Fatma Önder

Yazar değilim, ama yazamaz da değilim...

SİSTEMİN ÇÖKÜŞÜ

SİSTEMİN ÇÖKÜŞÜ "Sadece evcilleştirdiğin şeyi anlayabilirsin" dedi Tilki. "Ancak insanların artık hiçbirşeyi anlamaya zamanları yok. Dükkanlara gidip hazır yapılmış şeyleri alıyorlar. Ama hiçbir yerde dostluğun satın alınabileceği bir dükkan yok  ve işte bu yüzden artık insanların dostları yok" Küçük Prens Hepimiz son günlerde Dünya'nın gidişatını, insanlığımızı  sorgulayıp duruyoruz. Nerde hata yapık?  Hayatlarımıza, önceliklerimize,ilişkilerimize, dostluklarımıza,hızla harabeye dönen dünyamıza dönüp bakmanın, olup bitenın farkında olup uyanma,birbirizimizi uyandırmanın zamanı gelmedi mi? Karaya vuran cesetler, ırkçılık, savaş, bomba, ölüm,  minicik çocukların yüzlerinde ki korku,kan vahşet değil de ne? Fırtınalı ve zor bir yolculuk hepimiz için çünkü bu fırtınadan sağ salim çıkacağımızı bilmiyoruz. Herşeye rağmen kalbimizde sevgiyi,yüzümüzde tebessümü, hayata ve insanlığa karşı saygıyı ve  canlı cansız var edilmiş herşeye karşı muhabbeti gönlümüzde yaşatıp yaşamadığımıza bağlı olacak fırtınanın şiddeti. Hakiki dostlarınıza ve gönlünüze yakın olun. Bunların birine yakınsan zaten diğerlerinede yakınsın. Nuhun gemisine,insanlığa, doğaya, canlıya, ruha sonsuz saygı ve muhabbet duyanlar binebilsin. Yeni bir sistem kuruluyor, herkesin yolu açık olsun. Sanırım EVREN uzun süredir unuttuğumuz şeylere tutunmamız için bize çöküşü yaşatıyor. Uzun süredir gazete okumuyorum, haberler dikkatimi çekmiyor.Çünkü değişen birşey yok. Her gün daha da karman çorman yeryüzünde yaşananlar. Saflığı, temiz yaşamayı, birbirimize sahıp çıkmayı, BİR olmayı, çıkarsız yürekten sevmeyi, Anadolu'daki dedelerimiz gibi toprak toprak insan olmayı unuttuk.Kendimizden başka hiç birşeyi düşünemez olduk.AŞK bu kadar sevgisiz olur mu? Herşey ilk önce kendınde başlar. Çocuklarımıza SEVGİ öğretelim NEFREt değil. Eğitimli insanların SEVGİSİZ olmaları kanımı donduruor. Çocuklarımız sizin eseriniz olacak.   Sevgini gücünün hepimizi;her gün daha da kararan bu dünyada, ınsanlığı aydınlatan gece yıldızlarına  dönüşmesi dileği<ile. Sevgi de kalın, AŞK olsun yaşamınız. UMUT hep var. "Belli sayıda hayal kırılığını kabul etmeliyiz.", demiş Martinlutherking  . Ama umudumuzu asla sozsuza kadar baybedemeyız. Hadi şimdi başlayalım ufak ufak sevmeye, sarmaya, sarılmaya en yakınında kim varsa şu an komşun, arkadaşın, eşin, pencerene konan kuş farketmez hepsi aynı hepsi sevgi. Ya çok geç olursa. Olmasın... Obektifimden. Marmaris Boncuk Koy Fatma ÖNDER

