Fatma Önder

Yazar değilim, ama yazamaz da değilim...

Acımanın kökünde korku, kibir ve sözde bir alçak gönüllülük duygusu vardır;

Sevecenlik, acımadan çok daha büyük ve soylu bir şeydir. Acımanın kökünde korku, kibir ve sözde bir alçak gönüllülük duygusu vardır; hatta bazen “Bu durumda olanın ben olmadığıma memnunum…” türü kendini beğenmiş bir his görülür. Korkunuz bir başkasına dokunduğunda, acımaya dönüşür… Sevginiz bir başkasına dokunduğunda, sevecenliğe dönüşür… Yani sevecenlik üzerinde çalışmak demek, tüm canlıları aynı olduklarını ve benzer şekilde acı çektiklerini bilmek, acı çeken herkesi onurlandırmak ve kendinizi başkalarından farklı yada üstün olmadığınızı bilmektir… Acı çeken birini gördüğünüzde, ilk tepkiniz acıma değil derin bir sevecenlik olsun. Bu insana saygı ve şükran duyun; çünkü çektiği acıyla sizdeki sevecenliği uyandırdı! Bu kişi size, aydınlanmaya giden yolda, en çok geliştirmeniz gereken özelliğinizi ortaya çıkarmada, size armağanların en büyüğünü verdi… SOGYAL RINPOCHE Tibet’in Yaşam ve Ölüm Kitabından

Sevecenlik, acımadan çok daha büyük ve soylu bir şeydir. Acımanın kökünde korku, kibir ve sözde bir alçak gönüllülük duygusu vardır; hatta bazen “Bu durumda olanın ben olmadığıma memnunum…” türü kendini beğenmiş bir his görülür.
Korkunuz bir başkasına dokunduğunda, acımaya dönüşür… Sevginiz bir başkasına dokunduğunda, sevecenliğe dönüşür… Yani sevecenlik üzerinde çalışmak demek, tüm canlıları aynı olduklarını ve benzer şekilde acı çektiklerini bilmek, acı çeken herkesi onurlandırmak ve kendinizi başkalarından farklı yada üstün olmadığınızı bilmektir…
Acı çeken birini gördüğünüzde, ilk tepkiniz acıma değil derin bir sevecenlik olsun. Bu insana saygı ve şükran duyun; çünkü çektiği acıyla sizdeki sevecenliği uyandırdı! Bu kişi size, aydınlanmaya giden yolda, en çok geliştirmeniz gereken özelliğinizi ortaya çıkarmada, size armağanların en büyüğünü verdi…
SOGYAL RINPOCHE
Tibet’in Yaşam ve Ölüm Kitabından

Post a comment