Kİ RUH HALİM!

Bugünku ruh halim, beyaz spor çorapla babet giyip, parkta çay içesim var. Kafamın için de filler debeleniyor.İlham perimse kendine pay çıkarıp, yaz kız yaz diyor bana. Bir ara umudumu yitirdim neyse kendime geldim.. çekirdek çitliyorum)) SENİN HİÇ NEŞEN ÖLDÜ MÜ? NEŞE NEDİR TATTIN MI? KAYBI KALDIRILMAYACAK TEK ŞEYDİR NEŞE. KÜSER GİDER GECENİN KÖRÜN DE RUHUN BİLE DUYMAZ.SONRA RUHUN HİÇ BİŞEY DUYMAZ.. ALLAH YAŞAMA ENERJİMİZİ,SEVİNCİMİZİ,NEŞEMİZİ ALMASIN,SAĞLIK KADAR ÖNEMLİ YAŞAMA SEVİNCİ,NEŞE.. İÇİMİZDEKİ ÇOCUĞUN ÖLDÜRÜLMESİNE İZİN VERMEYELİM... not: bizi kendimize bi bıraksalar MUTLUK da ve NEŞE de zirve yapacağız lakin ,,rahat durmuyorlar..yine de bin şükür hayatıma girene ve çıkana:)))

Bugünku ruh halim, beyaz spor çorapla babet giyip, parkta çay içesim var.
Kafamın için de filler debeleniyor.İlham perimse kendine pay çıkarıp,
yaz kız yaz diyor bana. Bir ara umudumu yitirdim neyse kendime geldim..
çekirdek çitliyorum))
SENİN HİÇ NEŞEN ÖLDÜ MÜ?
NEŞE NEDİR TATTIN MI?
KAYBI KALDIRILMAYACAK TEK ŞEYDİR NEŞE.
KÜSER GİDER GECENİN KÖRÜN DE RUHUN BİLE DUYMAZ.SONRA RUHUN HİÇ BİŞEY DUYMAZ..
ALLAH YAŞAMA ENERJİMİZİ,SEVİNCİMİZİ,NEŞEMİZİ ALMASIN,SAĞLIK KADAR ÖNEMLİ YAŞAMA SEVİNCİ,NEŞE.. İÇİMİZDEKİ ÇOCUĞUN ÖLDÜRÜLMESİNE İZİN VERMEYELİM…
not: bizi kendimize bi bıraksalar MUTLUK da ve NEŞE de zirve yapacağız lakin ,,rahat durmuyorlar..yine de bin şükür hayatıma girene ve çıkana:)))

makyajsız halimi tanımakta zorlanabılırsınız:))) herzaman tebessüm..tebessüm etmek için nedenler bulmak…herşeye ve herkese rağmen…

Fatma ÖNDER

 

KENDİNE AĞIR GELEN ŞEYLERİ BAŞKASINA YAPMA!

KENDİNE AĞIR GELEN ŞEYLERİ BAŞKASINA YAPMA,,,, HACI BEKTAS-İ VELİ Başkalarına davranış şeklimiz ve başkaları hakkında nasıl düşündüğümüz kendimiz hakkında nasıl düşündüğümüzü gösterir. Başkalarına güvenmediğimizde otomatikman kendimize güvenmeyiz. Bu nedenle kendimize nasıl bakılmasını ve nasıl davranılmasını istiyorsak başkalarına da o şekilde bakmaya ve o şekilde davranmaya çalışmalıyız. Bu hayatta çok üzüldüğümüz, çok ağladığımız, yaşamımızı ve kendimizi çok sorguladığımız yılları, neden herşey bu kadar güzelken bozulmak zorundaydı dediğimiz ayları, karşımızdakini suçladığımız günleri, nerede ve nasıl yanlış yaptim diye kendimizi yargıladığımız geceleri, bir çözüm bulmak için çaresizce aynı olayın üzerinden geçtiğimiz saatleri sevgiyle uğurlamayı becermeliyiz. Gidenin arkasından konuşma. Teşekkür et yaşadıklarına,yaşattıklarına,öğrendiklerine,paylaşımlarına, yaşadığın her ne ise gözyaşı da dahil ŞÜKRET VE TEŞEKKÜR ET. İyi ki varsın,iyi ki seninle buluştu kalplerimiz ve iyi ki hayatıma girdin ama şimdi GİTME vakti.Yeni başlangıçlar,yeni kapılar,,,.Biliyorum ki senin içinde kendimde görmek istemediğim birşeyi görüyorum. Bana bu konuda aynalık ettiğin için teşekkür ederim. Deneyimlediğim yaşam derslerim için şükürler olsun! Hepsini seviyorum! Başkalarının talihine sevin! Kıskançlık,hasetlik sadece kalbini sıkıştırır buna izin verme.Başkalaırnınyaşadığı güzellikler için şükret Evren de herkese yetecek kadar güzellik var.Yeter ki konuşma arkadan yeter ki gidenin arkasından atıp tutma, güzel günler, yaşanmışlıklaranılar adına ..yeter ki SUS !  Dünle beraber gitti,  cancağızım ne kadar söz varsa düne ait şimdi yeni şeyler söylemek  lazım ,,Mevlana Bazen önemli olmamalı Gidecek olan ya da gelmeyen Çünkü bazen, bşlaman gerekir her şeye yeniden. Nazım Hikmet Fatma ÖNDER