SİSTEMİN ÇÖKÜŞÜ
“Sadece evcilleştirdiğin şeyi anlayabilirsin” dedi Tilki.
“Ancak insanların artık hiçbirşeyi anlamaya zamanları yok.
Dükkanlara gidip hazır yapılmış şeyleri alıyorlar.
Ama hiçbir yerde dostluğun satın alınabileceği bir dükkan yok
ve işte bu yüzden artık insanların dostları yok” Küçük Prens
Hepimiz son günlerde Dünya’nın gidişatını, insanlığımızı sorgulayıp duruyoruz.
Nerde hata yapık?
Hayatlarımıza, önceliklerimize,ilişkilerimize, dostluklarımıza,hızla harabeye dönen
dünyamıza dönüp bakmanın, olup bitenın farkında olup uyanma,birbirizimizi uyandırmanın zamanı gelmedi mi?
Karaya vuran cesetler, ırkçılık, savaş, bomba, ölüm, minicik çocukların yüzlerinde ki korku,kan
vahşet değil de ne?
Fırtınalı ve zor bir yolculuk hepimiz için çünkü bu fırtınadan sağ salim çıkacağımızı bilmiyoruz.
Herşeye rağmen kalbimizde sevgiyi,yüzümüzde tebessümü, hayata ve insanlığa karşı saygıyı ve
canlı cansız var edilmiş herşeye karşı muhabbeti gönlümüzde yaşatıp yaşamadığımıza bağlı olacak
fırtınanın şiddeti.
Hakiki dostlarınıza ve gönlünüze yakın olun. Bunların birine yakınsan zaten diğerlerinede yakınsın.
Nuhun gemisine,insanlığa, doğaya, canlıya, ruha sonsuz saygı ve muhabbet duyanlar binebilsin.
Yeni bir sistem kuruluyor, herkesin yolu açık olsun.
Sanırım EVREN uzun süredir unuttuğumuz şeylere tutunmamız için bize çöküşü yaşatıyor.
Uzun süredir gazete okumuyorum, haberler dikkatimi çekmiyor.Çünkü değişen birşey yok.
Her gün daha da karman çorman yeryüzünde yaşananlar.
Saflığı, temiz yaşamayı, birbirimize sahıp çıkmayı, BİR olmayı, çıkarsız yürekten sevmeyi,
Anadolu’daki dedelerimiz gibi toprak toprak insan olmayı unuttuk.Kendimizden başka hiç birşeyi
düşünemez olduk.AŞK bu kadar sevgisiz olur mu?
Herşey ilk önce kendınde başlar. Çocuklarımıza SEVGİ öğretelim NEFREt değil.
Eğitimli insanların SEVGİSİZ olmaları kanımı donduruor. Çocuklarımız sizin eseriniz olacak.
Sevgini gücünün hepimizi;her gün daha da kararan bu dünyada, ınsanlığı aydınlatan gece yıldızlarına
dönüşmesi dileğiUMUT hep var. “Belli sayıda hayal kırılığını kabul etmeliyiz.”, demiş Martinlutherking .
Ama umudumuzu asla sozsuza kadar baybedemeyız.
Hadi şimdi başlayalım ufak ufak sevmeye, sarmaya, sarılmaya en yakınında kim varsa şu an
komşun, arkadaşın, eşin, pencerene konan kuş farketmez hepsi aynı hepsi sevgi.
Ya çok geç olursa. Olmasın…
Obektifimden. Marmaris Boncuk Koy
Fatma ÖNDER

SEVMEK iyidir, MUTLU olmak zor

SEVMEK iyidir. Ama düzgün SEV... Adam gibi SEV.. Stresi azaltır, sağlığa yararlıdır. Unutma sevdiğin halde seni sevmeyenle yaşamak kötüdür ama sevmediğin kişiyle yaşamak ondan da kötüdür. Seni sevse bile. Kalbinle sev ama yine de sev. SEVMEK iyidir. Biliyorum MUTLU olmak zor. Bir şeyler yapmak lazım. Biliyorum "bir şeyler yapmak" her zaman mutluluğu getirmiyor. Yine de bir şeyler yapmadan da MUTLULUK olmuyor. Bazıları "doğrucu" olmak uğruna kendi gerçek hallerinden uzaklaşıyor. Bazıları da "rahat" olduğunu düşündüğü için durduğu yerden bir adım bile atmıyor. Madem ki bir adım bile ileriye gitmek zor, o zaman geriye git. Neden mutsuz oluyoruz? Bizi ne mutlu eder? neye seviniriz? Bizi en çok ne güldürür? Ne istiyoruz, ne bekliyoruz? Tüm bu soruların cevaplarını alalım en azından deneyelim. Bir çaba sarfetmiş oluruz. Birşey yapmış oluruz. Keşfet kendini Önce MUTLU ol, sonra MUTLU et.  MUTLU olmak her şeye sahıp olmak değil. Sahıp olduğun da ne yaptığındır mutluluk. Mutlu insanlar herşeyin en iyisine sahıp olan değil, sahip olduklarını kaybetmeyecek kadar çok sevenlerdir.  FATMA ÖNDER

