Fatma Önder

Yazar değilim, ama yazamaz da değilim...

VURUN KAHPEYE!

    • VURUN KAHPEYE!

 

    • YOL ONU, GEBERT ONU!

 

    • Çünkü sistem böyle isliyor.

 

    • Nefes alamıyorum.. Minicik çocuğun yerine oğullarımı koyuyorum; nasıl bir işkence olurdu. Erkek çocuğu için ANNE çok önemlidir. Çocuğunun annesi hatalı bile olsa deşifre edemezsin!!

 

    • Yine aynı fikirdeyim; Herkes anne-baba olamıyor maalesef. Dünya’ya getirdiğin çocuğun sorumluluğunu alamıyorsan çocuk sahibi olma!

 

    • Annesi iyi bir anne değil diyorsun, dön de bak yaptıklarına, çocuğuna yaşattıklarına bir bak bakalım SEN İYİ BİR BABA mısın? Evden ayrıldıktan BİR GÜN sonra kimse sevgilisini koluna takıp, koltuğunun altına alıp gezemez, gezmemeli! Çocuğunun psikolojısını düşünüyorsan yapmamalısın. Çevremden biliyorum;o çocukların gizli gizli ağladıklarını, hırçınlıklarını, öfkelerini, duygusallıklarını.. Şimdi siz babasınız ve çocuğunuzu çok seviyor, düşünüyor ve koruyorsunuz… Siz inanıyor musunuz? Ve bu adamları savunan kadınları anlayamıyorum.. Ve yine anlamadığım; yuva yıkan kadınların edepsizliği değil vicdansızlığı. SIRITARAK bu adamların yanında zafer kazanmış gibi pozlar veriyorsunuz! SIRTLANSINIZ!  Yahu kadın demek vicdan demek, kadın demek merhamet demek. Hiç mi düşünmezsin günü birinde senin de aynı pisliğin içine gireceğini. O minicik kalpleri düşünmeden yaptığınız her eylem umarım sizin de canınızı yaksın! Hiçbir hayaliniz gerçekleşmesin, aldatılın, hayat size acımasın her konuda! Ve kadın düşmanı KADINLAR umarım ki siz de yargıladığınız kadınların yaşadıklarını yaşarsınız!

 

    • Yine en onur kırıcı, aşağılayıcı yorumlar, eleştiriler kadınlardan geldi.. Sahiden KADIN KADINA neden bu kadar düşman? Neden her eylemde erkeği suçlamıyorsunuz da kadını suçluyorsunuz? Neden yahu! Tarafsız ol! İlla taraf olmak zorunda değilsin ki…

 

    • Bize ne insanların cinsel tercihinden.. Ahlak bekçisi değilim! Ama çocukların ve kadınların örselenmesine ve kadının HEMCİNSLERİNE ACIMADAN ÇELME TAKMASINA tahammül edemiyorum.

 

    • BOŞANDIĞINIZ KADINI YENEMEDEĞİNİZ DE YA İFTİRA ATARSINIZ YA DA ELİNDEKİNİ ALIRSINIZ(maddi-manevi) YA DA ÇOCUĞU İLE TEHDİT EDERSİNİZ! SÜRÜNSÜN KADIN!

 

    • ADAMLIK NEDİR?

 

    • Sahi siz ne zaman ADAM olursunuz? Ya da olma ihtimaliniz var mı?

 

    • ÇOCUĞUNA BİLE ŞEVKAT GÖSTERMEYEN ADAMLAR SİZE Mİ ŞEVKAT GÖSTERECEK .. bir çöp gibi ya da b*K GİBİ KLOZETE ATILIR ÜZERİNİZE BİRDE SİFON ÇEKİLİR. DEMEDİ DEMEYİN! YUVA YIKANIN YUVASI OLMAZ!! ÇOCUĞUNUN ANNESİNE İFTİRA ATAN GÜNÜN BİRİN DE ADALET İLE SINANIR! O ÇOCUĞU İYİLEŞTİRMEK İÇİN SERVETİN DE YETMEZ!

