Fatma Önder

Yazar değilim, ama yazamaz da değilim...

Lüksemburg/ minik Ülke :)

ÖZÜ GÜLMEYENİN YÜZÜ GÜLERMİ? Demiş Neşat Ertaş .Ne güzel demiş, ışıklar içinde uyusun. Bzende sadece varlıklarıyla güneş gibi doğanlar,yüzümüzde sebebsiz gülümsemeye neden olanlar vardır. Onlardan varsa etrafınızda elini sıkı sıkı tutun ve asla bırakmayın..

ÖZÜ GÜLMEYENİN YÜZÜ GÜLERMİ?
Demiş Neşat Ertaş .Ne güzel demiş, ışıklar içinde uyusun.
Bzende sadece varlıklarıyla güneş gibi doğanlar,yüzümüzde sebebsiz gülümsemeye neden olanlar vardır. Onlardan varsa etrafınızda elini sıkı sıkı tutun ve asla bırakmayın..

Taj Mahal

10 kasım  Ajandanın 10 Kasım gününde adım yazılımıdır? Kalbinin bir yerinde adım saklı mıdır? Benden kalan anıları nasıl hatırlarsın? Geçmişi düşünürmüsün hiç? Bir yerlerde,birilerine sarıldığında, Bir sevişmenin tora yerinde aklına düşermiyim? Yaşadıklarımızı nasıl tanımlarsın? Adım geçiyordur elbette dost sohbetlerinde. Benden izler kalmış mıdır? Bir film,bir şarkı,bir koku, Beni sana hatırlatırmı? Burnunun direği sızlar mı? Yanında olmamı istediğin Bi kaç saniye oldumu? Bugün benım doğum günüm Bilmem beni hatırlarmısın? alıntı

10 kasım
Ajandanın 10 Kasım gününde adım yazılımıdır?
Kalbinin bir yerinde adım saklı mıdır?
Benden kalan anıları nasıl hatırlarsın?
Geçmişi düşünürmüsün hiç?
Bir yerlerde,birilerine sarıldığında,
Bir sevişmenin tora yerinde aklına düşermiyim?
Yaşadıklarımızı nasıl tanımlarsın?
Adım geçiyordur elbette dost sohbetlerinde.
Benden izler kalmış mıdır?
Bir film,bir şarkı,bir koku,
Beni sana hatırlatırmı?
Burnunun direği sızlar mı?
Yanında olmamı istediğin
Bi kaç saniye oldumu?
Bugün benım doğum günüm
Bilmem beni hatırlarmısın?
alıntı

Taj Mahal

10 kasım  Ajandanın 10 Kasım gününde adım yazılımıdır? Kalbinin bir yerinde adım saklı mıdır? Benden kalan anıları nasıl hatırlarsın? Geçmişi düşünürmüsün hiç? Bir yerlerde,birilerine sarıldığında, Bir sevişmenin tora yerinde aklına düşermiyim? Yaşadıklarımızı nasıl tanımlarsın? Adım geçiyordur elbette dost sohbetlerinde. Benden izler kalmış mıdır? Bir film,bir şarkı,bir koku, Beni sana hatırlatırmı? Burnunun direği sızlar mı? Yanında olmamı istediğin Bi kaç saniye oldumu? Bugün benım doğum günüm Bilmem beni hatırlarmısın? alıntı

10 kasım
Ajandanın 10 Kasım gününde adım yazılımıdır?
Kalbinin bir yerinde adım saklı mıdır?
Benden kalan anıları nasıl hatırlarsın?
Geçmişi düşünürmüsün hiç?
Bir yerlerde,birilerine sarıldığında,
Bir sevişmenin tora yerinde aklına düşermiyim?
Yaşadıklarımızı nasıl tanımlarsın?
Adım geçiyordur elbette dost sohbetlerinde.
Benden izler kalmış mıdır?
Bir film,bir şarkı,bir koku,
Beni sana hatırlatırmı?
Burnunun direği sızlar mı?
Yanında olmamı istediğin
Bi kaç saniye oldumu?
Bugün benım doğum günüm
Bilmem beni hatırlarmısın?
alıntı

Bolivya

Benim için “salağa yatıyorsun, kurnaz olduğunu düşünüyoruz ve zeki,yoksa bu kadar da olmaz, aklımız ile dalga geçme,,,gibigibi”” diyorlar) Salağa yattığım zamanlar oluyor)) (en eğlendiğim an) fakat rol yapmıyorum zira bana yapılmasını da istemem,en nefret ettiğim diyebilirim.Neysem o,,, Rol yaptığımı düşünüyorlar.. Sinir bozacak kadar duygusal biri ROL yapamaz.O gerçektir,saftır,doğaldır,nettir, İstemediğim de, gerçekten istemediğim içindir “kaçan kovalanır” mantığında olduğumdan değil.Bana göre değil “kaçan kovalanır” mantığı. Hiç hazetmem oyunları,düzenleri.Anlamıyorlar,anlamak istemiyorlar beni..Bende çaba sarfetmiyorum zaten anladığınız kadar)) Özenle inşaa ettiğin kuleleri, oyunla,düzenle,rol yaparak yıkanlar tanıdım.Sağ gösterip sol vurmak,,neden?? Ne kazandırır ki insana? Küfür etmen gerekiyorsa et, inanki bendeki değerin bin kat artar, kızman gerekiyorsa kız,bağır,çağır yeter ki oyun-düzen olmasın!! Dürüst ol,ne istediğini bil,net ol,kafa karıştırma,zihin bulandırma..NET olmak çok mu zor!!! Ben, insanların  hesap-kitapları ile başemedim, bu bana dert oldu..Ben de boyun eğmedim bu da onlara ders oldu. Bıraktım artık insanları anlamayı,keyfime bakıyorum. KEYFİM,HUZURUM ve BEN.. çok değerliyiz. ALLAH’tan başka sığınacak kimse bulamazsın…! Bilmiyorlar ALLAH’ım  / Bilselerdi yapmazlar dı… Benim düşüncem ve benı mutlu eden tek gerçek..:) FAtma ÖNDER