SEVMEK iyidir.
Ama düzgün SEV…
Adam gibi SEV..
Stresi azaltır, sağlığa yararlıdır.
Unutma sevdiğin halde seni sevmeyenle yaşamak kötüdür
ama sevmediğin kişiyle yaşamak ondan da kötüdür.
Seni sevse bile.
Kalbinle sev ama yine de sev.
SEVMEK iyidir.
Biliyorum MUTLU olmak zor.
Bir şeyler yapmak lazım.
Biliyorum “bir şeyler yapmak” her zaman mutluluğu getirmiyor.
Yine de bir şeyler yapmadan da MUTLULUK olmuyor.
Bazıları “doğrucu” olmak uğruna kendi gerçek hallerinden uzaklaşıyor.
Bazıları da “rahat” olduğunu düşündüğü için durduğu yerden bir adım bile atmıyor.
Madem ki bir adım bile ileriye gitmek zor, o zaman geriye git.
Neden mutsuz oluyoruz?
Bizi ne mutlu eder?
neye seviniriz?
Bizi en çok ne güldürür?
Ne istiyoruz, ne bekliyoruz?
Tüm bu soruların cevaplarını alalım en azından deneyelim.
Bir çaba sarfetmiş oluruz. Birşey yapmış oluruz.
Keşfet kendini
Önce MUTLU ol, sonra MUTLU et.
MUTLU olmak her şeye sahıp olmak değil.
Sahıp olduğun da ne yaptığındır mutluluk.
Mutlu insanlar herşeyin en iyisine sahıp olan değil,
sahip olduklarını kaybetmeyecek kadar çok sevenlerdir.
FATMA ÖNDER

ÇOBAN MAHİR “TEOG” birincisi oldu demek canımı acıtıyor.

