Fatma Önder

Yazar değilim, ama yazamaz da değilim...

Elinden gelen bir şey yoksa, kalbinden geçen de yeter

 

Elinden gelen bir şey yoksa, kalbinden geçen de yeter.
Doğadan gelen felaketin yaraları sarılıyor ama İNSANIN öyle mi? İnsanın İNSANA ettiği travma 
Uzun süredir r tüm yazılarım VİCDAN ve MERHAMET duygusu üzerine. Neden? Konu mu bulamıyorum acaba? HAYIR!
Doğal afetlerden korkmuyorum İNSAN’dan korktuğum kadar.
Dünyanın öbür ucunda bir çocuk ölüyorsa ve sen bunu görüp-görmezden geliyorsan; insan değilsin !
İnsana acımıyorsun anladık! Onlarca yanan ağaç, hayvan, bitki örtüsü… vb. için sızlamaz mı AĞAÇ yanarken, hayvanlar çaresiz canlarını kurtarmaya çalışırken hiç mi vicdanın rahatsız olmaz?
Bazen yazıp söyleyecek bir şey kalmıyor tüm bu olanlara. Kalplerde ki savaş bitmedikçe, yeryüzünde esmeyecektir huzurun rüzgarları.Etraf fazlasıyla gürültülü, kalpler kararmış. Dünya sallanıyor. Ne kadar kötülük uçuşuyor etrafımızda değil mi? Katı kalpli insanlar, kin ve nefret kusup etrafa saldırıyor. Duyuyorum sesinizi.Ne yapalım peki?
İsyan edelim, öfkelenelim, intikam mı alalım? Hadi hep beraber lanetleyelim! Olur mu sence? İşe yarar mı? Bu yöntem ile başaranı gördün mü?
Senin başardığın var mı? Muhtemelen yok.. Benim de yok…
Oysa ne güzeldir. Bir kötülüğü iyiliğe, güzele, sevgiye dönüştürebilmek.
Bu hayata mutluluk ve güzellik katmak için geldik.
Savaşmak için gelmedik. Hep nefret ve kin.. Peki neden? Ne için bu ofke?
Kazananı olmayan bir oyundur KÖTÜLÜK, KİN ve NEFRET..
Barış ve sevgi diyorum..Önce kendini sev, sonra diğer insanları sevmek çok kolay..
Sevginin olduğu yerde barış zaten var.
Kendimizi ve tüm canlıları sevdiğimiz, kendimiz ile ve tüm dünyayla barış için de olduğumuz günün başlangıcı olsun bugün..
EMPATİ YAPMAYI UNUTMA E Mİ? Senin çocuğun, sevdiğin, ailen, ağacın, hayvanın, evin olabilirdi yanan..
Birileri öncülük etse de EMPATİ dersi olsa ya okullar da.. ŞAHANE OLMAZ MI? OLUR BENCE…
Fatma ÖNDER / 2018

Suçluyu bulmuşlar. O bir KADIN!

    • KIZ ÇOCUĞU ANNELERİNE EN DERİN SAYGILARIMLA..
    • KADIN DOSTU OLAN TÜM KADINLARA EN DERİN SAYGILARIMLA.
    • Hani ADAM gibi ADAMLAR; BABA gibi güçlü adamlar vardır ya; Kadına çok değer veren, koruyan, sahip çıkan, destekleyen, “korkma ben varım” diyebilen tüm adamlara en derin saygılaırmla.
    • KADINI destekleyen, güç veren, onurlandıran, sahip çıkan, gücünün farkında olmasını sağlayan tüm kadın ve erkeklere en derin saygılarımla. İYİ Kİ VARSINIZ.. İYİ Kİ…
    • En büyük darbe ; bir kadından başka bir kadına; Esra Oflaz Güvenkaya
    • Suçluyu bulmuşlar; O BİR KADIN!!
    • ÖLDÜRÜN ONU!! Abisini unutmuşlar KİN, NEFRET kusuyorlar.. Ellerine bir fırsat geçmiş, değerlendiriyorlar..
    • Kadına dokunmayın, illa birini öldürecekseniz abisini öldürün!
    • Sahi sizin neden erkeklere karşı bu kadar zaafınız var?
    • Erkeksiz yaşayamayanlardan mısınız?
    • Neden hep KADINLARA saldırıyorsunuz?
    • KADIN KADININ NEDEN HEP AMA HEP DÜŞMANI? NEDEN YAHU? NEDEN?!! YA SİZ KİMSİNİZ? ŞİDDETE UĞRAYAN SİZ! HOR GÖRÜLÜP İTİLEN SİZSİNİZ! DEĞER GÖRMEYEN, SAYGIYI HAKETMEDİĞİNİZ İÇİN EZİLEN, HİZMETKARLAR; şimdi yorum yapıyorlar… Bi sahip çıkın, sahip çıkın kadına; ADAMIN ADI BİLE GEÇMİYOR YAHU!! OLAY TAMAMEN Esra Oflaz Güvenkaya.. ALLAH SİZİ ISLAH ETSİN! SAYGI DUYMADIĞIM KADINLAR VAR!
    • Saygı duymadığım adamlar var;
    • Evine, para kazanıp ailesine bakmak için gelen kızı(kadını) taciz et!
    • İş yerinde çalıştırdığın kızı(kadını) taciz et! Aşık oldum” de… İş yerimiz YUVAMIZ, AİLEMİZ değil mi?
    • Evladını taciz et! Komşunu, en yakın arkadaşını, arkadaşının arkadaşını, evli kadınları, genç kızları taciz et!
    • SONRA “ADAM” olduğunu iddia et!! Statün, eğitimin ve Paran ile övün! Al o eğitimini, paranı, satününü,,,,,,,,, İNSAN DEĞİLSİNİZ!!! PİSLİKSİNİZ! Bu adamların yanında zafer işareti yapıp, gülmekten ağzı kulaklarında fiyonk kadınlar ve bu adamları haklı gören kadınlar PİSLİKSİNİZ!! ÇÖPLÜKSÜNÜZ! LAĞIM KUYUSUNA DÜŞEN FARESİNİZ!! BİRDE ÇOK HASTASINIZ! ALLAH SİZLERDEN BİZİ KORUSUN! AMİN!
    • Hani biz Dünya’yı güzelleştirmek için gelmiştik; Biz kadınlar yeryüzüne;adaleti, vicdanı, merhameti, amannn.. çok küfür ettim yine(((
    • Adam karısını aldatır; kadın suçludur. O da kadın olsaymış canım.. Adam karısına şiddet uygular. Haketmiştir o kadın.. Abisi, babası, akrabası sapıktır;suçlu yine kadın olur.. vay be.. nasıl aklanırız ne yaparız  ALLAH bizi önce bu Kadınlardan korusun! Amın! Amin!
    • Esasında biz kendimizi koruruz, çelme takmasınlar yeter.. Ve çelme takanlar yine KADINLAR! Çok küfür etmiş olabilirm ama beynim üzüntüden, hayal kırıklığından hakıkaten çatlamak üzere… Korkmaya başladım ( NASIL KORURUZ KENDİMİZİ?
    Fatma ÖNDER