KENDİNE AĞIR GELEN ŞEYLERİ BAŞKASINA YAPMA,,,, HACI BEKTAS-İ VELİ
Başkalarına davranış şeklimiz ve başkaları hakkında nasıl düşündüğümüz kendimiz hakkında nasıl düşündüğümüzü gösterir. Başkalarına güvenmediğimizde otomatikman kendimize güvenmeyiz. Bu nedenle kendimize nasıl bakılmasını ve nasıl davranılmasını istiyorsak başkalarına da o şekilde bakmaya ve o şekilde davranmaya çalışmalıyız.
Bu hayatta çok üzüldüğümüz, çok ağladığımız, yaşamımızı ve kendimizi çok sorguladığımız yılları, neden herşey bu kadar güzelken bozulmak zorundaydı dediğimiz ayları, karşımızdakini suçladığımız günleri, nerede ve nasıl yanlış yaptim diye kendimizi yargıladığımız geceleri, bir çözüm bulmak için çaresizce aynı olayın üzerinden geçtiğimiz saatleri sevgiyle uğurlamayı becermeliyiz. Gidenin arkasından konuşma. Teşekkür et yaşadıklarına,yaşattıklarına,öğrendiklerine,paylaşımlarına, yaşadığın her ne ise gözyaşı da dahil ŞÜKRET VE TEŞEKKÜR ET. İyi ki varsın,iyi ki seninle buluştu kalplerimiz ve iyi ki hayatıma girdin ama şimdi GİTME vakti.Yeni başlangıçlar,yeni kapılar,,,.Biliyorum ki senin içinde kendimde görmek istemediğim birşeyi görüyorum. Bana bu konuda aynalık ettiğin için teşekkür ederim. Deneyimlediğim yaşam derslerim için şükürler olsun! Hepsini seviyorum! Başkalarının talihine sevin! Kıskançlık,hasetlik sadece kalbini sıkıştırır buna izin verme.Başkalaırnınyaşadığı güzellikler için şükret Evren de herkese yetecek kadar güzellik var.Yeter ki konuşma arkadan yeter ki gidenin arkasından atıp tutma, güzel günler, yaşanmışlıklaranılar adına ..yeter ki SUS !
Dünle beraber gitti,
cancağızım
ne kadar söz varsa düne ait
şimdi yeni şeyler söylemek lazım ,,Mevlana
Bazen önemli olmamalı
Gidecek olan ya da gelmeyen
Çünkü bazen, bşlaman gerekir her şeye yeniden. Nazım Hikmet
Fatma ÖNDER

