Fatma Önder

Yazar değilim, ama yazamaz da değilim...

Ben “yazar” değilim ama yazamaz da değilim

    • Ben takipçi peşinde koşan biri değilim ki İnstagram ve Twitter hesabımda beni takıp etmesini istediğim tanıdıklarım vardır.(gizli sızanlar olabilir) “YAZAR” hiç değilim. Yazdıklarımı 30 kere okuyup, ince eleyip sık dokuyup paylaşmıyorum. Tanıdıklarımın; annemin, anneannemin, komşumun, akrabamın, dostumun, mesai arkadaşımın, bir çocuğun anlattıklarından, yaşadıklarından esinlenip yazıyorum. Kendi çapımda onların duygularını, kendi hislerimle karıştırıp kaleme alıyorum. İmla hatalarını düzeltmek için bikaç kez üzerinden geçecek bollukta bir vaktim de yok. Yazdığım yazılarda beni aramanızdan yoruldum. HER YAŞADIĞIMI YAZMADIĞIM GİBİ HER YAZDIĞIMI DA YAŞAMIYORUM. İstersem ki çok istiyorum, bir kitap yazar sevdiklerime dağıtır, bir tane de hatıra olsun diye çocuklarıma saklarım. Kitap satmış, satmamış diye düşünecek değilim çok şükür bir işim var. Ama bütün gün telefon ekranında bir sağa bir sola çekip, bütün zamanını like ve retweetle geçiren, ruhunu sadece sosyal medyadan besleyip, yazdığın her yazı için “bu kız mutsuz” “ne yaşıyor acaba” gibi gibi konuşup birde “grammerini düzelt!” diye dilbilgisi dersi veren yazdığım yazılar ile ilgili merakınız beni artık güldürüyor. Fakat işi dedikodu boyutuna taşıdığınızda üzülmüyor değilim.
    • Bak ne diycem; Oldum olası sevmem dayatılan kurallara uymayı. Yazılarım da daldan dala atladığım, noktalama işaretlerine uymadığım doğrudur.
    • spontane gelişir. Aramda iyi değildir kurallar ve noktalama işaretleri ile.
    • Sormamam gereken yerde sorduğum sorular? Olmadık yerde bağırışlarım, kavgalarım, çığlıklarım,suskunluklarım!
    • Bitmemesi gerektiği anda bitirdiğim şeyler. İlerlememesi gerektiği zamanlarda yürüttüklerim.
    • Israrla dinlememem gerekenleri dinliyor olmam. Dinlemem gerekenlerden kaçmam.
    • Ve ısrarla inanmamam gerekenlere inanıyor olmam.
    • ve inatla pes etmem gereken yerde sonuna kadar gitmelerim.
    • Bana göre hepsi !!!;?? () ,. tam ve yerındeydi.
    • Olması gerektiği gibi!!
    Fatma ÖNDER

“HAYAT ŞIMARIKLIĞI AFFETMEZ!

HAYAT ŞIMARIKLIĞI AFFETMEZ!”
İmalı sözler etsem, cümleler kursam ve kimseler ses etmese. Daha çok yazasım var ama, ne yazsan bi tarafa konuluyorsun. İnsan gibi düşünüyor demek zor geliyor! Yazıp yazıp sildiğim yazılarım var benim. Yazmasam öleceğim dediğim, çığlık çığlığa sustuğum an’larım var. Konuşsam kırıp dökeceğim zamanlar oldu, sen iyisi yaz kızım belki birileri okur da yanlıştan geri döner dediğim umutlarım var benim. Biliyorum, hepimiz zaman zaman amacımızdan sapıyoruz ama mutluluğumuzu kimsenin mutsuzluğundan sağlamıyoruz. Anlatabılecegımden fazlasını gördum, gordugumden fazlasını anladım.
Yaşama karşı bir duruşu olmalı insanın;seçimlerinin, seçemediklerinin, yaşadığın yaşamın, verdiğin sözün, aldığın nefesin, ettiğin lafın UTANMASI olmalı. Karşı tarafa ulaştığında bir ağırlığı olmalı. Düşmanın bile bi vicdanı olmalı; kullanacağı açığı edebini bozmadan yapmalı!
Niyetiniz kadar ameliniz olur unutmayın! Ne diye başladınız bir işe ve şimdi neredesiniz? ALLAHIN sopası yok ama İLAHİ ADALET’i var.. Önce huzurunuzu kaçırır, sonra bereketinizi, sonra saygınlığınızı, sonra neşenizi ve yaşama sevincinizi alıverir elinizden. … Sizi çok fena zorlar yani. Kul hakkı yiyene bir gün sıkıntıdan, darlıktan, yokluktan, mutsuzluktan tırnağını yedirtir. Aldatan gün gelir boynuzlarını bileyletir. İNSAN dediğinin bir “DURUŞU” bi “DUR”’u , bi “EDEBİ” olmalı. Aksi halde kendi kuyusunu ince ince kazdığını bilmeli. Birine zarar vermek, kendi MUTLULUĞU ve ÇIKARI için birilerini harcamak onu sadece sendeletir, aptala çevirir. . Siz siz olun; basitleşip, alçalıp karaktersizlik damgası yemeyin. Sizi seven, güvenen insanlara ihanet etmeyin. İHANET etmek; bir insanı ateşe atmakla eşdeğerdir..
Fatma ÖNDER / 2017-Nice