Suçluyu bulmuşlar; O BİR KADIN!

    KIZ ÇOCUĞU ANNELERİNE EN DERİN SAYGILARIMLA..
    KADIN DOSTU OLAN TÜM KADINLARA EN DERİN SAYGILARIMLA.
    Hani ADAM gibi ADAMLAR; BABA gibi güçlü adamlar vardır ya; Kadına çok değer veren, koruyan, sahip çıkan, destekleyen, “korkma ben varım” diyebilen tüm adamlara en derin saygılaırmla.
    KADINI destekleyen, güç veren, onurlandıran, sahip çıkan, gücünün farkında olmasını sağlayan tüm kadın ve erkeklere en derin saygılarımla. İYİ Kİ VARSINIZ.. İYİ Kİ…
    En büyük darbe ; bir kadından başka bir kadına; Esra Oflaz Güvenkaya
    Suçluyu bulmuşlar; O BİR KADIN!!
    ÖLDÜRÜN ONU!! Abisini unutmuşlar KİN, NEFRET kusuyorlar.. Ellerine bir fırsat geçmiş, değerlendiriyorlar..
    Kadına dokunmayın, illa birini öldürecekseniz abisini öldürün!
    Sahi sizin neden erkeklere karşı bu kadar zaafınız var?
    Erkeksiz yaşayamayanlardan mısınız?
    Neden hep KADINLARA saldırıyorsunuz?
    KADIN KADININ NEDEN HEP AMA HEP DÜŞMANI? NEDEN YAHU? NEDEN?!! YA SİZ KİMSİNİZ? ŞİDDETE UĞRAYAN SİZ! HOR GÖRÜLÜP İTİLEN SİZSİNİZ! DEĞER GÖRMEYEN, SAYGIYI HAKETMEDİĞİNİZ İÇİN EZİLEN, HİZMETKARLAR; şimdi yorum yapıyorlar… Bi sahip çıkın, sahip çıkın kadına; ADAMIN ADI BİLE GEÇMİYOR YAHU!! OLAY TAMAMEN Esra Oflaz Güvenkaya.. ALLAH SİZİ ISLAH ETSİN! SAYGI DUYMADIĞIM KADINLAR VAR!
    Saygı duymadığım adamlar var;
    Evine, para kazanıp ailesine bakmak için gelen kızı(kadını) taciz et!
    İş yerinde çalıştırdığın kızı(kadını) taciz et! Aşık oldum” de… İş yerimiz YUVAMIZ, AİLEMİZ değil mi?
    Evladını taciz et! Komşunu, en yakın arkadaşını, arkadaşının arkadaşını, evli kadınları, genç kızları taciz et!
    SONRA “ADAM” olduğunu iddia et!! Statün, eğitimin ve Paran ile övün! Al o eğitimini, paranı, satününü,,,,,,,,, İNSAN DEĞİLSİNİZ!!! PİSLİKSİNİZ! Bu adamların yanında zafer işareti yapıp, gülmekten ağzı kulaklarında fiyonk kadınlar ve bu adamları haklı gören kadınlar PİSLİKSİNİZ!! ÇÖPLÜKSÜNÜZ! LAĞIM KUYUSUNA DÜŞEN FARESİNİZ!! BİRDE ÇOK HASTASINIZ! ALLAH SİZLERDEN BİZİ KORUSUN! AMİN!
    Hani biz Dünya’yı güzelleştirmek için gelmiştik; Biz kadınlar yeryüzüne;adaleti, vicdanı, merhameti, amannn.. çok küfür ettim yine(((
    Adam karısını aldatır; kadın suçludur. O da kadın olsaymış canım.. Adam karısına şiddet uygular. Haketmiştir o kadın.. Abisi, babası, akrabası sapıktır;suçlu yine kadın olur.. vay be.. nasıl aklanırız ne yaparız  ALLAH bizi önce bu Kadınlardan korusun! Amın! Amin!
    Esasında biz kendimizi koruruz, çelme takmasınlar yeter.. Ve çelme takanlar yine KADINLAR! Çok küfür etmiş olabilirm ama beynim üzüntüden, hayal kırıklığından hakıkaten çatlamak üzere… Korkmaya başladım ( NASIL KORURUZ KENDİMİZİ?
    Fatma ÖNDER