YAZAR DEĞİLİM AMA YAZAMAZ DA DEĞİLİM

Yazmak değil sizinle konuşmak istiyorum ki zaten konuşur gibi de yazıyorum diye düşünüyorum. Nedeni insanların gerçekten içten konuşmaya hasret kalmaları kendilerini ifade edememeleri. Ve ben burda diyemediğim herşeyi demek istiyorum.içimden geldiği gibi konuşup gerektiğinde küfür etmek istiyorum Ben burda kahkahalar ile gülmek gerektiğinde ağlamak ıstıyorum.Burda içimde olan BEN olmak istiyorum. Az da olsa sanırım başardım.. Yazı büyülüdür, bizi çoğaltır, ulaştığımız her bir insanla “birlikte” nefes aldırır. Yeşim Cimcoz’un “Yazarak Hafifleyin” isimli 124 sayfalık kitabı, yaratıcı yazarlık kitabı gibi görünmekle birlikte aslında bir “şifa” kitabı. Yazmak ve şifalanmak ilişkisine çok inandığım için paylaşmak istedimn.Her şeyin başı sağlık ise, bu şifa yolculuğunda kalemimiz, kağıdımız hiç eksik olmasın! Psikoloji profesörü James Pennebaker yazı ile, travmalarımızla yüzleşebileceğimizi, ruhsal ve fiziksel sağlığımıza kavuşabileceğimizi söylemiş. Yeşim Cimcoz’un da kitabında bahsettiği üzere, yazı ile şifa hakkında birçok çalışma yapılmış ve pozitif etkisi doğrulanmış. Örneğin King ve Miner, yaptıkları çalışmada, katılımcılardan yaşadıkları olaylara mutlu son yazmalarını istemişler. Diğer yandan olayın hayatlarında yarattığı pozitiflikleri de yazmalarını talep etmişler. Çalışmanın sonunda katılımcıların, olumlu kelimeler yazmalarına bağlı olarak sağlıklarında pozitif gelişmeler olduğu görülmüş. ERTELEMEK, zamanı değil,vaktim yok gibi bahaneler. Aslında ihtiyacımız olan sadece kağıt ve kalem. Gerçek anlamı ile de “kağıt ve kalem”, çünkü kağıda yazmanın bilgisayara göre daha rahatlatıcı bir özelliği var ve bizi daha yaratıcı olmaya yönlendiriyor.  Yani konumuz şifa ise, pamuk eller kağıt ve kaleme. Şifa demişken, yazdık, çalıştık, şifalandık ve bitti mi? Hayır. Yeşim Cimcoz diyor ki, “şifa bulduğumuzda bir şey elde etmiyoruz çünkü şifa varılacak bir yer değil bir yolculuktur, kendimize giden yoldur. Bu yolda tek şart iyileşmeyi istemek ve gerçekten kendimizi “tanımaya” hazır olmaktır, yani değişime hazır olmaktır.” 6 dakikalık yazı tekniği en sevdiğim. Ne hikayeler çıkıyor ve çok keyifli.Yeşim Cimcoz’un yazı atolyesıne gitmedim fakat 1 tam gün eğitim aldım çok keyifli idi.Faydalı olduğunu düşünüyorum.Vaktım olduğun da mutlaka YAZI OTOLyesıne UĞRAYACAĞIM.. YAZI içe yolculuk ve keyifli.  Fatma ÖNDER