ÇOBAN MAHİR “TEOG” birincisi oldu demek canımı acıtıyor. Dünya tatlısı, annesinin biricik kuzusu, aşkı, nefesi, dünyası tüm olumsuzluklara rağmen TEOG birincisi olmuş demeyi tercih ederim. O cennet bakışından öpmek, koklamak, annenin umudu, gururu oldun demek ve sıkı sıkı sarılmak isterdim..  Yolun hep ışık olsun, melekler desteğin.:) Neyse; Bir gün birileri çıktı “DAĞDAKİ ÇOBANLA OYUM BİR OLMAMALI” DEDİ.  İçim parçalandı.Herkes eşit mi hayatta, eşit haklara sahıp mi? Parasızlıktan okuyamayan bir insan düşün, lütfen düşün!  Tek sorun EMPATİ yapamıyoruz. Dağda ki sen, ben, bizim çocuklarımız da olabilir di. ÇOBAN MAHİR TEOG birincisi olmuş. Resıme her baktığım da ağlıyorum. Çok mu duygusalım. GURUR duydum. Evet “Hakikaten dağdaki çobanla oyları bir olmamalı bu insanların” dedim.  Sonra da vazgeçtim) Demokrasi o kadar güzelki “herkesin oyu bir olsun, bir kalsın” dedim. ) Çocuk yetiştirmek nakış nakış işlemekmiş, öğrendim. Dünyanın en zor işiymiş.  Akıl sağlığın bozulabilirmiş   BAŞKA BİR DÜNYA MÜMKÜN. SEVGİ ve  AŞK ile  VİCDAN, MERHAMET ve paylaşmayı bilen çocuklar olsunlar.   İki çocuk annesi olarak her zaman bu çocukların benim çocuklarımın çok önün de olmaları için DUA ettim. Tanıyanlar bilir. “Anne, ben butık dersaneye gitmek istemiyorum. Butık dersaneye verecegın parayı çok yakın arkadaşımla bölüşmek istiyorum” O gün amacıma ulaştığımı öğrendim. Başarıdan daha önemli VİCDANLI ve MERHAMETLİ, paylaşmayı bilen çocuklar yetiştirmek.çok şükür. (4 yıl Istanbul’un en eski  köklü Anadolu lisesin de çok zeki ve maddi imkansızlıklar için de boğuşan pırıl pırıl gençler ile okudu oğlum.  Özellikle özel liseye vermemiştim. 482 puanla yüzde yüz burslu okulları tercıh etmedik. Yüzde yüz Fen lisesine de gidebilirdik.   Yabancı liselere de misyonlarından dolayı sıcak bakmadım   O havayı solusun istemıstım, varlığı-yokluğu hayatın için de yaşayarak öğrensin istedim. Şimdi espri yapıyor “4 yıl 3-4 tl.ye nohut pilav yedim,  iki çay içine bir çay bedava.:)))  Önemli olan tüm imkanlarının olmasına rağmen tercıhını nasıl kullandığın. Amacın. Dünya da bir dolu yere gittiği halde arkadaşları hiç bilmedi bunu.Benim de resim paylaşmam yasaktı. Şimdi nemi oldu? Desteklediğimiz arkadaşı Türkiye 1600 cü oldu, en yakın dostu ona göre kardeşi 270.nci oldu. İlk 7 de arkadaşı ve bir çoğu 5 bin ile 10 bin arasın da. Biz mi? Hedefimiz  KOÇ üniv. İdi. Başardık. Türkiyede ki ilk 3 ve 4. .cü olan hukuk fakultesı sansımızı düşünmedik bile. İnatcıyız. Hedefımız ne ıse.. ANNEnın dusuncesı degıl kendı fıkrı onemlı)  Yani KOÇ ve Boğaziçi üniversitesi harıcın de başka bi yere gidecek arkadaşı yok.. Ne şahane imkansızlık için de derece yapan çocukları gözlerinden öpüyorum. Ve ailelerini tebrık edıyorum. Asıl saygıyı onlar hakedıyor. Imkansızlık ıcın de sadece başarılı degıl sorumluluklarının farkın da olan onurlu-gururlu çocuklar yetıstırdıkleri ıcın onlerın de saygı ıle egılıyorum. Bu çocuklar doğrularından asla tavız vermedı. Okulda istenmedıler. Çok zor 4 yıl gecırdıler belkı ama hep SAYGIN olarak hafızalarda kalacaklar. Istanbul’un en koklu Anadolu lısesınden mezun oldular belkı ama cok ezıyetlerı vardı. Birlikte ağladık.  Kendı oğlumu savunmak için gittiğim de onları savunuyor buluyordum kendımı. Onlar benim de evladım oldu.  Yanı ben de liseden mezun oldum. Bınsukur. Kurban kestık tabıı))  Kendi doğruları ıle, onun bunun koyduğu kurallara direnerek.:))  Dağda ki çobanla, eğitimsiz BİRİ oyum bir olamaz deme. Bu çocukların annelerını, aılelerını tanısaydınız utanırdınız. Benım ıcın “çok gururlusun” derler. Bu aılelerı tanısaydınız GURURUN kıme yakıştığını  anlardınız. Not: yazı biraz özEl oldu ama paylaşmak istedim. Oğlumu ve kendımı öğmek değil amacım. Hepımız bırbırımızden oğrenıyoruz. Bırakın artık ayrımcılığı,otekılestırmeyı.. hepımız bır’ız. Yok bırbırımızdEn farkımız. Bu çocuklara destek olalım. 100-200 cok para degıl. Hepımızın cocuklaır olsun egıtımıne katkı da bulunduğumuz. Bu şahane bır duygu. YıllarCa ruhumu besledıgım doğrudur. Ruhum beslendıkve guzellesıyorum. Hayatı GUZEL yasıyorum, farkın da olarak. SEVGI VE AŞK ile. Daldan dala atlayarak yazdığım, noktamala işaretlerine uymadığım doğru. Affınıza sığınıyorum çok duygusalım ÇOCUKLAR KONUSUNDA Fatma ÖNDER