Tüm çocukları kendi çocuklarımız gibi sevip, koruyup, kolladığımız da daha güzel bi Dünya yaratmış olmaz mıyız?
Anne-Baba olmamız gerekmiyor; bi parça şevkat, bi parça vicdan, bi parça merhamet.. Hepsi bu..
Çocukluğunuza gidin bi düşünün ailemiz ile ilgili olumsuzlukların bizi nasıl derinden sarstığını, kırdığını, incittiğini ve ruhumuzda kapanmaz yaralar açtığını. EMPATİ yapın lütfen!
İnanın telafisi yok. Sadece kendi çocuKlarımız için mi yaşıyoruz? Kendi çocuğunuz gibi, kendi canınızdan bir parça gibi diğer çocuklarada sahip çıkın ve örselenmelerine izin vermeyin.
ANNE-BABA’nın koruyamadığı, ittiği, örselediği, yaraladığı çocuğa başkaları çok rahat tekme atabiliyor. HERKES GELİP GEÇER AMA ÇOCUKLAIRMIZ HEP BİZİMLE..
BENİ DE YARGILAMAYIN ARTIK!
Yazdığım her harfin hatta noktanın bile arkasındayım. İki çocuklu hatta erkek çocuğu annesi olarak gay’lerle resim paylaşıp, onlara saygı duyduğunu her fırsatta dile getirdiğin yetmezmiş gibi birde CECELİ’nin eşini savunuyorsun diyorsunuz ya!! Anlamazsınız siz! ÇOCUKLARIN YARALANMASINI İSTEMİYORUM. O VİDEO’YU PAYLAŞMAK SİZE BİR ŞEY KAZANDIRMAZ AMA O ÇOCUKTAN ÇOK ŞEY GÖTÜRECEK. ELİNİZİ LÜTFEN VİCDANINIZA KOYUN.. BANA NE İNSANLARIN TERCİHLERİNDEN. ÇOCUKLARA KIYMAYIN E Mİ? Eğer yaşanılabilir bir dünya hayal ediyorsan önce çocukların yaşamını güzelleştirmek için elinden geleni yapmalısın.
SEVGİ ile büyüyen, değer gören çocuk ileride potansiyel katil olabilir mi? SEVGİ harika bir histir ve çocuklarımızı şevkatli kollarımıza alıp güvendesin evladım diyebilmeiliyiz. TÜM ÇOCUKLARI SARIP SARMALADIĞIMIZ, KORUDUĞUMUZ, ÖNEMSEDİĞİMİZ, BİZ YANINDAYIZ SAKİN OL GEÇECEK DİYEBİLDİĞİMİZ, KENDİLERİNİ GÜVENDE HİSSEDEBİLECEKLERİ ŞAHANE GÜNLERİMİZ OLSUN ARTIK…
Ha birde ayrıldığınız, çocuklarınız annesini sırtlanların önüne tepişen egolarınız, hırslarınız için atmayın e mi? Olan yine o minnoş kalplere oluyor. Çocuklarınızı harcamayın e mi?
“Çocukları sevin, onlara karşı şefkatli olun, onlara verdiğiniz sözü harfiyen yerine getirin; çünkü çocuklar, sizin onlara rızk verdiğinizi sanırlar.” HZ.MUHAMMED (SAV)
“Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı ve ikbal ışığısınız. Memleketi asıl ışığa boğacak olan sizsiniz. Kendinizin ne kadar önemli, değerli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız. Sizlerden çok şey bekliyoruz.” MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
FATMA önder /2018