Yazmak değil sizinle konuşmak istiyorum ki zaten konuşur gibi de yazıyorum diye düşünüyorum.
Nedeni insanların gerçekten içten konuşmaya hasret kalmaları kendilerini ifade edememeleri.
Ve ben burda diyemediğim herşeyi demek istiyorum.içimden geldiği gibi konuşup gerektiğinde küfür etmek istiyorum
Ben burda kahkahalar ile gülmek gerektiğinde ağlamak ıstıyorum.Burda içimde olan BEN olmak istiyorum.
Az da olsa sanırım başardım..
Yazı büyülüdür, bizi çoğaltır, ulaştığımız her bir insanla “birlikte” nefes aldırır.
Yeşim Cimcoz’un “Yazarak Hafifleyin” isimli 124 sayfalık kitabı, yaratıcı yazarlık kitabı gibi görünmekle birlikte aslında bir “şifa” kitabı. Yazmak ve şifalanmak ilişkisine çok inandığım için paylaşmak istedimn.Her şeyin başı sağlık ise, bu şifa yolculuğunda kalemimiz, kağıdımız hiç eksik olmasın!
Psikoloji profesörü James Pennebaker yazı ile, travmalarımızla yüzleşebileceğimizi, ruhsal ve fiziksel sağlığımıza kavuşabileceğimizi söylemiş. Yeşim Cimcoz’un da kitabında bahsettiği üzere, yazı ile şifa hakkında birçok çalışma yapılmış ve pozitif etkisi doğrulanmış. Örneğin King ve Miner, yaptıkları çalışmada, katılımcılardan yaşadıkları olaylara mutlu son yazmalarını istemişler. Diğer yandan olayın hayatlarında yarattığı pozitiflikleri de yazmalarını talep etmişler. Çalışmanın sonunda katılımcıların, olumlu kelimeler yazmalarına bağlı olarak sağlıklarında pozitif gelişmeler olduğu görülmüş.
ERTELEMEK, zamanı değil,vaktim yok gibi bahaneler. Aslında ihtiyacımız olan sadece kağıt ve kalem. Gerçek anlamı ile de “kağıt ve kalem”, çünkü kağıda yazmanın bilgisayara göre daha rahatlatıcı bir özelliği var ve bizi daha yaratıcı olmaya yönlendiriyor. Yani konumuz şifa ise, pamuk eller kağıt ve kaleme.
Şifa demişken, yazdık, çalıştık, şifalandık ve bitti mi? Hayır. Yeşim Cimcoz diyor ki, “şifa bulduğumuzda bir şey elde etmiyoruz çünkü şifa varılacak bir yer değil bir yolculuktur, kendimize giden yoldur. Bu yolda tek şart iyileşmeyi istemek ve gerçekten kendimizi “tanımaya” hazır olmaktır, yani değişime hazır olmaktır.”
6 dakikalık yazı tekniği en sevdiğim. Ne hikayeler çıkıyor ve çok keyifli.Yeşim Cimcoz’un yazı atolyesıne gitmedim fakat 1 tam gün eğitim aldım çok keyifli idi.Faydalı olduğunu düşünüyorum.Vaktım olduğun da mutlaka YAZI OTOLyesıne UĞRAYACAĞIM..
YAZI içe yolculuk ve keyifli.
Fatma ÖNDER

BENİMLE BAŞEDEMEZSİN HAYAT!

BENIMLE BAŞEDEMEZSIN HAYAT! Hayallerim yıkıldıkça,arsızlık yapıp yeniden kuruyorum! Benimle başedemezsin.. Bir hayalin varsa peşini bırakmamalısın. İnsanlar,kendilerinin yapamadıkları  Şeylerin senin de yapamayacağını söyler.. UMUDUNU KAYBETME. Hepimizin “kaybetmek,yenilmek,hayatın pençesinde ezilmek” için bi çok nedenleri var. Bazen bu nedenler sizi mutluluğa çekebilir ,mücadeleyi,dövüşmeyi,savaşmayı bıraktırabilir ve  hayatla aranda ki kavgayı daha başlamadan bitirirsin,yenilirsin. Teslim olmak huzur veririr belki ..Biraz zavallı görünür bu insanlar. Ben savaşmayı severim,savaşanları severim,yenilmekten korkmayanları severim. Mücadeleleri,dirençlileri,dövüşçüleri severim. Kendi  hayalini kendi yaratıp kendi hayalinin peşinden gidenleri severim. Bu insanlar benim gözüm de neden mi değerli? Tabiiki de kurdukları hayalleri beni bağlamaz,yabancıyımdır hayallerine. O hayale yürüyüşteki cesaret,her şart altında dimdik duran azim,kararlılık.. O insanlar başarırı ve ben o insanlara sonsuz saygı duyuyorum. İnsanların hayallerini gerçekleştirmesine  BAŞARI diyorum ben. Fatma ÖNDER

