Fatma Önder

Yazar değilim, ama yazamaz da değilim...

Benimle başedemezsin hayat! :)

“Bayılmışım kendime geldiğimde 40 yaşımdaydım” demiş Şebnem Aybar.
Bence hepimiz 40 yaşından sonra ilginç dönüşüm yaşıyoruz. Ben de 40’mdan sonra kendime geldim.
Nerdesin? nereye gidiyorsun? yaşamından memnun musun? Yaşamında olması gerekenler, gerekmeyenler?
Hayatında en çok neyi ve neden değişirmek istersin?
Esasında aklımda cevap bekleyen yüzlerce soru vardı.
Bir sürü seçim vardı önümde. Esasında onlar hep vardı ben ilk kez görüyordum..
Hiç bir zaman yalnış bir seçim yaparsam düşüncesini taşımadım.
Ben severim yalnış yolları zira yalnış zillere bastığım, yalnış hayatlara girdiğim olmuştu, çok şey öğrendim çıkmaz sokaklarda.
Dedim ya, hep yazarım…
Önce bir liste çıkarmakla başladım işe.
Önceliklerimi, tercihlerimi, olmazsa olmazlarımı, önem verdıklerımı, silmek istediklerimi, ışığımı, karanlığımı,,,liste uzar gider.
Sayfalarca yazdım. Sonrası kolaydı. Halletiğim her bir şık zaferim oldu. Belki doğru yolu bulmadım ama ne “istemediğimi” biliyordum.
50 yaşına merdiven dayamış bir arkadaşım;
“Kaç yaz, kaç kış, kaç baharım kaldı ki” dediğin de kafam da binlerce soru oluşuverdi.
Hiç düşünmemiştim. Gidilecek yerleere gidilmeli, yapılacaklar ötelenmeden yapılmalıydı.
40 yaş insanı ürkütür,
Keşkelerle yaşlanmayı hiç birimiz istemeyiz.
Çaresizlik bana göre değil korkularımla daima yüzleştim ki korku olarak kalmasın dı.
Kendimi çok sınadım, cesaretli değilim belki ama cesaretli olmak için çok CESUR olmam gerektiğine inandım.
kimse cesaret edemez ama ben değişimi seviyorum.
YILGINLIKLAR MUTLAKA OLACAK AMA VAZGEÇMEK YOK!
HAYALLERİM YIKILDIKÇA ARSIZLIK YAPIP YENİDEN yeniden KURUYORUM!
BENİMLE BAŞ EDEMEZSİN HAYAT !!!
HER YENİ BAŞLANGIÇ,
YENİ BİR UMUDU DA BERABERİNDE GETİRİR.
İNANCIMIZ, UMUDUMUZ, HEYECANIMIZ KALMALI.
UMUTSUZ YAŞAMAK HEYECAN DUYMADAN YAŞAMAKTIR.
Yıkar mı sandın acılar; ÇAY varsa, keyfimize dost SAZ çalar…
En etkili iletişim aracı nedır diye sordu,, ÇAY dedim. Bu hayatta ÇAY kadar hiç birşeyin TİRYAKİSİ olmadım :)))
Kimse kendini vazgeçilmez sanmasın.
Fatma ÖNDER – 2017 / ARMUTLU

BOŞVER

Bu gece zamanı geri almak ve yarım kalmış anıların kapılarını aralamak istiyorum. Benim kendime söz verip de yapamadığım bi dolu hikayem var. Bazılarını üşendim yapmak istemedim. Bazılarını korktum, kaçtım, tedirginliklerim, korkularım, kararsızlıklarım, çırpınışlarım oldu… falan filan…
Bazen insan kendine sorular sormaktan korkar ve kaçar. İnsan neden kaçar ki cevabını ezbere bildiği sorulardan? Sen istesen de istemesen de hayat her zaman yeni hikayeler hazırlar bize. Yeni kahramanlar, yeni oyuncular, yeni figüranlar..
“KEŞKE” demedikleri için böbürlenenlerden değilim. Herkesin içeri kaçmak istediği zamanlar olur, eşinden, çocuğundan, arkadaşından, sevdiğinden. Sevmez kendini, anlatamaz derdini. Tamda öyle bi zamanda tüm duyguları yaşadım ve çıktım artık… Kolayı seçemem, geriye bakmadan, vefayı yok sayarak, minnet duymadan, tüm yaşanmışlıkları yok sayarak gidemem. Savaşmadan terkedemem. Geçmişime dair cevaplanması gereken sorular var, eksik kalan bişeyler var. Radyom da Tarkan “Sorma kalbim” dinliyorum arabam beni nereye götürürse. Gözyaşı diyerek geçme, için de kimbilir neler saklıyor?
Kim ne demiş, kim ne yapmış, beni hiç ilgilendirmiyor. En sevdiğim ne varsa artık en sevdiğim değil. Yıllarca kandırmışlar beni, ya da ben kendimi. en sevdiğim ne varsa ENliğini kaybetti. Sevmeleriminde tarifi değişti. Yaşadığımız olaylar mı bizi değiştiren? Karakterimiz değişebilir mi?? Bu kalp aynı kalp değil mi? Ya akıl?
BOŞVER son günler de ne çok kullanıyorum… BOŞVER… ) Herşeye boşveriyorum… Arkadaşlarım çok sinir oluyordu benim bu cümleyi sık kullanmama şimdi onlar benden daha çok kullanıyor.. Yani biz herşeye BOŞVERDİK.. ) Bakalım ne kadar sürecek..
Deneyin, hakikaten deneyin.. Boşverin…
OLSUN! BELKİ ÜZERİMİZDEN GEÇEN BULUTLAR BEYAZDIR.
Dibi görünmeyen dalgalı denizlerde, hayallerime tutunarak gökkuşağına zıplamaktan vazgeçmediğim doğru.
Fatma ÖNDER -2017