Benim için “salağa yatıyorsun, kurnaz olduğunu düşünüyoruz ve zeki,yoksa bu kadar da olmaz, aklımız ile dalga geçme,,,gibigibi”” diyorlar)
Salağa yattığım zamanlar oluyor)) (en eğlendiğim an) fakat rol yapmıyorum zira bana yapılmasını da istemem,en nefret ettiğim diyebilirim.Neysem o,,,
Rol yaptığımı düşünüyorlar.. Sinir bozacak kadar duygusal biri ROL yapamaz.O gerçektir,saftır,doğaldır,nettir,
İstemediğim de, gerçekten istemediğim içindir “kaçan kovalanır” mantığında olduğumdan değil.Bana göre değil “kaçan kovalanır” mantığı.
Hiç hazetmem oyunları,düzenleri.Anlamıyorlar,anlamak istemiyorlar beni..Bende çaba sarfetmiyorum zaten anladığınız kadar))
Özenle inşaa ettiğin kuleleri, oyunla,düzenle,rol yaparak yıkanlar tanıdım.Sağ gösterip sol vurmak,,neden?? Ne kazandırır ki insana?
Küfür etmen gerekiyorsa et, inanki bendeki değerin bin kat artar, kızman gerekiyorsa kız,bağır,çağır yeter ki oyun-düzen olmasın!!
Dürüst ol,ne istediğini bil,net ol,kafa karıştırma,zihin bulandırma..NET olmak çok mu zor!!!
Ben, insanların hesap-kitapları ile başemedim, bu bana dert oldu..Ben de boyun eğmedim bu da onlara ders oldu.
Bıraktım artık insanları anlamayı,keyfime bakıyorum. KEYFİM,HUZURUM ve BEN.. çok değerliyiz.
ALLAH’tan başka sığınacak kimse bulamazsın…! Bilmiyorlar ALLAH’ım / Bilselerdi yapmazlar dı… Benim düşüncem ve benı mutlu eden tek gerçek..:)
FAtma ÖNDER

VARANASİ / GANJ NEHRİ

Bi duruşun olsun,fikirlerin ve sözlerin.Mesela gözlerin farklı baksın, farklı gül,farklı konuş. Varsın “başka” gelsin insanlara anlayamadıkları. Mesela “cahil” desinler,çok “ukala” desinler, bi b*k anlamıyor ama anlıyor gibi konuşuyor desinler. Desinler ya ne zararı olabilir ki ,,,onlar konuşsunlar.Ben bildiğimi yapıyorum , hiç vazgeçmediğim bildiğimi,yanlış da olsa bildiğimi. İnandığım her ne ise saatlerce konuşabilir  hatta sayfalarca yazabilirim.. benim için önemli olmayan yorumlar, atıflar, laflar karşısında sonsuza kadar susabilirim.  Fatma ÖNDER

Bi duruşun olsun,fikirlerin ve sözlerin.Mesela gözlerin farklı baksın, farklı gül,farklı konuş.
Varsın “başka” gelsin insanlara anlayamadıkları. Mesela “cahil” desinler,çok “ukala” desinler, bi b*k anlamıyor ama anlıyor gibi konuşuyor desinler.
Desinler ya ne zararı olabilir ki ,,,onlar konuşsunlar.Ben bildiğimi yapıyorum , hiç vazgeçmediğim bildiğimi,yanlış da olsa bildiğimi. İnandığım her ne ise saatlerce konuşabilir hatta sayfalarca yazabilirim.. benim için önemli olmayan yorumlar, atıflar, laflar karşısında sonsuza kadar susabilirim.
Fatma ÖNDER

Nepal / Değer vermek emek ister

DEĞER VERMEK EMEK İSTER...  Meşhur piyanist Arthur Rubisnstein konserlerinden birinde küçük bir  kızın hatıra defterini imzalamakta tereddüt ediyormuş.  Ellerinin çok yorulmuş olduğunu ileri sürerek,  küçük kızı başından savmaya çalışmış.  Kız, tereddüt etmeden şöyle demiş:  "Ellerinizin ne kadar yorgun olduğunu biliyorum ama  inanın benim ellerimde, sizinkiler kadar yorgun."  Arthur Rubinstein anlayamamış ve nedenini sormuş küçük kıza;  "Alkışlamaktan.." demiş küçük kız..  Karşınızdaki size değer veriyorsa eğer,  siz de ona değer vermekten hiç korkmayın.  Ama onun için değeriniz yoksa ya da onun değer listesindeki yeriniz  listenin sonlarına doğruysa korkun ona değer verirken..