BENIMLE BAŞEDEMEZSIN HAYAT!
Hayallerim yıkıldıkça,arsızlık yapıp yeniden kuruyorum!
Benimle başedemezsin..
Bir hayalin varsa peşini bırakmamalısın.
İnsanlar,kendilerinin yapamadıkları
Şeylerin senin de yapamayacağını söyler..
UMUDUNU KAYBETME.
Hepimizin “kaybetmek,yenilmek,hayatın pençesinde ezilmek” için bi çok nedenleri var.
Bazen bu nedenler sizi mutluluğa çekebilir ,mücadeleyi,dövüşmeyi,savaşmayı bıraktırabilir ve
hayatla aranda ki kavgayı daha başlamadan bitirirsin,yenilirsin.
Teslim olmak huzur veririr belki ..Biraz zavallı görünür bu insanlar.
Ben savaşmayı severim,savaşanları severim,yenilmekten korkmayanları severim.
Mücadeleleri,dirençlileri,dövüşçüleri severim.
Kendi hayalini kendi yaratıp kendi hayalinin peşinden gidenleri severim.
Bu insanlar benim gözüm de neden mi değerli?
Tabiiki de kurdukları hayalleri beni bağlamaz,yabancıyımdır hayallerine.
O hayale yürüyüşteki cesaret,her şart altında dimdik duran azim,kararlılık..
O insanlar başarırı ve ben o insanlara sonsuz saygı duyuyorum.
İnsanların hayallerini gerçekleştirmesine BAŞARI diyorum ben.
Fatma ÖNDER

BİR İNSANI SEVEBİLMEK

BİR İNSANI SEVEBILMEK “GÜLÜ SEVEN DİKENİNE KATLANIR” öğretilmişti bize.:)) Gülün de dikeni vardır ama mis gibi kokar.Bana SEVGİ ver,sar beni,kolla beni.Sen beni kadın olarak görürüsün ama ben ufacık bir kız çocuğuyum.Aradığım sadece SEVGİ,bu kadar acıtması normal mi? Beni sevdiğini her hissedişimde coşarım,severim bende seni coşkuyla,acılarımı unutur sana sarılırım.Beni koruman beni güvende tutar. Düşer,kalkar,kah kırılan dal,kah ona uymayan diken dolu dallar arasında sevgıyı ararım.Hadi diyorum korkma düşmekten,kanamaktan!! Sen koca bir kadınsıb,sevgıyı aramaya devam et.Düşersin,kırılırsın,kanarsın,incinirsin belki ama değmez mi sevgiyi aramaya?Bize mücadele etmeden sevginin olmayacağı öğretildi...”pes etme sakın”” mücadele et” ne de olsa ilişki emek ister demişti buyuklerım. Bir insanı gerçekten sevebilmek ve sevmek, ne demektir, biliyor musun? Nefret, kuşku, kıskançlık, öfke hissetmeden, ne yaptığına veya ne düşündüğüne hiç karışmak istemeden, onu davranışlarından dolayı kınamadan, hiçbir şekilde başka şeylerle ve başka gerekçelerle kıyaslamadan onu gerçekten sevmek, ne demek biliyor musun? Peki ayrıca, sevginin sorumluluğu ve sevgin için yapman gereken görevlerin var mıdır ? Ayrıca seven birisinin, sevgiye gölge düşüren ve onu sürekli yeren kelimeleri kullanmanın ,sürdürülen ilişki ağında nasıl tarif edilir ki .Görev bilinerek herhangi bir sebeple yaşanan herhangi bir ilişki sevgi içermez çünkü, sadece o görevi isteyerek veya istemeyerek ifa etmek vardır. Eğer o görevin insanı esir alan yapısı oluşuyorsa, o zaman o görev insanı sadece mahvetmekten öte bir şey değildir. Ayrıca herhangi bir şeyi göreviniz olduğu için yapma gereği hissediyorsanız ve ona zorunlu iseniz, SEVGİ ANLAYIŞINIZI SORGULAMAIZ GEREKIR.Sevginin olduğu yerde görev ve sorumluluk yoktur, sadece karşılıklı özgürleşme vardır orada ve sevgi gerçek anlamda özgürlüğün kendisidir… Bi dala rastlıyorum, işte bu diyorum,sarılıyor,tutunuyorum ona.Bana çok uygun görünüyor,huzurlu,güvenle sarılıyorum dallarına,beni ağlarken,gülerken tüm,korkularımla görüyor ve dalından atmıyor.SEVGİYİ buldum dıyorum,o benı sarıyor,ben onu sarmalıyorum. Gün geliyor,görmezden geldiğim,olmazsa olmazlarımı fark ediyorum.Gözlerimi körleştirip sadece sevgiyi arayışı,karşımdakinin eksık yonlernı görmeme engel olmuş, ve şimdi yine mutlu değilim.Bir şeyLer eksik,başlıyorum söylenmeye,şikayet etmeye. Başka dal yok mu? … İstediğim başka dal değil, yalnızca Sen’sin, DİYOR İÇİM DKEİ SES.Biraz susalım, biraz duralım… Kendimizi duyana kadar . Fatma ÖNDER