 

    • Not: yaran mı var, aldatıldın mı dediğinizi duyuyorum. Ben aldatılmadım, ya da aldatıldım hissetmedim  evliğimi bitirme nedenim bu değildi.:) Çok iyi biliyorum; bir anne çocuğunun kılına zarar verilsin istemez. Sizde ÇOCUKLARA zarar vermeyin.. Onlar çok masum… Çocuklarınızın onayını aldıktan sonra yaşayın aşkınızı ve LÜTFEN ARTIK GÖZÜNÜZÜ ENERJİNİZİ KADINLARIN ÜZERİNDEN ÇEKİN!! VE LÜTFEN ARTIK KADIN KADINI DESTEKLESİN, ANLAMAYA ÇALIŞSIN, DİNLESİN… hemcinsinin yanıda duramıyorsan lağım kokan ağzını da açma!! Lütfen!! İnsanların cinsel tercihleri, ahlakları beni hiçbir zaman ilgilendirmedi. İşime gelmediğin de sınırımı çizdim.. Fakat söz konusu ÇOCUK olduğun da küfürbaz oluyorum. KADIN’ı ezdiğinizde, aşağıladığınızda, onurunu kırdığınızda öfkemi kontrol edemiyorum… Her kadın fazlaca saygıyı hakkediyor.. ÇOCUĞUNUZUN ANNESİNİ YARGILAMADAN Bİ ÇÖPLÜĞÜNÜZE BAKIN! BELKİ DE LAĞIMA DÜŞEN FARESİNİZDİR….

 

    Fatma ÖNDER

Daima OLMAK İSTEDİĞİNİZ kişi haline gelmenin zamanı gelmedi mi?

  • BEN kimim?
    Senin düşündüğün değilim.
    Senin olmamı istediğinde değilim
    BEN, BENİM.
    Kişisel gelişim ve koçluk çalışmalarının özünü “Ben ne istiyorum?” sorusu oluşturuyor diye düşünüyorum. Bu çok kolay bir soru ve nedense üzerinde uzun uzun düşünülen tek soru budur.
    Şimdi ben size bir soru sorup kafaları karıştırmak istiyorum. “Ben kimim?”
    Kişinin kendini bilmesi, sorgulaması, gelişimine açık olması, nerede durduğu ve nereye gitmek istediği konularında net olması, kendisiyle barışık olması, hayatının sorumluluklaırnı elinde tutması önemlidir.
    Gray Douglas diyor ki ; Lütfen sorular sorunuz! Aptal sorular yoktur, sadece soru sormayan aptal insanlar vardır. Soru güçlendirir çünkü soru bizi çok daha büyük olasılıklara açar. Cevapları oturtursanız kendinizi kısıtlı sonuçlara kilitlersiniz.
    “Ya şimdiden başlayarak hepsine ve tümüyle kendinize sahip olabilseydiniz? Kendiniz olarak dünyada neyi yaratmaya muktedir olabilirdiniz?”
    “Ya siz kendi realitenizin bestecisi iseniz? Daima OLMAK İSTEDİĞİNİZ kişi haline gelmenin zamanı gelmedi mi?
    Neye inandığını ve neden inandığını bilmek önemlidir. Herşey düşünmeyle, soru sormakla ve farkındalık kazanıp değişip gelişmeyle başlıyor.
    İnançlarınızın ve değerlerinizin neler olduğunu hiç sorguladınız mı? İlişkilerimizde, iş yerimizde, aile yaşantımızda inançlarımız ve değerlimiz ile hareket etmiyor muyuz?(kavgalarımız, çatışmalarımız, huzursuzluklarımız, ego) Belki de hepimiz farklı inaç ve değerlere sahip olduğumuz için fazlaca yanılıyoruz.
    Zaman bilgiyi paylaşma ve aynı gemide olduğunu unutmama zamanı.
    Sanırım ben paylaşmayı seviyorum. Ruhumu beslediğini, şifalandırdığını düşünüyorum.
    Öğrendiğim tüm bilgileri doğru veya yanlış, yaşadığım tüm güzellikleri, düşüşlerimi, yanılgımı, aldatılmışlığımı, zaferlerimi, başarımı, başarısızlığımı, yaşadığım ihanetleri, yolumu, yolculuğumu, ayağıma takılıp beni düşüren çalıları, çöpleri , fareleri ) ,,,,vb hepsini paylaşmayı seviyorum. Okumayı, araştırmayı önemsiyorum ama DENEYİMİ daha çok önemsiyorum. Çünkü yaşamda sorular çalıştığın yerden hiç gelmez. Bana ne öğrendin diyorsan “hiç bir şey” derim. Ne biliyorsun dersen; dürüstlüğün, edebin, kendine güvenin, yaşamının sorumluluğunun sadece kendşnde olması, insanlardn sıfır beklenti ile yaşamanın muhteşem olduğunu biliyorum derim. Kendi gücünün, yapabileceklerinin farkında olmak seni asil ve saygın yapar. Herkes değerini kendi belirler. Sen kimsin diyorsan?; senin düşündüğün ve olmamı istediğin değilim derim 
    Sloganım; SAYGI VE SEVGİ DİLENİLMEZ, HAKEDİLİR.
    Fatma ÖNDER / 2018 Alaçatı

Pozitif düşünmekten yorulduk Patron!