Sizi heyecanlandıracak Ülkeler’in listesini hazırladım

Sizin için şahane bir gezi listesi hazırladım. Önerdiğim Ülkeler’den çok huzurlu ve keyif almış olarak döneceksiniz. Çünkü bizler parası ve zamanı çok olan insanlar değiliz. Aradığınız tüm detaylar bi dolu gezi bloğun da var. Bana arkadaşlarım soruyor . İspanya gezisine nereden başlasam diye. Endülüs diyorum.. Fransa için Güney Fransa. Almanya’ya git ama Kültür turu istiyorsan Berlin derim. Yeşili bol bi yer istiyorsan Balkanlar, Trekking yapmak istiyorsan Romanya, düşler ülkesi istiyorsan; Nepal, Heyecan coşku tutku istiyorum diyorsan Peru Bolivya şili. farkındalığıma katkısı olacak beni sarsacak öğretecek döndüğüm de yaşamı tutkulayacağım bir ülke istiyorum diyorsan; Hindistan. Düşünmek istiyorum diyorsan Küba.. Kıskanmak istiyorum dersen Dubai) Önyargı ile gidip mutlu döndüğüm ülke İNGİLETERE, Londra
Bence tatil biraz değişik, biraz da sürpriz olmalı..
Bugüne kadar kaç ülke gezdiğimi ve en beğendiğim ülkeleri soruyorsunuz. Esasında Blog açma sebebim; gezdiğim yerleri sizinle paylaşacaktım. Çok vaktim olmadı yazmak için.
Bu işin listesini tutmayı sevmiyorum, çünkü kaç yer gezdiğimizin bir önemi olduğunu düşünmüyorum. Önemli olan gezdiğimiz yerlerin hayatımızda bıraktığı izler ve anılar diye düşünüyorum. Ancak illa ki söylemem gerekirse gezdiğim ülke r sayısı 40’ı buldu. Yani ben de GEZİ yazısı yazabilirim amatör olarak. Çok göreceli olduğunu düşünüyorum. Peru, Bolivya, Kamboçya, Vietnam, Nepal, Endülüs, İngiltere ve Balkanlar’da 6 Ülke şeklinde bir favori sıralamam oluştu. Hayattan beklentilerimiz değişmeye başlıyor seyahat ettiğimiz de.
Özellikle Avrupa’ya seyahat edecekseniz ve sanat aşığı iseniz; Berlin ve benim favori Ülkem İngiltere… ( National GALLERY, Brıtısh Museum LONDON) Akropolis ATİNA, Museo del parado MADRİD, Park Guell, La Sagrada Familia BARSELONA, Musei Vaticani VATİKAN, Galleria degli uffizi FLORANSA şeklinde olacak sıralamam ..
Ne yiyebilirsiniz kısmına hiç girmiyeyim benim gibi yeme-içme konusunda sıkıntılı olabilirsiniz.:))
Parantez içine aldıklarım; önerdiğim şehirlerdir.
Almanya (Berlin) diğer şehirleri kasvetli buldum. Hollanda (Rotterdam), Belçika(Brugge), Avusturya(Bad Gastein, Venedik, Sazburg), Lüksemburg( 2 saatte tüm şehri dolaşabilirsiniz), İtalya (Floransa) Roma ve Venedik bende hayal kırıklığı yaratmıştı. Fransa (Cote d’Azur bölgesinde en sevdiğim yerler St Tropez, Cannes, Monaco Krallığı (Montecarlo), Antibes, Port Girmaud, St Maxime ve Nice’tir.)
Herkes Paris’i beğenir ama ben 3 kez gitmeme rağmen sempatik bulmadım. Favorim , disneyland 
İspanya (Barselona) Madrid (bana hitap etmedi) Barselona ve Madrid’in ötesinde, daha derin bir İspanya arıyorsanız Endülüs’ü ziyaret edin derim. Granada (Alhamra sarayı) Sevilla(Flamenko) Cordoba ( La Mezquite’nın camiden katedrale dönüşü, İslam’ın hırıstıyanlık karsısında aldığı yara) Ronda( Rüya şehir. Ernest Hemigway’ın bile aşık olduğu şehir) Marbella( minik sempatik huzurlu liman şehri) Moskova bende hayal kırıklığı yaşatmıştı.(Salvador Dali müzesi) Ben artık müze dolaşmak istemediğğim için olabilir. Bazi Ülkeler de müze, kilise dolaşmak istemiyorum, nedenini bulamadım; içime sıkıntı çöker. Yunanistan’ın adaları mı Bodrum’mu dersenız BODRUM derim.:) Bana hitap etmedi. Mykonos, Rodos, Santorini gittiğim adalar. Samos’u giden arkadaşlarım beğenmiş. Ben gitmedim.
Romanya trekking için şahane ve Sonbahar’da gitmelisiniz. Bulgaristan( bi kaç saat kalabildim yorum yapamıcam)
Balkanlara giderseniz mutlaka 13 gününüzü ayırıp 6 Ülkeyi dolaşmanızı öneririm. Biz Arnavutluk’tan başlamıştık. Gezip gördüğüm her yere aşık olmuştum. Hırvatistan( Dubrovnik, Dalmaçya) ve Sırbistan ile devam etmiştik.
Fas’a 10 yıl önce , Mısır’a 12 yıl önce, Tunus’a 14 yıl önce gitmiştim. Dolayısıyle ne yazsam eksik kalacak.
Bir süre sonra Avrupa’nın sizi heyecanlandırmadığını düşünüyorsunuz ve rotanızı egzotik, doğal, enerjisi yüksek Ülkeler’e çeviriyorsunuz.
Hindistan ve Nepal;
Düşler ülkesi Hindistan: Tac Mahal, kutsal hayvanlar, camiler, Ganj Nehri, dilenciler, tıklım tıklım caddeler, tapınaklar, şifalı bitkiler, racalar… Varanasi beni çok yıpratmıştı, Hindıstan’ın ruhani merkezi olarak anılıyor. Kutsal Ganj nehri.
Özgünlükler ülkesi Nepal: Himalayalar ve Everest Tepesi, Budistler, kutsal ibadet yerleri, sessizlik, saraylar… , bize Doğu’nun çekici güzelliklerinin kapılarını açıyor. Sayfalarca yazabilirim. Ritüeller, seromoni, meditasyon, farkındalık…
Vietnam, Kamboçya, Laos;
VİETNAM, halong bay koyu, CU Chi tünelleri, Ho Chi Mınh City
KAMBOÇYA, tonle sap gölü ( göl üzerinde yaşam, yüzen köy evleri), Angkor Wat.
LAOS, Halong, Honoi, Şelaleler..
Peru, Bolivya, Şili;(Güney Amerika)
Dünya’nın yeni yedi harikasından biri MACHU PİCCHU; yazarken bile heyecanlandım. Nazca çölünün sırları. İnkaların gizemlerle dolu Ülkesi. Titikaka gölü; göl üzerinde doğal evler(evler sazlardan yapılmış) La Paz, Şili, Chungara gölü, Atakama çölü.. daha ne olsun. Gittiğim hiçbir Ülke beni heyecanlandırmadı Bu Ülkeler kadar
Küba; herkes Havana der, ben Trinidad ve Varadero’yu öneririm.
DUBAİ; yapay şehir.… Ben hariç herks bayıla bayıla anlatır Dubai’yi Ben yüksek gösterişli binalardan hazetmediğim için bana sempatik gelmedi. Araba kültürüm yoktur ama gördüğüm görmediğim en lüks araçları gördüm bu şehirde. Lüksün sınırı yok kısaca. Safari iyiydi ama
Çek cumhuriyeti’ni unutmuşum Prag ve Karlovy Vary .. Karlovy Vary kışın rüya şehir oluyor. Karpostal gibi. Polonya köyleri gezilmeli, görülmeli, Macaristan dediğim gibi göreceli olduğu için tatil, benim sempatik bulmadığım yerler size şahane gelebilir. Ne beklediğimiz ile alakalı sanırım.
Unuttuğum Ülke var mı acaba? 
Fatma ÖNDER