BİR İNSANI SEVEBILMEK
“GÜLÜ SEVEN DİKENİNE KATLANIR” öğretilmişti bize.:)) Gülün de dikeni vardır ama mis gibi kokar.Bana SEVGİ ver,sar beni,kolla beni.Sen beni kadın olarak görürüsün ama ben ufacık bir kız çocuğuyum.Aradığım sadece SEVGİ,bu kadar acıtması normal mi? Beni sevdiğini her hissedişimde coşarım,severim bende seni coşkuyla,acılarımı unutur sana sarılırım.Beni koruman beni güvende tutar.
Düşer,kalkar,kah kırılan dal,kah ona uymayan diken dolu dallar arasında sevgıyı ararım.Hadi diyorum korkma düşmekten,kanamaktan!! Sen koca bir kadınsıb,sevgıyı aramaya devam et.Düşersin,kırılırsın,kanarsın,incinirsin belki ama değmez mi sevgiyi aramaya?Bize mücadele etmeden sevginin olmayacağı öğretildi…”pes etme sakın”” mücadele et” ne de olsa ilişki emek ister demişti buyuklerım.
Bir insanı gerçekten sevebilmek ve sevmek, ne demektir, biliyor musun? Nefret, kuşku, kıskançlık, öfke hissetmeden, ne yaptığına veya ne düşündüğüne hiç karışmak istemeden, onu davranışlarından dolayı kınamadan, hiçbir şekilde başka şeylerle ve başka gerekçelerle kıyaslamadan onu gerçekten sevmek, ne demek biliyor musun? Peki ayrıca, sevginin sorumluluğu ve sevgin için yapman gereken görevlerin var mıdır ? Ayrıca seven birisinin, sevgiye gölge düşüren ve onu sürekli yeren kelimeleri kullanmanın ,sürdürülen ilişki ağında nasıl tarif edilir ki .Görev bilinerek herhangi bir sebeple yaşanan herhangi bir ilişki sevgi içermez çünkü, sadece o görevi isteyerek veya istemeyerek ifa etmek vardır. Eğer o görevin insanı esir alan yapısı oluşuyorsa, o zaman o görev insanı sadece mahvetmekten öte bir şey değildir. Ayrıca herhangi bir şeyi göreviniz olduğu için yapma gereği hissediyorsanız ve ona zorunlu iseniz, SEVGİ ANLAYIŞINIZI SORGULAMAIZ GEREKIR.Sevginin olduğu yerde görev ve sorumluluk yoktur, sadece karşılıklı özgürleşme vardır orada ve sevgi gerçek anlamda özgürlüğün kendisidir…
Bi dala rastlıyorum, işte bu diyorum,sarılıyor,tutunuyorum ona.Bana çok uygun görünüyor,huzurlu,güvenle sarılıyorum dallarına,beni ağlarken,gülerken tüm,korkularımla görüyor ve dalından atmıyor.SEVGİYİ buldum dıyorum,o benı sarıyor,ben onu sarmalıyorum.
Gün geliyor,görmezden geldiğim,olmazsa olmazlarımı fark ediyorum.Gözlerimi körleştirip sadece sevgiyi arayışı,karşımdakinin eksık yonlernı görmeme engel olmuş, ve şimdi yine mutlu değilim.Bir şeyLer eksik,başlıyorum söylenmeye,şikayet etmeye.
Başka dal yok mu? … İstediğim başka dal değil, yalnızca Sen’sin, DİYOR İÇİM DKEİ SES.Biraz susalım, biraz duralım… Kendimizi duyana kadar .
Fatma ÖNDER