DEĞER VERMEK EMEK İSTER…
Meşhur piyanist Arthur Rubisnstein konserlerinden birinde küçük bir
kızın hatıra defterini imzalamakta tereddüt ediyormuş.
Ellerinin çok yorulmuş olduğunu ileri sürerek,
küçük kızı başından savmaya çalışmış.
Kız, tereddüt etmeden şöyle demiş:
“Ellerinizin ne kadar yorgun olduğunu biliyorum ama
inanın benim ellerimde,
sizinkiler kadar yorgun.”
Arthur Rubinstein anlayamamış ve nedenini sormuş küçük kıza;
“Alkışlamaktan..” demiş küçük kız..
Karşınızdaki size değer veriyorsa eğer,
siz de ona değer vermekten hiç korkmayın.
Ama onun için değeriniz yoksa ya da onun değer listesindeki yeriniz
listenin sonlarına doğruysa korkun ona değer verirken..

Bolivya

Niceleri geldi neler istediler Sonunda dünyayı bırakıp gittiler Sen hiç gitmeyecek gibisin değil mi? O gidenlerde hep senin gibiydiler Bu dünya kimseye kalmaz bilesin Er geç kuyusunu kazar herkesin  Tut ki , Nuh kadar yaşadın zor bela  Sonunda yok olacak sen değil misin ? ÖMER HAYYAM

Niceleri geldi neler istediler
Sonunda dünyayı bırakıp gittiler
Sen hiç gitmeyecek gibisin değil mi?
O gidenlerde hep senin gibiydiler
Bu dünya kimseye kalmaz bilesin
Er geç kuyusunu kazar herkesin
Tut ki , Nuh kadar yaşadın zor bela
Sonunda yok olacak sen değil misin ?
ÖMER HAYYAM

PERU-BOLIVYA- İnka Uygarlığı

PERU / BOLIVYA – İNKA UYGARLIĞI.

Benim penceremden, Peru anlatılmaz,yaşanır. Gizemli Ülke…Peru..

Bolıvya ,,aklıma gelen ilk şey Bi Ülke nasıl bu kadar fakir kalabilmiş.Komboçya için de aynı düşüncede idim fakat Bolıvya yı görünce fikrim değişti.Yine de tüm farklılıklar,insanlar,yaşam,doğa,kültür kesinlikle görülmeli…Ne kadar anlatsan ve anlatma konusunda  ne kadar  usta olursan ol AN-LA-TIL-MAZZZ,, YAŞANIR..

Yeme-içme, kesinlikle aç kalmazsınız çok lezzetli yemekleri ve patatesleriJ) En lezzetli eti bolıvya da yedim, mısır ona keza ve 3000 çeşit pataesleri var hepsi birbirinden lezzetli.

Bu Ülke ile ilgili bi dolu yazı var pc de. Ben, farklı anlatmak istiyorum bu destinasyonu. Çok yorucu ve bi o kadar keyifli,macera dolu bi tatil yaşamadım.İyi ki gittim ve kesinlikle önereceğim PERU destinasyonu için vakit kaybetmeyin diyorum..Benim gibi sıradanıklıktan keyif almıyor iseniz ve Avrupa cazıp gelmiyor ise veee hep bi farklılık,farkındalık arıyor iseniz PERU/BOLIVYA doğru adres.Biz Amsterdam uzerınden Peru’ya uçtuk,kaç saatte Peru’YA VARDIK YAZMIYACAĞIMJ) .Tren ile yaklaşık 4 saatlik bi yolculuktan sonra MACHU PİCCHU ya varış.Gizemli şehir Machu Picchu beni büyüledi.Tekrar gitmek istediğim ama uzun yolculuğu göze alamadığım destınasyon..

Notlar: Gezı boyunca farklı hava sartları ıle kasrsılastık lahana tarzı gıyındık. Akut yükseklik hastalığı(AMS) olanlar ve olmayanlar hepimiz ilaçlarımız içmeden bu gezıyı tamamlayamadık.Çunku hakıkaten cok yüksek, gözünüz bile kuruyorJ Mide bulntısı yasamayan yok gıbıydı.Baş dönmesi,kusma,baş ağrısı,kas ağrısı normal bu destınasyonda. DEĞER, BİN KERE DEĞER BENCE.yaşadıkların ız,gördükleriniz,doğa,gizem,farklılık,…gibi gibi. Hakıkaten PERU anlatılmaz,yaşanır.

Dünya miras listesinde yer alan bi dolu yer,İnkalaırn kutsal vadısı,tren ile Macchu Picchu,Cuzco,katedral,tapınak(Avrupa da gorduklerınızden çok farklı) , küçük uçaklar ile nasça çizgileri,tekne,,,otobuüs..

BOLIVYA , DUNYA MIRAS LISTESINDE YER ALAN Tiwanaku,La Paz, cadılar pazarı, ay vadısı,puno,deniz otobusu ıle keyıflı yolculuklar,tekne ile Uros adaları çok keyıf aldığım gün oldu.UNESCO dünya mırası lıstesınde yer alan ve sırrı hala çözülemeyen   nasça çizgileri üzerinde uçmak, heyecanlı bi uçuş oldu.Titica gölü. Göl de doğal yaşam.. liste uzar. Hala tadı damağım da..Ben çok mutlu döndüm. Çok yoruldum belki fakat hayallerime sığmayacak güzellikler gordum..