Canım bir dost AŞK’ın tarifini sordu :)

 

 

Canım bir dost AŞK’ın tarifini sordu; )
 — “yemeğin en güzel yerini ayırmaktır AŞK” dedim ve devam ettim; karpuzu kestiğin de göbekten ince çekirdeksiz kısmını sıyırıp veriyor musun? Gecenin bi yarısı mantı istese canı mesela, açabilir misin? Seçtiğin masada manzara gören kısmı verebilir misin? tabakta kalan son parçayı. Tabakta kalan salataya ekmeğini bandırsa. )
 —  Yemekle aşkın ne alakası var yahu? 
 —  Kalbe giden yol mideden geçmiyor mu? Dedim ve devam ettim. “HERKES KENDİ PENCERESINDEN BAKAR AŞKA” Bunların hepsi sevginin göstergesidir. Tabiiki herkesin sevgi gösterme şekli farklıdır ) Şimdi duygusal bişey dicem sana; MÜZİKSİN,ŞARKISIN,ROMANSIN,ŞİİRSİN diyoruz:)) sonra ne oluyor da büyü bozuluyor? Gerçekten AŞKIN gözü kör mü? Yoksa gözün görse gönlün üstünü mü örtüyor?
 —  Kaybetmektir AŞK, Kazanma ihtimalının az olduğu bir kumar oyunudur AŞK, Özgürlüğünü hibe etmektir, köleliğe razı olmak, esir olmaktır AŞk. ,Olmayacak duaya amın demektir, imkansızı başaracağına inanmaktır, pes etmemektir AŞK. Kendinden vazgeçmektir AŞK , Kayıtsız şartsız teslim olmaktır, ÇATİŞMADIR .
 —  Ayy hiç biri hoşuma gitmedi. Yeminle tiksindim aşk’tan. Tüm olumsuzluklar AŞK’a dahil.. )) Bu arada MUTLULUĞUN tek formülü sizi seven birinin olması değil… dedim.. Ve devam ettim;YAŞAMIN BELKİ DE EN BÜYÜK İMTİHANI EVLİLİKTE ATILAN İMZA. Dikkat et! Lütfen! Yok efendim AŞK’ın inişli çıkışlı olanını severmiş.. )) Beni dinlemediği, kayle almadığı anlaşılmıştır.. ))
YAŞAMADIĞIMIZ ama hissetmek istediğimiz aşkları yazarak doğurmaya çalışıyoruz.
Bazı insanların seni anlamasını beklerken, kendini bastonla yürüyor görebilirsin; o yüzden yoluna devam et..
Hiç ihtimal vermeyince , beklemede olmuyor.Kimseyi isteyerek incitmedim ancak mutlaka birileri de benim yüzümden gözyaşı dökmüştür. Belki ben de birilerinin düşüydüm, kim bilir kimin gözünden düştüm.
“Bu hayat dediğin insana ne çok şey öğretiyor;nasıl ki sıcacık bir bakış, üzüntüyü şevkate, endişeyi sevgiye, korkuyu güvene döndürebiliyor ise cümlesiz, sessiz, sakin, huzurlu, umutlu ve de mutlu; O’nun peşine düşün e mi. Adı ne bilemem, ben KOŞULSUZ SEVGİ derim..
Fatma ÖNDER /2018 Diyarbakır