    • Fazlaca iyi niyetimle var oluşumdan mütevellit canım yakılınca kötü niyetim tabiikide pimi çekilmiş bomba etkisinde olur.
    • Herşeyi iyi tarafından görmeye çalışmaktan, pozitif düşünmekten yorulduk…
    • Hayat bazen BERBATTIR ve yapabileceğimiz en sağlıklı şey bunu kabul etmektir. Negatif duygularımızı inkar etmek derin duygusal bozukluğa neden oluyor bence. Negatif düşünmek sorunları çözmek için gerekli . Negatif düşünce ile öfkeyi birbirine karıştıranlara; Benim değerlerimden biri şiddetten kaçınmaktır, vurmamak gibi. Tepemin tası attığında öfkemi ifade ederim ama yüzüne vurmam, tekme savurmam ÖFKENİN ÇOK AMA ÇOK SAĞLIKLI OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM. 
    • O kadar çok b*ktan değerlerimiz var ki; sürekli haklı olma isteği, maddi başarılar, manevi doyum,tatminsizlik, önyargılarımız, haz, sürekli pozitif olma,, vbvb
    • Sürekli optimist olmak ve pozitif düşünmek yaşamdaki sorunları ötelemekten inkar etmekten başka bir şey değil.
    • Freud “Bir gün geriye dönüp baktığınızda mücadele günlerinizin en güzel günleriniz olduğunu göreceksiniz.” Demiş. Benim yaşamımın en yüce anlarından bazıları; negatif, bilinmedik, belirsiz, sevimsiz, tatsız, başarısızdır.. Böyle zamanlarda iyi ve kötü değer yargılaırmı tanımlayıp neye öncelik vermem gerektiğini bulmaya çalışırım; dürüstlük(kendi duygularına ve etrafa dürüst olmak)kendi ayakları üzerinde durma, başkalarına destek olma, saygı, yardımseverlik, alçakgönüllülük, yaratıcılık, ,, gibi.
    • Gerçekte hiç kafaya takmamak diye bir şey yoktur. Öfkelenmemek diye bir şeyde yoktur ve bu imkansızdır. Hepimiz bir şeyleri kafaya takar ve öfkeleniriz. Neyi kafaya takmayı seçiyoruz? Bunlar iyi seçimler mi, kötü seçimler mi? Kabul etsekte etmesekte her zaman seçeriz. Ve seçtiklerimizin sorumluluğunu aldığımız da başarılı olabiliriz diye düşünüyorum.
    • Ahh bu seçimlerimiz.))
    • Ahh BU “EMİN OLMA” “KENDİNİ GÜVENDE HİSSETME” çabalarımız
    • HEPİMİZ; EN AKILLIMIZDA EN APTALIMIZDA SÜREKLİ YANILIYORSAK daha fazla sorgulamalıyız. Bunu pozitif düşünerek yapmamız mümkün mü? Bana göre değil. Gelişmek istiyorsak NEGATİF OLMALYIZ bazen, kuşkucu olmalıyız, sorgulamalıyız. Hastalık derecesinde kuşkucu olduğum söylenir, bazen kabul etmem bazen de hak veririm.. Evet;kuşkucuyum, güvensizim bazen de öfkeli.
    • ÖĞRENDİĞİM BİR ŞEY VARSA; “BİR ŞEY YAP” Bir şey yaparsan başarısızlık bile sizi ileri iter. Hep BİR ŞEY YAP… POZİTİF DÜŞÜNÜP ZAMANA BIRAKMA; Çünkü zaman sana bırakmıyor.
    • Arkadaşı ile sorun yaşayan, sevgilisinden veya işinden yarılan arkadaşlarıma; “SİL VEYA YIRT, YAMA YAPMAKLA UĞRAŞMA. BİR ŞEY YAP VE ERTELEME.. Çünkü bir şekilde karşına dikiliyor.” derim
    • Düşünme icraata geç.. Uzun uzun düşünmeyi sevmem ben. Harekete geçmeyi severim. HAREKETİN OLDUĞU YERDE BEREKET VAR” diye boşuna söylememiş atalarımız. Düşünğp eyleme geçiremiyorsanız, boş.. Ama eyleme geçip düşünüyorsanız yol’u yarıladınız bence Kafaları karıştırdım yine
    • Sevgilisinden ayrılan arkadaşım bana derdini anlatıtğın da “ BİR ŞEY YAP” dedim. Gözlerini faltaşı gbi açıp yüzüme baktığında;kendine şevkat göster, dğerlisin” Harekete geç;hobilerin olsun, gez, planlar yap, arkadaşlarınla görüş, kurslara katıl, yardım derneklerine git bi dolu bişey yap ama evde oturup yas tutma.. göreceksin ki hareket ettiğin de enerjin yükselecek ve hak ettiğin ilişkiyi yaşayacaksın. “fatmaonder.com.tr” Blogu açtığım da zor bir dönemden geçiyordum . Çok sevdiğim bir dostum; bir şey yapmamız lazım ama ne dedi? “BİR ŞEY YAPMAMIZ LAZIM” hala kulaklarımda çınlar. Ve bende herkese BİR ŞEY YAP derim. Sihirine inanıyorum. Bi dolu Ülkeyi dolaşıp bi dolu eğitimlere katılıp ve bi dolu hobiler edinip huzuru bulmuştum. Kendimi Öz’ümü FATMA’yı bulmuştum. O günden sonra hiç bırakmadım kendimi ) Ukala olduğumu düşünmeyin. Sen ne yapıyorsun diye sormayın dedim ya” TERCİHLERİMİZİ SEÇİP YAŞIYORUZ. HAYATTA KAFAYA TAKABİLECEĞİMİZ ŞEYLERN SINIRI OLMALI. Ol’sun o zaman…
    • Not: Öfke ile nagatif düşünceyi ve pozitif düşünce ile iyimserliği hala ayırt edemeyenler var )
    Fatma ÖNDER / 2018 ALAÇATI