ÇOBAN MAHİR “TEOG” birincisi oldu demek canımı acıtıyor.
Dünya tatlısı, annesinin biricik kuzusu, aşkı, nefesi, dünyası tüm olumsuzluklara rağmen TEOG birincisi olmuş demeyi tercih ederim.
O cennet bakışından öpmek, koklamak, annenin umudu, gururu oldun demek ve sıkı sıkı sarılmak isterdim..
Yolun hep ışık olsun, melekler desteğin.:)
Neyse;
Bir gün birileri çıktı “DAĞDAKİ ÇOBANLA OYUM BİR OLMAMALI” DEDİ.
İçim parçalandı.Herkes eşit mi hayatta, eşit haklara sahıp mi?
Parasızlıktan okuyamayan bir insan düşün, lütfen düşün!
Tek sorun EMPATİ yapamıyoruz. Dağda ki sen, ben, bizim çocuklarımız da olabilir di.
ÇOBAN MAHİR TEOG birincisi olmuş. Resıme her baktığım da ağlıyorum. Çok mu duygusalım. GURUR duydum.
Evet “Hakikaten dağdaki çobanla oyları bir olmamalı bu insanların” dedim.
Sonra da vazgeçtim) Demokrasi o kadar güzelki “herkesin oyu bir olsun, bir kalsın” dedim. )
Çocuk yetiştirmek nakış nakış işlemekmiş, öğrendim. Dünyanın en zor işiymiş.
Akıl sağlığın bozulabilirmiş 
BAŞKA BİR DÜNYA MÜMKÜN. SEVGİ ve AŞK ile VİCDAN, MERHAMET ve paylaşmayı bilen çocuklar olsunlar.
İki çocuk annesi olarak her zaman bu çocukların benim çocuklarımın çok önün de olmaları için DUA ettim. Tanıyanlar bilir.
 “Anne, ben butık dersaneye gitmek istemiyorum. Butık dersaneye verecegın parayı çok yakın arkadaşımla bölüşmek istiyorum”
O gün amacıma ulaştığımı öğrendim. Başarıdan daha önemli VİCDANLI ve MERHAMETLİ, paylaşmayı bilen çocuklar yetiştirmek.çok şükür.
(4 yıl Istanbul’un en eski köklü Anadolu lisesin de çok zeki ve maddi imkansızlıklar için de boğuşan pırıl pırıl gençler ile okudu oğlum.
Özellikle özel liseye vermemiştim. 482 puanla yüzde yüz burslu okulları tercıh etmedik. Yüzde yüz Fen lisesine de gidebilirdik.
Yabancı liselere de misyonlarından dolayı sıcak bakmadım
O havayı solusun istemıstım, varlığı-yokluğu hayatın için de yaşayarak öğrensin istedim.
Şimdi espri yapıyor “4 yıl 3-4 tl.ye nohut pilav yedim, iki çay içine bir çay bedava.:)))
Önemli olan tüm imkanlarının olmasına rağmen tercıhını nasıl kullandığın. Amacın.
Dünya da bir dolu yere gittiği halde arkadaşları hiç bilmedi bunu.Benim de resim paylaşmam yasaktı.
Şimdi nemi oldu?
Desteklediğimiz arkadaşı Türkiye 1600 cü oldu, en yakın dostu ona göre kardeşi 270.nci oldu. İlk 7 de arkadaşı ve bir çoğu 5 bin ile 10 bin arasın da.
Biz mi? Hedefimiz KOÇ üniv. İdi. Başardık. Türkiyede ki ilk 3 ve 4. .cü olan hukuk fakultesı sansımızı düşünmedik bile.
İnatcıyız. Hedefımız ne ıse.. ANNEnın dusuncesı degıl kendı fıkrı onemlı)
Yani KOÇ ve Boğaziçi üniversitesi harıcın de başka bi yere gidecek arkadaşı yok..
Ne şahane imkansızlık için de derece yapan çocukları gözlerinden öpüyorum. Ve ailelerini tebrık edıyorum. Asıl saygıyı onlar hakedıyor.
Imkansızlık ıcın de sadece başarılı degıl sorumluluklarının farkın da olan onurlu-gururlu çocuklar yetıstırdıkleri ıcın onlerın de saygı ıle egılıyorum.
Bu çocuklar doğrularından asla tavız vermedı. Okulda istenmedıler. Çok zor 4 yıl gecırdıler belkı ama hep SAYGIN olarak hafızalarda kalacaklar.
Istanbul’un en koklu Anadolu lısesınden mezun oldular belkı ama cok ezıyetlerı vardı. Birlikte ağladık.
Kendı oğlumu savunmak için gittiğim de onları savunuyor buluyordum kendımı. Onlar benim de evladım oldu.
Yanı ben de liseden mezun oldum. Bınsukur. Kurban kestık tabıı))
Kendi doğruları ıle, onun bunun koyduğu kurallara direnerek.:))
Dağda ki çobanla, eğitimsiz BİRİ oyum bir olamaz deme. Bu çocukların annelerını, aılelerını tanısaydınız utanırdınız.
Benım ıcın “çok gururlusun” derler. Bu aılelerı tanısaydınız GURURUN kıme yakıştığını anlardınız.
Not: yazı biraz özEl oldu ama paylaşmak istedim. Oğlumu ve kendımı öğmek değil amacım. Hepımız bırbırımızden oğrenıyoruz.
Bırakın artık ayrımcılığı,otekılestırmeyı.. hepımız bır’ız. Yok bırbırımızdEn farkımız.
Bu çocuklara destek olalım. 100-200 cok para degıl. Hepımızın cocuklaır olsun egıtımıne katkı da bulunduğumuz. Bu şahane bır duygu.
YıllarCa ruhumu besledıgım doğrudur. Ruhum beslendıkve guzellesıyorum. Hayatı GUZEL yasıyorum, farkın da olarak. SEVGI VE AŞK ile.
Daldan dala atlayarak yazdığım, noktamala işaretlerine uymadığım doğru. Affınıza sığınıyorum çok duygusalım ÇOCUKLAR KONUSUNDA
Fatma ÖNDER

Cahil kimdi?