GİZEMLİ ŞEHİR “MACHU PİCCHU”

Machu Picchu bugüne kadar çok iyi korunarak gelmiş olan bir İnka antik şehridir. 7 Temmuz 2007 tarihinde Dünyanın Yeni Yedi Harikası‘ndan biri olarak seçilmiştir.

And Dağları‘nın bir dağının zirvesinde, 2.360 m yükseklikte, Urubamba Vadisi üzerinde kurulmuş olup Peru‘nun Cusco şehrine 88 km mesafededir. Şehir, İnkalı bir hükümdar olan Pachacutec Yupanqui tarafından 1450 yılları civarında inşa ettirilmiştir. İspanyol istilacılar 1532 yılında buraları işgal ederken sık dağlar arasında kalmış bu şehir, istilacılar tarafından fark edilmemiş ve bu sayede zarar görmemiştir. Machu Picchu 200’den fazla merdiven sistemiyle birbirine bağlı olan taş yapıdan oluşur. Şehrin 3000 basamağı bugün hâӀâ gayet iyi durumdadır.

Kuruluş amacı ve anlamı bugüne kadar gelmiş olan tartışma konusudur. Günümüze gelmeyi başarmış bilimsel kanıt içerikli çok fazla ipucu bulunmamasından sadece tahminler yapılabilmektedir. Bu yüzden o zamanlardaki adı bilinemeyen şehir, ismini bugün yakınlarda olan bir dağ zirvesinden almıştır. dağın.

Machu Picchu’ya doğru yola çıkıyoruz. Sabah 06:40’da kalkacak olan trene yetişmek için saat: 04:30’da kalkmamız gerekiyor. Yaklaşık 4 saat kadar sürecek olan tren yolculuğumuz Cusco yakınlarındaki tren istasyonundan başlıyor. İstasyon bizim gibi turistlerle dolu. Trenin pencereleri oldukça geniş ve tavanın bir kısmı manzarayı seyredebilmeniz için cam olarak yapılmış. Sağlı sollu tarlaların ve küçük köylerin arasından geçiyoruz. İleride görünen And Dağları üzerindeki kar ve tepelerindeki bulutlarla çok hoş bir manzara oluşturuyor. Kahve, çay ve ufak ikramlar eşliğinde yapılan keyifli bir yolculuktan sonra Aquas Calientes istasyonuna varıyoruz. Buradan dağların arasından devam eden kısa bir otobüs yolcuğu ile Machu Picchu’ya ulaşıyoruz.

Peru Machu Picchu Antik Kenti Hakkında Bilgi

Machu Pichu deniz seviyesinden yaklaşık 2450 m yükseklikte, olağanüstü güzellikte tropik Amazon yağmur ormanlarının ve  And dağların arasında kurulmuş gizemli bir şehir. İnka imparatorluğunun bu yükseklikte kurduğu belki de en etkileyici yerleşim yeri. Yüksel dağların arasından kıvrılan ve dar yolları olan heyecanlı ve eğlenceli otobüs yolculuğundan sonra varış…Biraz ürkütücü yükseklik ve dağların arasın daki dar yol ama keyıflı. Macera dolu.
İnka İmparatoru Pachacutec’in bu kadar zor bir yere 1000 kişinin yaşayabileceği bir şehir inşa ettirmesinin nedenini sorgularken, İnka İmparatorlarının aynı zamanda yarı Tanrı ve Güneş’in oğlu olarak kabul edildiklerini unutmamak gerekir.Kent, çok zor bir yere yapılmış; 2450 m yükseklikte, ormanla kaplı, neredeyse hiç düz alanı olmayan, deprem bölgesinde bulunan bir dağın yamacında kurulmuş. 600 yıl boyunca şiddetli yağmur, rüzgar ve toprak kaymalarına rağmen ayakta kalmış. Ünlü İnka İmparatoru Pachacutec, Büyük İnka İmparatorluğunu kurduktan 54 yıl sonra Kaşif Cristof Colomb Yeni Dünya’yı keşfetmek için İspanya’daki küçük bir limandan gemileriyle yola çıkar. Amerika Kıtalarını keşfederek, maceracılara ve işgalcilere buranın kapılarını açar. Francisco Pizarro komutasındaki İspanyollar, Pachacutec’nin kurduğu imparatorluğu, İnkaların daha önce hiç görmediği ateşli silahlar, atlı askerler ve bu toprakların hiç tanımadığı Çiçek hastalığı ile yıkar.İnka imparatorluğu düşüşe geçince, bir zamanlar 1000 kişinin yaşadığı bu canlı şehir terkedilir ve  yaklaşık 500 sene tarihten silinir. İnkalar, şehri korumak ve saklamak için Machu Picchu’ya giden yolları ve geçitleri ortadan kaldırmışlar. Bölge çok yağmur aldığından, kısa zamanda büyüyen bitkiler bütün şehri kaplamış ve İspanyollar burayı bulamamış. Amerikalı Profesör Hiram Bingham tarafından 1911 yılında keşfedilmiş ve Dünya’nın en önemli arkeolojik buluşlarından biri olmuş.