BU ÜLKENİN ERKEKLERİNİ NASIL BU CEHALETTEN KURTARACAKSINIZ ONU ANLATIN!

    • Dedim ya benim en büyük lanetlerimden biri geçmişi unutmamaktir. Börek açan kadın bakanımız vardı. Hatırladınız mı? O gün söz vermiştim kendime. Artık buralarda bu işlere bulaşmayacağım diye, yine dayanamadım. Gerçi ben börek yapsam ne olacak? 115000 takpçisi olan bloğumda kadınlara; yaşam hakkını, eşitliği, sevmeyi, gücünün farkında olmayı hatırlatıyorum. İki çocuklu bi kadın olarak böyle resimler paylaşıp Altınana özlü sözler yaZıyorum. Ben zaten cehennemliğim yahu! Oysa göstermelik üst baş değiştirip, 5 vakit namaz kılıp arkada her haltı yiyen ama kapı kapalı olunca gizlendiğini zanneden, insan kazıklayan, zinanın dibine vuran, ah alan, çalan, yalan söyleyen, sahtekar, küçük kızlarla sevişmeye niyetlenen, devleti sömüren, herkesin hakkını çalan, binbir türlü oyun oynayan, entrikalara inanan biri olsam yemin ediyorum başta taç olurum. Ama rezilim, paylaştığım resime bak, hem de utanmadan kadın başıma çok konuşuyorum. Kadın bakanımız o zaman talihsiz bi konuşma yapmıştı. Nefesim kesilmişti. O hakkında hiç bir fikrin olmayan ama eşleri, sevgilileri tarafından hunharca katledilen kadınlar var ya;onlar ailelerini ayakta tutmak için, o heriflerden boşanmak yerine, o evlerde dayak yiyip susmayı tercih ettiler. Hep aileler dağılmasın diye. Ama emin ol hepsi senden daha iyi börek yapıyordu.. şimdi soruyorum ; BU ÜLKENİN ERKEKLERİNİ NASIL BU CEHALETTEN KURTARACAKSINIZ ONU ANLATIN! Tanıyanlar bilir hiç bir zaman kışkırtıcı olmadım.. Ben hep anlatacağım, ikna edeceğim.. biz kadınlar her şeyin en iyisini hak ediyoruz.. bi kaç kişinin oturmamış EGO’su yüzünden kendimize zarar veremeyiz. İstediğimizi giyeriz, özgürüz, gezeriz, saati siz belirleyemeSiniz, evleniriz, evlenmeyiZ, çocuk doğururuz, doğurmayız hepsine biz karar veririz.. siz bizim adımıza karar veremezsiniz!!! Ne giyeceğimi ben bilirim. Anladınız mı? Desteklerseniz, saygı duyarız.. kendi gücünün farkında olan tüm kadınlara ve kadınları baş tacı eden, kadına saygı duyan, onurlandıran tüm erkeklere SAYGILARIMLA.. birlikte çok güZeliz… Lütfen çok soru sorun… Devleti yönetenlere, seçtiğiniz lidere..
    • BİZ KADINLAR ÖNCE SAYGIYI HAKEDİYORUZ… Bizi sevmeniz çok önemli değil ama saygı duymalısınz!
    Fatma ÖNDER