EĞRİYİ KENDİNDE ARAYAN DOĞRUYU KALBİNDE BULUR

İnsanlar seni yanlış anladığında dert etme, Duydukları senin sesin, Fakat akıllarından geçirdikleri kendi düşünceleridir! Eğriyi kendinde arayan doğruyu kalbinde bulur. Mevlana  Bazı iyi yürekli insanlar vardır..ve birlikte yaşamak zorunda kaldıkları diğerlerinin dayatmaları, yargıları yüzünden sinelerine kendilerini çekmişlerdir.. Ama ...o insanlar ki her an güneş gibi parlama potansiyelini içlerinde barındırırlar..Ey güzel kalpli, sevgi dolu yürekli, yoktan Vareden'in yarattığı, yaratıcı varlıklar..Evren sizin farkınızda, ve yeriniz insanlığın kurtuluşunda baş köşede.. Sadece biraz cesaret.. cesaret.. aynada gözlerinize bakınız, YARADAN'ın ışığı parlıyor orada..ALLAHTANGELENBAŞIMGÖZÜMÜSTÜNE/HEPŞÜKÜRHAYATIMŞÜKÜR Fatma ÖNDER

İnsanlar seni yanlış anladığında dert etme, Duydukları senin sesin, Fakat akıllarından geçirdikleri kendi düşünceleridir!
Eğriyi kendinde arayan doğruyu kalbinde bulur. Mevlana
Bazı iyi yürekli insanlar vardır..ve birlikte yaşamak zorunda kaldıkları diğerlerinin dayatmaları, yargıları yüzünden sinelerine kendilerini çekmişlerdir.. Ama …o insanlar ki her an güneş gibi parlama potansiyelini içlerinde barındırırlar..Ey güzel kalpli, sevgi dolu yürekli, yoktan Vareden’in yarattığı, yaratıcı varlıklar..Evren sizin farkınızda, ve yeriniz insanlığın kurtuluşunda baş köşede.. Sadece biraz cesaret.. cesaret.. aynada gözlerinize bakınız, YARADAN’ın ışığı parlıyor orada..ALLAHTANGELENBAŞIMGÖZÜMÜSTÜNE/HEPŞÜKÜRHAYATIMŞÜKÜR
Fatma ÖNDER

Eğriyi kendinde arayan doğruyu kalbinde bulur. Mevlana

İnsanlar seni yanlış anladığında dert etme, Duydukları senin sesin, Fakat akıllarından geçirdikleri kendi düşünceleridir!

Eğriyi kendinde arayan doğruyu kalbinde bulur. Mevlana
Bazı iyi yürekli insanlar vardır..ve birlikte yaşamak zorunda kaldıkları diğerlerinin dayatmaları, yargıları yüzünden sinelerine kendilerini çekmişlerdir.. Ama …o insanlar ki her an güneş gibi parlama potansiyelini içlerinde barındırırlar..Ey güzel kalpli, sevgi dolu yürekli, yoktan Vareden’in yarattığı, yaratıcı varlıklar..Evren sizin farkınızda, ve yeriniz insanlığın kurtuluşunda baş köşede.. Sadece biraz cesaret.. cesaret.. aynada gözlerinize bakınız, YARADAN’ın ışığı parlıyor orada..ALLAHTANGELENBAŞIMGÖZÜMÜSTÜNE/HEPŞÜKÜRHAYATIMŞÜKÜR

Fatma ÖNDER

PEACEFORPARİS demek anlamsız!

BAĞIRSAN KİM DUYAR SESİNİ.. ANLATSAN, ANLATSAN ,,, ANLARLAR MI? Dünya devleri,beslediğiniz terör örgütlerinin nelere muhtedir olduğunu şimdi anladınız mı? Şimdi PEACEFORPARİS demek anlamsız!! Kardeşlik,özgürlük,eşitlik,barış herkese!! Hemen şimdi!! VİCDAN ve AKLI ele alma zamanı.. Dünya da barışın kazandığı,ayrımcılığın bitiiği günlere uyanmak..

BAĞIRSAN KİM DUYAR SESİNİ..
ANLATSAN, ANLATSAN ,,, ANLARLAR MI?
Dünya devleri,beslediğiniz terör örgütlerinin nelere muhtedir olduğunu şimdi anladınız mı?
Şimdi PEACEFORPARİS demek anlamsız!!
Kardeşlik,özgürlük,eşitlik,barış herkese!!
Hemen şimdi!!
VİCDAN ve AKLI ele alma zamanı..
Dünya da barışın kazandığı,ayrımcılığın bitiiği günlere uyanmak..

 

Sayfalar:123456