Bizi etkileyen, kendi gerçekliğimizden dışarıya çıkmamıza vesile olan gezilerimiz olsun

Ben yazarım.. Yazdıkça iyileşirim. Gittim, çok gittim. Gittikçe yazdım. Saymadım ama onlarca Ülke gezdim. Dedim ya;Avrupa’da gezmek keyifli olabilir, Avrupa’ da sıradan bir gezgin olarak, heyecansız dolaşıyorum . Benim için heyecan ve tutku önemlidir. Beni etkileyen, kendi gerçekliğimden dışarıya çıkmama vesile olan gezilerim var; Afrika, Asya, Güney Amerika gibi. Tıpkı izlediğimiz filmlerde ki gibi; Bir mazlum bir zalim. Bir haklı, bir haksız. Bu Ülkeleri dolaştığım da zalime ve haksızlığa karşı acayip öfke duyuyordum. İçsel yolculuğum daha da zorlayıcı bir hal alıyordu benim için. Başka boyuta taşıyordu idrakımı. İyi bir izleyici, gözlemci ve dinleyici olduğumu düşünüyorum. Dolayısıyle insanlar hikayesini bana anlatıyor. Aramızda çok ilginç bir bağ var. “Hikaye” insan arasında ki bağ kurma dışında insanın kendi özüyle bağ kurmasını sağlıyor. Bu devir de kim dinler ki hikaye. Kimsenin kimseyi görecek hali yok. Yazık! Yaşamak sürekli etkinlik içinde olmak değil ki.. Nasıl anlatırsın? “neyse sen nasıl olsa gideceksin buralardan “diye bitirdiler konuşmalarını. Ümitli olanlar yaşıyor, ümidini yitirenler ölüyordu. Sorgulamasak daha mı iyi olurdu acaba mutlu olma adına. AfganiStan, Pakistan, Filistin, İsrail, Kudüs, Afganistan, Pakistan, Etiyopya, Uganda, Ruanda; gitmek istediğim Ülkeler ve tabii benimle seyahat edecek cesur birini bulduğum da  Allah izin veririse bir gün mutlaka bu coğrafyada da hikayeler dinleyeceğim. Ben hayal kurarım ve hayallerim gerçekleşir. Ve öyle de oldu! Bana ne kazandıracak? Belki bir gülümseme, belki bir söz, belki elini tuttuğum için…vb. aman neysee nee.. Ben içsel yolcuğun hırpalayıcı, zorlayıcı olduğunu ama huzuru da beraberınde getirdiğini biliyorum ve inanıyorumç Cemil Meriç’in çok sevdiğim sözü ile yazımı sonlandırmak isterim. “Yaşamak yaralanmaktır. Yaralanmak da güzel. “ – Cemil Meriç,
Kendimizi tanımak… Ruhumuzun mahzenlerinde bizden habersiz yaşayan bir alay misafir var. Berhanenin bazen bir, bazen birkaç odası aydınlık. Işık binanın üst katlarında. Kendini tanımak. Kendini, yani eriyeni, dağılanı, dumanlaşanı. Sen acıların, utançların, zilletlerinle aynısın. Rüyaların, hayallerin dileklerinle bir başkası. Gideceksin. Tanrılar bile rolünü bitiren aktörler gibi kâh birer birer, kâh hep beraber çekiliyor bu sahneden. Senin zavallı gölgen zaman perdesine belki bir kere bile aksetmeden, oyuna katılmaya bir kukla gibi unutulup gidecek.
– Cemil Meriç, Bu Ülke
Fatma ÖNDER / Berlin 2017

VURUN KAHPEYE!