İçimdeki ilahi ışık, içindeki ilahi ışığı saygıyla selamlıyor…ॐ

Bütün ilişkilerim.
Sizi bugün onurlandırıyorum. Bu duada sizi kutsamaktan dolayı minnettarım.
Yaratana, hayatın harika hediyeleri için teşekkür ediyorum.
Kemiklerimi koruyan ve hayat deneyiminin tüm temellerini sürdüren minerallere teşekkür ediyorum.
Organlarımı ve bedenimi koruyan, sağlık veren bitkilere teşekkür ediyorum….
Beni kendi etiyle besleyen ve bu yaşam yürüyüşünde sadık arkadaşlık yapan hayvanlara teşekkür ediyorum.
Yeryüzü hayatının kutsal tekerleği üzerinde bir ruh olarak yolumu paylaşan insanlara teşekkür ediyorum.
Hayatın iniş ve çıkışları boyunca bana görünmez bir şekilde rehberlik eden ve çağlar boyunca ışığın meşalesini taşıyan ruhlara teşekkür ediyorum.
Dört değişim ve büyüme rüzgarına teşekkür ediyorum.
Hepiniz benim ilişkilerim, akrabalarım, kim olduğum ve olmadan yaşayamayacağımsınız. Hayatın çemberinde birlikte var olarak, birbirimize bağımlıyız ve kaderimizi birlikte yaratmaktayız. Birimiz, diğerinden daha önemli değil. Birimiz ötekinden evrimleşiyor ve yine de her birimiz diğerlerine bağımlıyız. Hepimiz büyük gizemin bir parçasıyız.
Bu hayat için teşekkür ediyorum…ॐ
~ Eski Bir Şaman Duası
Foto. Hindistan- objektifimden

Sahiden erdemlerin kralı mı SUSMAK?

 

 

 

Sahiden erdemlerin kralı mı SUSMAK?
Bir tomurcugun saflıgını arıyorsun düş bahcelerinde. Ben gövdesi kalınlaşmıs ağac gıbıyım. Sen SUSMASINI erdem sayan bır kadın arıyorsun. Ben sözlerimden kılıç takmısım. Sen ürkek ve muhtaç bir yaralı güvercın arıyorsun, iyileştirdiginde ucup gıtmesın dıye, ben savasıyorum hayatın içinde. Hiç o kadınlardan olamadım ben, hayat izin vermedi. Çok öğrettı, çok biledi, çok kanattı, kendince şekil verdi. Senın aradıgın kadın ben degılım canım efendım, gönlüm ısterdiı ama ben kendımı bılıırim.
Sahiden erdemlerin kralı mı SUSMAK?
Gelin görün ki yıllarca susmadan konuşmuş boş durmamışım. Masalara yatırmış, kapıları çalmış, kavgalar çıkarmışım. İlle de konuşmuş, iletişim istemişim. “İnsanlar konuşa konuşa” demişim. Ne bileyim, belki de itişmek istemişim. Sayfalarca yazmışım, susmanın gerçeğini bilememişim. Fırtınadna önceki sessizlikti, tehlikeliydi, ürkütücüydü SUSMAK gözümde ) susmamalıydım, niyeydi ki, niyeydi? Pire için yorgan yakmış, ortalığı alabora etmişliğim vardı.
SUSUYORUM şimdilerde. Yaştan mı acaba? İyiden iyiye susar oldum şimdi. Kendime şaşıyorum. İnsan neden susar ki finalde?
SUSUYORUM; iyilik ve güzellik için, inandığım için, içimden konuşmak gelmediği için, başka şeyler konuşmak için susyorum.
Yüreğimi alıp sessiz bi köşede edebimle oturuyorum. Sefam da kendime Cefam da kendime.
Susarak kendimi güzelleştiriyorum. O zaman güzelleşelim mi? 
Bu gönül meselelerinde aklın yeri yok,,Akıl meselelerinde ise bütün dertler gönülden çıkıyor.
Hepimizin ortak özelliği; güven sorunumuz var, güvenemiyoruz, teslim olamıyoruz,
Fatma ÖNDER /2018