 

Fatma ÖNDER / 9-21 temmuz 2015

 

 

AFFETMENİN DAYANILMAZ HAFİFLİĞİ:)

AFFET Yaşam dersim “SABIR” ve “AFFETMEK” üzerine..Bunu an itibariyle anlamış bulunuyorum. Şu anda en çok kimi affetmeye ihtiyacın var? “Kendine bunu sorduğunda, sana saçma da gelse, aklına gelen kişi ya da kişileri affet.” Diyor bi dönem benim de workshop’na katıldığım Beki  İkala Erikli..  “Yüreğindeki ağırlığı bırak ve affetmenin hafifliğini, huzurunu yaşa.” Diyor..  “Anlattığınız,hatta gülerek- kahkaha atarak anlatığınız kadar kolay değil “ diye çığlık atarak itiraz etmek istiyorum. “Kolay “ diyor.. “bu sadece ve sadece seni özgürleştirecek;seni.Ve senin ruhun özgürleşmek istiyor, bunu görmüyormusun,farkın da değilmisin?diye devam ediyor,uzun uzun anlatıyor..... Hatırla: Affetmek, o kişinin yaptıkları doğru anlamına gelmiyor, sadece affetmemenin yüreğindeki zehrini bırakmanı sağlıyor. O kişiyle yüzleşmene bile gerek yok. Affetmek, sadece yüreğinde yaptığın bir çalışma. Kendine affetmenin hediyesini ver. Eğer bunu yaparsan, evren de sana, bundan sonra güzel insanları ve farklı ortamları sunacak, bunu bil. Üstelik affetmek, senin yaşam dersin. Onu şimdi öğrenirsen bir daha o dersi yaşaman gerekmeyecek.Affetmeyi seç ve affetmenin hafifliğini, özgürlüğünü yaşa.. Kolay gelsin o zaman.. Günlerce çalıştığım insanlar var idi. Rüyalarım da beyaz bir balon içine koyduğum ve derin nefeslerle evrene gönderdiğim,özgür bıraktığım.Dilim de DUA olmuştu..”Yüce Rabbim, sen bana karşı yanlışta olanları bağışla.Onları bağışlayabılme gücünü bana nasip et.Kendimi ve beni üzdüğünü düşündüğüm herkesi sevgiyle kucaklıyorum” diye diyee affettim.Her “yeniay” ve “dolunay” da sadece AFFETME RİTUELİ ni yapıyordum.Çünkü tek düşündüğüm AFFETMEK. Hatırladıkça yoruluyorum,kırılıyorum,inciniyorum.Farkın da değilim ama yıpratıyorum kendimi…Sonra mı?? Sonrası herkesi AFFETTİM. ÇOK ZOR OLDU AMA BAŞARDIM. 1-Yüzde yüz affettiklerim var, ve tekrar görmek istediklerim, sil baştan başlamak istediklerim, kalbim de en ufak bi acaba olmadan sevgiyle,şevkatla birlikte yol alacaklarım. 2-Yüzde yüz affettiklerim ama mümkünse bu Dünya da karşılaşmak istemediklerim var. Hiç bi şekilde görmek istemiyorum…Yolları ışık ve aydınlık olsun. Sevgiyle )) 3-Yüzde yüz affettiklerim ama YALANLARINI-DOLANLARINI-DÜZENLERİNİ-SAHTELİKLERİNİ-KENDİ MUTLULUKLARI İÇİN YALAN SÖYLEMELERİNİ,İYİ NİYETİMİ KULLANMALARINI,GİBİ GİBİ… ALLAH’a havale ettıklerım var. Kuşkusuz hesapları soracak olan YÜCE RABBIM!BEN AFFETTİM. ALLAH AFFEDER Mİ YASATTIKLARINIZI YAŞARMISINIZ,,YOKSA NE BILEYIMM.. BİLEMİYORUM, KONU BENİ AŞAR.. yolunuz ışık olsun..mümkünse sizi de görmiyeyim… YENİAY VE DOLUNAY RITUELİNİ SEVERİM. GENEL DE UNUTURUM AMA YAPMAYA ÇALIŞIRIM.çok etkiili oluyor ozellıkle affetme konusunda ) Beysz bi kağıda yaz; kimi,kimleri affetmek istiyosun. Konu ne, hangi konular habıre onune çıkıyor,nasıl ınsanlarla sürekli karşılaşıyorsun. Nedne bu ınsanlar senın sınavın. Neyı degıstırmk ıstersın. Güzel dilekleri “yenıay” da olumsuzları,,hayatınızdan gıtmesını ıstedıklerınızı “dolunay” DA.. kolay gelsın, Fatma ÖNDER