    • VURUN KAHPEYE!

 

    • YOL ONU, GEBERT ONU!

 

    • Çünkü sistem böyle isliyor.

 

    • Nefes alamıyorum.. Minicik çocuğun yerine oğullarımı koyuyorum; nasıl bir işkence olurdu. Erkek çocuğu için ANNE çok önemlidir. Çocuğunun annesi hatalı bile olsa deşifre edemezsin!!

 

    • Yine aynı fikirdeyim; Herkes anne-baba olamıyor maalesef. Dünya’ya getirdiğin çocuğun sorumluluğunu alamıyorsan çocuk sahibi olma!

 

    • Annesi iyi bir anne değil diyorsun, dön de bak yaptıklarına, çocuğuna yaşattıklarına bir bak bakalım SEN İYİ BİR BABA mısın? Evden ayrıldıktan BİR GÜN sonra kimse sevgilisini koluna takıp, koltuğunun altına alıp gezemez, gezmemeli! Çocuğunun psikolojısını düşünüyorsan yapmamalısın. Çevremden biliyorum;o çocukların gizli gizli ağladıklarını, hırçınlıklarını, öfkelerini, duygusallıklarını.. Şimdi siz babasınız ve çocuğunuzu çok seviyor, düşünüyor ve koruyorsunuz… Siz inanıyor musunuz? Ve bu adamları savunan kadınları anlayamıyorum.. Ve yine anlamadığım; yuva yıkan kadınların edepsizliği değil vicdansızlığı. SIRITARAK bu adamların yanında zafer kazanmış gibi pozlar veriyorsunuz! SIRTLANSINIZ!  Yahu kadın demek vicdan demek, kadın demek merhamet demek. Hiç mi düşünmezsin günü birinde senin de aynı pisliğin içine gireceğini. O minicik kalpleri düşünmeden yaptığınız her eylem umarım sizin de canınızı yaksın! Hiçbir hayaliniz gerçekleşmesin, aldatılın, hayat size acımasın her konuda! Ve kadın düşmanı KADINLAR umarım ki siz de yargıladığınız kadınların yaşadıklarını yaşarsınız!

 

    • Yine en onur kırıcı, aşağılayıcı yorumlar, eleştiriler kadınlardan geldi.. Sahiden KADIN KADINA neden bu kadar düşman? Neden her eylemde erkeği suçlamıyorsunuz da kadını suçluyorsunuz? Neden yahu! Tarafsız ol! İlla taraf olmak zorunda değilsin ki…

 

    • Bize ne insanların cinsel tercihinden.. Ahlak bekçisi değilim! Ama çocukların ve kadınların örselenmesine ve kadının HEMCİNSLERİNE ACIMADAN ÇELME TAKMASINA tahammül edemiyorum.

 

    • BOŞANDIĞINIZ KADINI YENEMEDEĞİNİZ DE YA İFTİRA ATARSINIZ YA DA ELİNDEKİNİ ALIRSINIZ(maddi-manevi) YA DA ÇOCUĞU İLE TEHDİT EDERSİNİZ! SÜRÜNSÜN KADIN!

 

    • ADAMLIK NEDİR?

 

    • Sahi siz ne zaman ADAM olursunuz? Ya da olma ihtimaliniz var mı?

 

    • ÇOCUĞUNA BİLE ŞEVKAT GÖSTERMEYEN ADAMLAR SİZE Mİ ŞEVKAT GÖSTERECEK .. bir çöp gibi ya da b*K GİBİ KLOZETE ATILIR ÜZERİNİZE BİRDE SİFON ÇEKİLİR. DEMEDİ DEMEYİN! YUVA YIKANIN YUVASI OLMAZ!! ÇOCUĞUNUN ANNESİNE İFTİRA ATAN GÜNÜN BİRİN DE ADALET İLE SINANIR! O ÇOCUĞU İYİLEŞTİRMEK İÇİN SERVETİN DE YETMEZ!

 

    • Not: yaran mı var, aldatıldın mı dediğinizi duyuyorum. Ben aldatılmadım, ya da aldatıldım hissetmedim  evliğimi bitirme nedenim bu değildi.:) Çok iyi biliyorum; bir anne çocuğunun kılına zarar verilsin istemez. Sizde ÇOCUKLARA zarar vermeyin.. Onlar çok masum… Çocuklarınızın onayını aldıktan sonra yaşayın aşkınızı ve LÜTFEN ARTIK GÖZÜNÜZÜ ENERJİNİZİ KADINLARIN ÜZERİNDEN ÇEKİN!! VE LÜTFEN ARTIK KADIN KADINI DESTEKLESİN, ANLAMAYA ÇALIŞSIN, DİNLESİN… hemcinsinin yanıda duramıyorsan lağım kokan ağzını da açma!! Lütfen!! İnsanların cinsel tercihleri, ahlakları beni hiçbir zaman ilgilendirmedi. İşime gelmediğin de sınırımı çizdim.. Fakat söz konusu ÇOCUK olduğun da küfürbaz oluyorum. KADIN’ı ezdiğinizde, aşağıladığınızda, onurunu kırdığınızda öfkemi kontrol edemiyorum… Her kadın fazlaca saygıyı hakkediyor.. ÇOCUĞUNUZUN ANNESİNİ YARGILAMADAN Bİ ÇÖPLÜĞÜNÜZE BAKIN! BELKİ DE LAĞIMA DÜŞEN FARESİNİZDİR….