BİR KADIN, BİR ADAM

Bir kadın, Bir Adam
Bir adam;
Sevdiği kadının varlığına şükrediyor..
Sevdiği kadının gözlerin de kayboluyor.
Kadın yalvarıyor Tanrıya… Bu AŞK gizli kalmalı..
Yoksa çok can yanacak, çok hırpalanacak birileri.
Adam’ın dilinde ki sevgi sözcüklerin de gizli bu platonik aşkın akıbeti..
Kadın kararlıydı izin vermeyecekti adamın duygularını açmasına
— Vakit geç oldu, giTmeliyim
— Kal, biraz daha kal. Gece uzun, gece karanlık, gece kederli. Yalnız kalmaktan korkuyorum.
Ve Adam;
Yaktığı yangında sevdasını kucaklıyor en uzun gecelerde.
Yaktığı yangında gurur ateşi, aşkı…
Yaktığı yangında harcadı sevdiği kadını
Ve o ADAM yaktığı yangında YANDI!! eridi…
Bir Kadın;
Gözleri hüzünlü,gözleri nemli
Hayat yolculuğunda duygularını hep kalbine kazıdı
Değişmedi mevsimleri..
Kadını ikna edemedi ADAM ve sessizce eğildi kadının kulağına;
— Boğuluyorsun…
— Beni anlamıyorsun, anlayamazsın.
— Derinler muammadır… Düşün ki yüzeye çıkınca nefes alacaksın.
— Daha önce hiç duymadığım birşey söyle.
— Aynaya bak… Vurgun yemiş balık gibisin..
O kadının kalbinde sır, gözlerinde ise yaş var.
Bir kadın, bir adam; yaşamlarına küle ettikkleri o platonik aşk yeniden yenilecekler..
SEVDİKLERİ AYRI, SEVENLERİ AYRI…
(Sevdiğim ayrı, seveNim ayrı)
Fatma ÖNDER

Bugün beni dinler misin?

    • Bugün beni dinler misin? 

 

    • Kendim için bir şey istiyorsam namerdim. Sadece senin için istiyorum. .)

 

    • Uzun süredir size hatırlattığım bi konu vardı; TEMİZLİK yapın biraz demiştim ya, ne durumdasınız? Ben başladım ama bitiremedim az kaldı  BAHAR temizliği olsun..

 

    • BUGÜN BAZI İNSANLARI HAYATINDAN ÇIKARIR MISIN LÜTFEN?

 

    • Şaşirma… Hayatını hiç tahmin edemeyeceğin kadar hafifletecek bir ricada bulundum sana… Ve biliyor musun? Ne yaparsan yap, mecburen görüştüğün o insanla bir gün kırıcı şekilde yollarını ayırman çok olası.

 

    • Samimiyetinden şüphelendiğin- sana iyi gelmeyen, yalanlarını yakaladığın ve seni menfaatleri (statü, para,,,vb)için kullandıklarını hissettiğin insanları yol yakınken çıkar hayatından. Kendine ikiyüzlülük yapma..

 

    • Esasında onları hayatın da tutarak hem kendıne hem de karşı tarafa ikiyüzlülük yapıyorsun.. Yapma…

 

    • Dün akşam bi arkadaşımla konuşurken aklıma geldi; İKİYÜZLÜLÜK

 

    • İnsan en çok kendine ikiyüzlü esasında.. Kendimize DÜRÜST olmayı beceremiyoruz bence. Hep bi; O’da kalsın, Bu kalsın, falan filan derken hoppp akıl sağlığımız ve ruh sağlığımız bozulmuş..

 

    • BEN KENDİME İKİYÜZLÜLÜK YAPMAZSAM BANA DA İYİKÜZLÜLER GELMEYECEKTİ… En azındn deneyip göreceğim. TEMİZLİK yapmazsak İYİKİLERİMİZi de kaybedebilirz.