AFFET
Yaşam dersim “SABIR” ve “AFFETMEK” üzerine..Bunu an itibariyle anlamış bulunuyorum.
Şu anda en çok kimi affetmeye ihtiyacın var?
“Kendine bunu sorduğunda, sana saçma da gelse, aklına gelen kişi ya da kişileri affet.” Diyor bi dönem benim de workshop’na katıldığım Beki İkala Erikli..
“Yüreğindeki ağırlığı bırak ve affetmenin hafifliğini, huzurunu yaşa.” Diyor..
 “Anlattığınız,hatta gülerek- kahkaha atarak anlatığınız kadar kolay değil “ diye çığlık atarak itiraz etmek istiyorum.
 “Kolay “ diyor.. “bu sadece ve sadece seni özgürleştirecek;seni.Ve senin ruhun özgürleşmek istiyor, bunu görmüyormusun,farkın da değilmisin?diye devam ediyor,uzun uzun anlatıyor…..
Hatırla: Affetmek, o kişinin yaptıkları doğru anlamına gelmiyor, sadece affetmemenin yüreğindeki zehrini bırakmanı sağlıyor. O kişiyle yüzleşmene bile gerek yok. Affetmek, sadece yüreğinde yaptığın bir çalışma. Kendine affetmenin hediyesini ver. Eğer bunu yaparsan, evren de sana, bundan sonra güzel insanları ve farklı ortamları sunacak, bunu bil.
Üstelik affetmek, senin yaşam dersin. Onu şimdi öğrenirsen bir daha o dersi yaşaman gerekmeyecek.Affetmeyi seç ve affetmenin hafifliğini, özgürlüğünü yaşa..
Kolay gelsin o zaman..
Günlerce çalıştığım insanlar var idi. Rüyalarım da beyaz bir balon içine koyduğum ve derin nefeslerle evrene gönderdiğim,özgür bıraktığım.Dilim de DUA olmuştu..”Yüce Rabbim, sen bana karşı yanlışta olanları bağışla.Onları bağışlayabılme gücünü bana nasip et.Kendimi ve beni üzdüğünü düşündüğüm herkesi sevgiyle kucaklıyorum” diye diyee affettim.Her “yeniay” ve “dolunay” da sadece AFFETME RİTUELİ ni yapıyordum.Çünkü tek düşündüğüm AFFETMEK. Hatırladıkça yoruluyorum,kırılıyorum,inciniyorum.Farkın da değilim ama yıpratıyorum kendimi…Sonra mı?? Sonrası herkesi AFFETTİM. ÇOK ZOR OLDU AMA BAŞARDIM.
1-Yüzde yüz affettiklerim var, ve tekrar görmek istediklerim, sil baştan başlamak istediklerim, kalbim de en ufak bi acaba olmadan sevgiyle,şevkatla birlikte yol alacaklarım.
2-Yüzde yüz affettiklerim ama mümkünse bu Dünya da karşılaşmak istemediklerim var. Hiç bi şekilde görmek istemiyorum…Yolları ışık ve aydınlık olsun. Sevgiyle ))
3-Yüzde yüz affettiklerim ama YALANLARINI-DOLANLARINI-DÜZENLERİNİ-SAHTELİKLERİNİ-KENDİ MUTLULUKLARI İÇİN YALAN SÖYLEMELERİNİ,İYİ NİYETİMİ KULLANMALARINI,GİBİ GİBİ… ALLAH’a havale ettıklerım var. Kuşkusuz hesapları soracak olan YÜCE RABBIM!BEN AFFETTİM. ALLAH AFFEDER Mİ YASATTIKLARINIZI YAŞARMISINIZ,,YOKSA NE BILEYIMM.. BİLEMİYORUM, KONU BENİ AŞAR.. yolunuz ışık olsun..mümkünse sizi de görmiyeyim…
YENİAY VE DOLUNAY RITUELİNİ SEVERİM. GENEL DE UNUTURUM AMA YAPMAYA ÇALIŞIRIM.çok etkiili oluyor ozellıkle affetme konusunda )
Beysz bi kağıda yaz; kimi,kimleri affetmek istiyosun. Konu ne, hangi konular habıre onune çıkıyor,nasıl ınsanlarla sürekli karşılaşıyorsun. Nedne bu ınsanlar senın sınavın. Neyı degıstırmk ıstersın. Güzel dilekleri “yenıay” da olumsuzları,,hayatınızdan gıtmesını ıstedıklerınızı “dolunay” DA.. kolay gelsın,
Fatma ÖNDER

HAYATININ PATRONU OL..