Cahil kimdi?  Sevgi dolu derinliğiyle yaşayan mı, yanılgılar dünyasın da kaybolmuş, öz’ünden kopmuş olan mı? Aşka ve aşıklara ilham ver. Sevgiyle desteklenmiş her tohum bir gün aşk’a ve aşıklara ilham verecektir. Artık uyanmanın tam vaktidir. Birbirini kucaklamanın vaktidir. Yaşasın AŞK! Önce kendi gözlerimizden başlayarak yeryüzü aşkın yüzü olana kadar her gözbebeğinin en derinine pembe aşk tohumu bırakmaya söz ver. SÖZ! ) Farketim de gözlerin ne kadar güzelmiş.:)) Hayal etmek duadır.Hayal aşk’ı yaşam perdesine çağırmaktır.Yardılışı kutlamaktır. Çatışan yetişkinlerin dünyasın da olmak, aldıkları eğitimi sadece kendi EGOlarını yarıştırmak için kullanan, Menfaatleri için hiç acımadan insanı çiğneyen CAHİL değil midir?  Gönül yolunu takıp etmediğin sürece yürüdüğün yol seni hakikate ulaştırmayacak. Çok oku, çok bil, tüm teorileri ezberle. Koşulsuz bir parçası olduğumuz varoluşu anlamak karmaşık görünse de, Derin bir gönül için aslında çok basıttır. İnsanoğlu yüzyıllardır yok etmek için çabalamış.  Ez onu, gebert onu, yok et!!  Çünkü tek değerli sensin!! YANLIŞ!!! UYAN!!!  İki diye gördüğüNün bir'in kendisi olduğunu anlamanın vaktidir. HEPİMİZ BİR’iz.. Yok birbirimizden farkımız. Her birimiz; biraz aptal, biraz akıllı ama sadece biraz çok akıllı değil))  biraz kurnaz, biraz tembel, biraz insan,,,,,saymakla bitmez. Hiç birimiz birbirimizden üstün değiliz. Sen öyle olduğunu düşünüyorsan İYİ UYKULAR! )   Fatma ÖNDER

Cahil kimdi?
Sevgi dolu derinliğiyle yaşayan mı, yanılgılar dünyasın da kaybolmuş, öz’ünden kopmuş olan mı?
Aşka ve aşıklara ilham ver. Sevgiyle desteklenmiş her tohum bir gün aşk’a ve aşıklara ilham verecektir.
Artık uyanmanın tam vaktidir. Birbirini kucaklamanın vaktidir.
Yaşasın AŞK!
Önce kendi gözlerimizden başlayarak yeryüzü aşkın yüzü olana kadar her gözbebeğinin en derinine pembe aşk tohumu bırakmaya söz ver.
SÖZ! )
Farketim de gözlerin ne kadar güzelmiş.:))
Hayal etmek duadır.Hayal aşk’ı yaşam perdesine çağırmaktır.Yardılışı kutlamaktır.
Çatışan yetişkinlerin dünyasın da olmak, aldıkları eğitimi sadece kendi EGOlarını yarıştırmak için kullanan,
Menfaatleri için hiç acımadan insanı çiğneyen CAHİL değil midir?
Gönül yolunu takıp etmediğin sürece yürüdüğün yol seni hakikate ulaştırmayacak.
Çok oku, çok bil, tüm teorileri ezberle. Koşulsuz bir parçası olduğumuz varoluşu anlamak karmaşık görünse de,
Derin bir gönül için aslında çok basıttır. İnsanoğlu yüzyıllardır yok etmek için çabalamış.
Ez onu, gebert onu, yok et!! Çünkü tek değerli sensin!! YANLIŞ!!! UYAN!!!
İki diye gördüğüNün bir’in kendisi olduğunu anlamanın vaktidir.
HEPİMİZ BİR’iz.. Yok birbirimizden farkımız.
Her birimiz; biraz aptal, biraz akıllı ama sadece biraz çok akıllı değil)) biraz kurnaz, biraz tembel, biraz insan,,,,,saymakla bitmez.
Hiç birimiz birbirimizden üstün değiliz. Sen öyle olduğunu düşünüyorsan İYİ UYKULAR! )
Fatma ÖNDER