 

    • “İYİ Kİ VARSIN” Tek bir cümle için de ne çok şey barındırır..

 

    • İYİ Kİ VARSIN; şükretmeketir, var olanın hep olmasını istemektir. “Tamam” demektir.

 

    • İYİ Kİ VARSIN; “Güvendeyim” demektir;artık aramayı bırakıp her şeyin yerli yerinde olduğunu bilmektir.

 

    • İYİ Kİ VARSIN; Başını yaslayacağın yeri bulmanın rahatlığıyle emin olmak; “o varsa bana kolay kolay bir şey olmaz” demektir.”Her şey seninle daha bi güzel”’dir iyi ki varsın.

 

    • İYİ Kİ VARSIN; “Sana ihtiyacım var” demektir. Lütfen beni bırakma demektir.

 

    • İYİ Kİ VARSIN; “yüreğime ulaştın “demektir. Sadakattir, kabuldür iyi ki varsın demek

 

    • İYİ Kİ VARSIN; birine söylenebilecek en değerli cümlelerdendir.

 

    • TÜM KALBİNİZLE İYİKİLERİNİZE YER AÇIN… HAYAT sandığımız kadar uzun değil.. Ve hakıkaten sandığımız kadar da eğlenceli ve kolay değil.. Birilerine EMEK verip arkasından ağlayacak kadar da kendine haksızlık etme.. Bence yazdıklaırmı bi düşünün… Her zaman yeniye yer açın. Yeni iyidir arkadaşlar…

 

    Fatma ÖNDER

İnsan dediğinin “DURUŞU” bi “DUR”‘u bi “EDEBİ” olmalı!

    1. Kimin bir sıkıntısı olsa soluğu yanımda aldı. Her kim “sıkıntım, acım var” dediyse, dostum bildim. Söylediğim her şeyin doğru olduğunu iddia etmem ama doğrularımı her yerde söylerim.
    1. EDEBİ olmalı insanın. Tüm insana dair duyguların; sevginin, bağlılığın, korkunun, nefretin. Yaşama karşı bir duruşu olmalı insanın;seçimlerinin, seçmediklerinin, seçemediklerinin, yaşadığın yaşamın. Verdiğin sözün, aldığın nefesin, ettiğin lafın UTANMASI olmalı. Karşı tarafa ulaştığında bir ağırlığı olmalı. Düşmanın bile bi vicdanı olmalı; kullacağı açığı edebini bozmadan yapmalı! Yeri geldiğinde her insanın yüzünün kızaracağı bir konu olmalı ve hatta sık sık yüzü kızarmalı. Utanma ve AR duygusunu sık sık hatırlamalı, durmalı, düşünmeli… İnsana dair her davranışın bir sınırı olmalı ki bireylerin karakterleri ortaya çıkmalı. İnsanı, olaylar karşısında verdiği tepki ile tanırsın” derler ya. Çok doğru. İNSAN dediğimiz bir varlığın muhteşem özelliği olmalı, boşuna övünmemeli. Hiçbir duygunun ve zaafın arkasına sığınmamalı. İNSAN dediğinin bir “DURUŞU” bi “DUR”’u , bi “EDEBİ” olmalı. Aksi halde kendi kuyusunu ince ince kazdığını bilmeli. Birine zarar vermek, kendi mutluluğu ve çıkarı için birilerini harcamak onu sadece sendeletir, aptala çevirir. Yaz bi kenara..
    1. Yine uzun oldu yazı Ne diyecektim; Siz siz olun; basitleşip, alçalıp karaktersizlik damgası yemeyin. Sizi seven, güvenen insanlara ihanet etmeyin. İHANET etmek; bir insanı ateşe atmakla eşdeğerdir.. insanların hayallerini yıkmayın, onurlarını, gurularını…. Neyseee….
    1. İyiniyetin hırpalandığı, FIRILDAĞIN döndüğü bu gezegen de bizi diğerlerinden ayıran insani erdemlerimiz olsun.. Karanlık taraflarımızın farkında olarak, hiçbir zaafımızın arkasına sığınmadan, kenDimizi nasıl parlatabilirizi düşünerek, hep EDEPLİ insan olma yolun da atalım adımlarımızı…
    Fatma ÖNDER
Sayfalar:123456789...52