Neden yazmadığımı soruyorlar? Neden yazmıyorum, yazmak istemiyorum, hikaye mi bitti? Sanmıyorum! Her gün bir iki hikaye geliyor ve ben yazmaya üşeniyorum, etrafımdakilere anlatıyorum,, işte bu, bunu yazmalısın diyorlar… Beni bugün  arayan 2-3 kişinin anlattıkları bile roman olur, abartmıyorum.. Sanki biraz yorgunum, biraz da küs,kime,neden ben de bilmiyorum   Hafta sonu bi dgününe katıldım, gençlerin çok olduğu, çok özel ve dünya tatlısı idi hepsi..Meyhane tarzı bi yer, keyifli yemekten sonra 45’lik diye tutturdular. Tabi artık benim gibi yaş 45 yolun yarısıJ)) uyku 12 de geliyor..:)) Parantez açmak istiyorum,,AŞIK  ve birbirini koşulsuz seven insanların evrene yaydığı sinerji muhteşem, deneyimleyinJ çok tatlı çiftler vardı aramız da,birbirine saygı ve sevgi ile bakan…Neyse,,Onlar coştu,eğlendi-,,,, Biz mi ne yaptıkJ)) Biz de “Batsın bu dünya”  “böyle gelmiş böyle gidecek korkarım vallah” şarkılarına eşlik ederken kendımızden geçtik..işte bu dedik bu bizim şarkımızJ)) evli olup MUTSUZ olan ve mutsuzlukta zirve yapan arkadaşlara üzülüyorum ben..Bulun bi yolunu HAYAT kısa..Bi arkadaşım dedi ki; “sen mutsuz olursun, o neye mutsuz olduğunu, neye takıldığını bile bilmez” doğru.. Her birimizin farklı farklı hikayeleri var.. Günün birin de bi kitapgeçer eline ve orda yazan bi cümle,bir satır hayatını değiştirebilir. Benim böyle bir hikayem var..Umarım yazdıklarımı önemser ve kendinizden bişeyler bulursunuz. Hep söylüyorum “başkaları ne der korkusundan kurtulmaya başladığımdan beri,hayatım da çok şey değişti..Ben ne diyorum..Ona bakıyorum.   Çok sevdiğim bi sözü paylaşmasam olmaz! “karamsar olmak zor değil, zor olan çılgın bir fırtınadan sonra gülümseyebilmek” Bu hayat bizim, hayatının patronu olmayı beceremezsen ÇIRAK olarak yaşarsın, kim nereye çekerse,parçalara ayrılarak,bölünerek,lime lime olursun…   Neden yazmıyorum; Ne yazsam bi yerlere çekiyorlar, acılaırn kadını BERGEN  çıkarıp mutlu olma çabaları,,Hepimizin, yaraları,acıları,hüzünleri,kırgınlıkarı,mutlulukları,başarıları var.MUTLULUK bir oyun değil duygundur o senin.rol yapamazsın.neysen o. Magduru oynamaktansa,,mağrur olmayı daha çok yakıştırırım SAVAŞAN bile olsa kadına. Oyun oyunu doğurur,asalet asilliği ve vazgeçmek ÖDÜLÜ,, yırtman gerektiğinde yırt,yama yapmakla uğraşma.yaptığım bu…   Kendimi suçlamaktan vazgeçeli çok oldu.SUÇLULUK KAZANANI OLMAYAN BİR OYUN.KİMSEYE FAYDASI OLMAZ.KİMSEYE HUZUR GETİRMEZ.KENDİMİ YARGILAYIP SUÇLAMAKTAN VAZGEÇELİ HAYLİ ZAMAN OLDU.Geçmişi değiştiremem ama geçmiş ile ilgili düşüncelerimi değiştirebilirim.Herkesi bağışladım, serbest bıraktım.Artık onlar da ben de özgürüz.Herkesin kendi seçimini yapmaya, kendi seçtiği hayatı yaşamaya hakkı var.Gerçek hayatın hiç de masallardaki gibi olmadığını hepimiz biliriz.Vee “sonsuza dek mutlu yaşadılar!” sözünü duyduğumuzda, sonsuza dek süren mutlu bir son olmadığını da biliriz.Bir ilişkiden,evlilikten hatta arkadaşlıktan sonra,sadece el sıkışıp “teşekkürler,harika vakit geçirdim” diyerek kendi yolumuza gitsek, şahane olmaz mıydı? Ya da, teşekkürler bi sürü ders çıkardım bana o kadar çok şey kattın ki yolumu buldum,,gibi gibi.. yok illa “sana yapılmasını istemediğini mutlaka karşındakine yap, yol onu,gebert onu” sistem bu. Rahatlıyacak,ferahlayacak… “kendine iyi bak” diyebilsek.. diyebilsek keşke..kırgınlıklar olmasa,incinmesek,,, pişmanlıklar olmasa…   Ya ders çıkarıp iyileşmeyi deneyeceğiz ya da aynı dansı başka birileriyle yeniden  yapmayı. Ya da kimseyle dans etmeyi düşünmeyeceksin bile.Aşık olduğumuzda birbirimizin kalbini kırar  ve açarız, ardına kadar.Aşk kalpLerımızdekı o kilitli kapıları kırıp atar.Aşk genellikle huzurumuzu kaçırandönemeç ve virajlarla doludur.Ve yolumuza hiç hazır olmadığımız değişim ve dönemeç çıkarır. Yine de AŞK güzel bi duygu ve insan ömrün de mutlaka ama mutlaka bu duyguyu yaşamadan ölmemeli ki yaşayanlar bence şanslı. Bazen diyorum ama sadece bazen, boş ver ,, boşver yaaa!! Neyse!!   Bizler, karın doyurmaktan,didişmekten,sürü içinde güç kanıtlamaktan çok daha önemli şeylerin olduğunun bilincine ermek için kaç yaşamdam geçtik biliyor musun? BİN YAŞAM,ON BİN YAŞAM. VE SONRA…,,, BOŞLUĞU KENDİ HIKAYENIZ ILE DOLDURUN..:)))   Benim yaşadığım da bu …GİTMEK istiyorum,bi insandan gitmek,vazgeçmek,,hep başıma dert açan gitmelerim var benim…gidemem ben,ben kimim ki,,neyim ben,O bulunmaz hint kumaşı,vazgeçemem ben,,, olsa olsa vazgeçilir benden…Bi yol var ben ordan gidiyorum, yöntemlerim belli,yanımdakiler bunu çok iyi biliyor,bi kaç kişinin oturmamış egosu yüzünden kendime zarar veremem.Eski hatalarıma hayıflanmakla zaman kaybetmem,dersimi alırım ve arkama bakmam.Asıl savaşı kazanmak için küçük bi çarpışmayı yitirmeyi göze alırım. Ya hayatının patronu olacaksın ya da çırağı..Seçim bizim..:)) Sevgi de kalın, hepimiz çok değerliyiz ve RABBİM bu yaşamı bize hediye etti, farkına var, yol uzun gibi görünebilir ama kısa..sen ne istiyosan, o,bu, değil.   Fatma ÖNDER/2015