 

    Fatma ÖNDER

Daima OLMAK İSTEDİĞİNİZ kişi haline gelmenin zamanı gelmedi mi?

  • BEN kimim?
    Senin düşündüğün değilim.
    Senin olmamı istediğinde değilim
    BEN, BENİM.
    Kişisel gelişim ve koçluk çalışmalarının özünü “Ben ne istiyorum?” sorusu oluşturuyor diye düşünüyorum. Bu çok kolay bir soru ve nedense üzerinde uzun uzun düşünülen tek soru budur.
    Şimdi ben size bir soru sorup kafaları karıştırmak istiyorum. “Ben kimim?”
    Kişinin kendini bilmesi, sorgulaması, gelişimine açık olması, nerede durduğu ve nereye gitmek istediği konularında net olması, kendisiyle barışık olması, hayatının sorumluluklaırnı elinde tutması önemlidir.
    Gray Douglas diyor ki ; Lütfen sorular sorunuz! Aptal sorular yoktur, sadece soru sormayan aptal insanlar vardır. Soru güçlendirir çünkü soru bizi çok daha büyük olasılıklara açar. Cevapları oturtursanız kendinizi kısıtlı sonuçlara kilitlersiniz.
    “Ya şimdiden başlayarak hepsine ve tümüyle kendinize sahip olabilseydiniz? Kendiniz olarak dünyada neyi yaratmaya muktedir olabilirdiniz?”
    “Ya siz kendi realitenizin bestecisi iseniz? Daima OLMAK İSTEDİĞİNİZ kişi haline gelmenin zamanı gelmedi mi?
    Neye inandığını ve neden inandığını bilmek önemlidir. Herşey düşünmeyle, soru sormakla ve farkındalık kazanıp değişip gelişmeyle başlıyor.
    İnançlarınızın ve değerlerinizin neler olduğunu hiç sorguladınız mı? İlişkilerimizde, iş yerimizde, aile yaşantımızda inançlarımız ve değerlimiz ile hareket etmiyor muyuz?(kavgalarımız, çatışmalarımız, huzursuzluklarımız, ego) Belki de hepimiz farklı inaç ve değerlere sahip olduğumuz için fazlaca yanılıyoruz.
    Zaman bilgiyi paylaşma ve aynı gemide olduğunu unutmama zamanı.
    Sanırım ben paylaşmayı seviyorum. Ruhumu beslediğini, şifalandırdığını düşünüyorum.
    Öğrendiğim tüm bilgileri doğru veya yanlış, yaşadığım tüm güzellikleri, düşüşlerimi, yanılgımı, aldatılmışlığımı, zaferlerimi, başarımı, başarısızlığımı, yaşadığım ihanetleri, yolumu, yolculuğumu, ayağıma takılıp beni düşüren çalıları, çöpleri , fareleri ) ,,,,vb hepsini paylaşmayı seviyorum. Okumayı, araştırmayı önemsiyorum ama DENEYİMİ daha çok önemsiyorum. Çünkü yaşamda sorular çalıştığın yerden hiç gelmez. Bana ne öğrendin diyorsan “hiç bir şey” derim. Ne biliyorsun dersen; dürüstlüğün, edebin, kendine güvenin, yaşamının sorumluluğunun sadece kendşnde olması, insanlardn sıfır beklenti ile yaşamanın muhteşem olduğunu biliyorum derim. Kendi gücünün, yapabileceklerinin farkında olmak seni asil ve saygın yapar. Herkes değerini kendi belirler. Sen kimsin diyorsan?; senin düşündüğün ve olmamı istediğin değilim derim 
    Sloganım; SAYGI VE SEVGİ DİLENİLMEZ, HAKEDİLİR.
    Fatma ÖNDER / 2018 Alaçatı

Pozitif düşünmekten yorulduk Patron!

    • Fazlaca iyi niyetimle var oluşumdan mütevellit canım yakılınca kötü niyetim tabiikide pimi çekilmiş bomba etkisinde olur.
    • Herşeyi iyi tarafından görmeye çalışmaktan, pozitif düşünmekten yorulduk…
    • Hayat bazen BERBATTIR ve yapabileceğimiz en sağlıklı şey bunu kabul etmektir. Negatif duygularımızı inkar etmek derin duygusal bozukluğa neden oluyor bence. Negatif düşünmek sorunları çözmek için gerekli . Negatif düşünce ile öfkeyi birbirine karıştıranlara; Benim değerlerimden biri şiddetten kaçınmaktır, vurmamak gibi. Tepemin tası attığında öfkemi ifade ederim ama yüzüne vurmam, tekme savurmam ÖFKENİN ÇOK AMA ÇOK SAĞLIKLI OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM. 
    • O kadar çok b*ktan değerlerimiz var ki; sürekli haklı olma isteği, maddi başarılar, manevi doyum,tatminsizlik, önyargılarımız, haz, sürekli pozitif olma,, vbvb
    • Sürekli optimist olmak ve pozitif düşünmek yaşamdaki sorunları ötelemekten inkar etmekten başka bir şey değil.
    • Freud “Bir gün geriye dönüp baktığınızda mücadele günlerinizin en güzel günleriniz olduğunu göreceksiniz.” Demiş. Benim yaşamımın en yüce anlarından bazıları; negatif, bilinmedik, belirsiz, sevimsiz, tatsız, başarısızdır.. Böyle zamanlarda iyi ve kötü değer yargılaırmı tanımlayıp neye öncelik vermem gerektiğini bulmaya çalışırım; dürüstlük(kendi duygularına ve etrafa dürüst olmak)kendi ayakları üzerinde durma, başkalarına destek olma, saygı, yardımseverlik, alçakgönüllülük, yaratıcılık, ,, gibi.
    • Gerçekte hiç kafaya takmamak diye bir şey yoktur. Öfkelenmemek diye bir şeyde yoktur ve bu imkansızdır. Hepimiz bir şeyleri kafaya takar ve öfkeleniriz. Neyi kafaya takmayı seçiyoruz? Bunlar iyi seçimler mi, kötü seçimler mi? Kabul etsekte etmesekte her zaman seçeriz. Ve seçtiklerimizin sorumluluğunu aldığımız da başarılı olabiliriz diye düşünüyorum.
    • Ahh bu seçimlerimiz.))
    • Ahh BU “EMİN OLMA” “KENDİNİ GÜVENDE HİSSETME” çabalarımız
    • HEPİMİZ; EN AKILLIMIZDA EN APTALIMIZDA SÜREKLİ YANILIYORSAK daha fazla sorgulamalıyız. Bunu pozitif düşünerek yapmamız mümkün mü? Bana göre değil. Gelişmek istiyorsak NEGATİF OLMALYIZ bazen, kuşkucu olmalıyız, sorgulamalıyız. Hastalık derecesinde kuşkucu olduğum söylenir, bazen kabul etmem bazen de hak veririm.. Evet;kuşkucuyum, güvensizim bazen de öfkeli.
    • ÖĞRENDİĞİM BİR ŞEY VARSA; “BİR ŞEY YAP” Bir şey yaparsan başarısızlık bile sizi ileri iter. Hep BİR ŞEY YAP… POZİTİF DÜŞÜNÜP ZAMANA BIRAKMA; Çünkü zaman sana bırakmıyor.
    • Arkadaşı ile sorun yaşayan, sevgilisinden veya işinden yarılan arkadaşlarıma; “SİL VEYA YIRT, YAMA YAPMAKLA UĞRAŞMA. BİR ŞEY YAP VE ERTELEME.. Çünkü bir şekilde karşına dikiliyor.” derim
    • Düşünme icraata geç.. Uzun uzun düşünmeyi sevmem ben. Harekete geçmeyi severim. HAREKETİN OLDUĞU YERDE BEREKET VAR” diye boşuna söylememiş atalarımız. Düşünğp eyleme geçiremiyorsanız, boş.. Ama eyleme geçip düşünüyorsanız yol’u yarıladınız bence Kafaları karıştırdım yine
    • Sevgilisinden ayrılan arkadaşım bana derdini anlatıtğın da “ BİR ŞEY YAP” dedim. Gözlerini faltaşı gbi açıp yüzüme baktığında;kendine şevkat göster, dğerlisin” Harekete geç;hobilerin olsun, gez, planlar yap, arkadaşlarınla görüş, kurslara katıl, yardım derneklerine git bi dolu bişey yap ama evde oturup yas tutma.. göreceksin ki hareket ettiğin de enerjin yükselecek ve hak ettiğin ilişkiyi yaşayacaksın. “fatmaonder.com.tr” Blogu açtığım da zor bir dönemden geçiyordum . Çok sevdiğim bir dostum; bir şey yapmamız lazım ama ne dedi? “BİR ŞEY YAPMAMIZ LAZIM” hala kulaklarımda çınlar. Ve bende herkese BİR ŞEY YAP derim. Sihirine inanıyorum. Bi dolu Ülkeyi dolaşıp bi dolu eğitimlere katılıp ve bi dolu hobiler edinip huzuru bulmuştum. Kendimi Öz’ümü FATMA’yı bulmuştum. O günden sonra hiç bırakmadım kendimi ) Ukala olduğumu düşünmeyin. Sen ne yapıyorsun diye sormayın dedim ya” TERCİHLERİMİZİ SEÇİP YAŞIYORUZ. HAYATTA KAFAYA TAKABİLECEĞİMİZ ŞEYLERN SINIRI OLMALI. Ol’sun o zaman…
    • Not: Öfke ile nagatif düşünceyi ve pozitif düşünce ile iyimserliği hala ayırt edemeyenler var )
    Fatma ÖNDER / 2018 ALAÇATI
Sayfalar:12