Neden yazmadığımı soruyorlar? Neden yazmıyorum, yazmak istemiyorum, hikaye mi bitti? Sanmıyorum!
Her gün bir iki hikaye geliyor ve ben yazmaya üşeniyorum, etrafımdakilere anlatıyorum,, işte bu, bunu yazmalısın diyorlar…
Beni bugün arayan 2-3 kişinin anlattıkları bile roman olur, abartmıyorum.. Sanki biraz yorgunum, biraz da küs,kime,neden ben de bilmiyorum
Hafta sonu bi dgününe katıldım, gençlerin çok olduğu, çok özel ve dünya tatlısı idi hepsi..Meyhane tarzı bi yer, keyifli yemekten sonra 45’lik diye tutturdular. Tabi artık benim gibi yaş 45 yolun yarısıJ)) uyku 12 de geliyor..:))
Parantez açmak istiyorum,,AŞIK ve birbirini koşulsuz seven insanların evrene yaydığı sinerji muhteşem, deneyimleyinJ çok tatlı çiftler vardı aramız da,birbirine saygı ve sevgi ile bakan…Neyse,,Onlar coştu,eğlendi-,,,,
Biz mi ne yaptıkJ)) Biz de “Batsın bu dünya” “böyle gelmiş böyle gidecek korkarım vallah” şarkılarına eşlik ederken kendımızden geçtik..işte bu dedik bu bizim şarkımızJ)) evli olup MUTSUZ olan ve mutsuzlukta zirve yapan arkadaşlara üzülüyorum ben..Bulun bi yolunu HAYAT kısa..Bi arkadaşım dedi ki; “sen mutsuz olursun, o neye mutsuz olduğunu, neye takıldığını bile bilmez” doğru.. Her birimizin farklı farklı hikayeleri var.. Günün birin de bi kitapgeçer eline ve orda yazan bi cümle,bir satır hayatını değiştirebilir. Benim böyle bir hikayem var..Umarım yazdıklarımı önemser ve kendinizden bişeyler bulursunuz. Hep söylüyorum “başkaları ne der korkusundan kurtulmaya başladığımdan beri,hayatım da çok şey değişti..Ben ne diyorum..Ona bakıyorum.
Çok sevdiğim bi sözü paylaşmasam olmaz! “karamsar olmak zor değil, zor olan çılgın bir fırtınadan sonra gülümseyebilmek” Bu hayat bizim, hayatının patronu olmayı beceremezsen ÇIRAK olarak yaşarsın, kim nereye çekerse,parçalara ayrılarak,bölünerek,lime lime olursun…
Neden yazmıyorum;
Ne yazsam bi yerlere çekiyorlar, acılaırn kadını BERGEN çıkarıp mutlu olma çabaları,,Hepimizin, yaraları,acıları,hüzünleri,kırgınlıkarı,mutlulukları,başarıları var.MUTLULUK bir oyun değil duygundur o senin.rol yapamazsın.neysen o.
Magduru oynamaktansa,,mağrur olmayı daha çok yakıştırırım SAVAŞAN bile olsa kadına. Oyun oyunu doğurur,asalet asilliği ve vazgeçmek ÖDÜLÜ,, yırtman gerektiğinde yırt,yama yapmakla uğraşma.yaptığım bu…
Kendimi suçlamaktan vazgeçeli çok oldu.SUÇLULUK KAZANANI OLMAYAN BİR OYUN.KİMSEYE FAYDASI OLMAZ.KİMSEYE HUZUR GETİRMEZ.KENDİMİ YARGILAYIP SUÇLAMAKTAN VAZGEÇELİ HAYLİ ZAMAN OLDU.Geçmişi değiştiremem ama geçmiş ile ilgili düşüncelerimi değiştirebilirim.Herkesi bağışladım, serbest bıraktım.Artık onlar da ben de özgürüz.Herkesin kendi seçimini yapmaya, kendi seçtiği hayatı yaşamaya hakkı var.Gerçek hayatın hiç de masallardaki gibi olmadığını hepimiz biliriz.Vee “sonsuza dek mutlu yaşadılar!” sözünü duyduğumuzda, sonsuza dek süren mutlu bir son olmadığını da biliriz.Bir ilişkiden,evlilikten hatta arkadaşlıktan sonra,sadece el sıkışıp “teşekkürler,harika vakit geçirdim” diyerek kendi yolumuza gitsek, şahane olmaz mıydı? Ya da, teşekkürler bi sürü ders çıkardım bana o kadar çok şey kattın ki yolumu buldum,,gibi gibi.. yok illa “sana yapılmasını istemediğini mutlaka karşındakine yap, yol onu,gebert onu” sistem bu. Rahatlıyacak,ferahlayacak… “kendine iyi bak” diyebilsek.. diyebilsek keşke..kırgınlıklar olmasa,incinmesek,,, pişmanlıklar olmasa…
Ya ders çıkarıp iyileşmeyi deneyeceğiz ya da aynı dansı başka birileriyle yeniden yapmayı. Ya da kimseyle dans etmeyi düşünmeyeceksin bile.Aşık olduğumuzda birbirimizin kalbini kırar ve açarız, ardına kadar.Aşk kalpLerımızdekı o kilitli kapıları kırıp atar.Aşk genellikle huzurumuzu kaçırandönemeç ve virajlarla doludur.Ve yolumuza hiç hazır olmadığımız değişim ve dönemeç çıkarır. Yine de AŞK güzel bi duygu ve insan ömrün de mutlaka ama mutlaka bu duyguyu yaşamadan ölmemeli ki yaşayanlar bence şanslı. Bazen diyorum ama sadece bazen, boş ver ,, boşver yaaa!! Neyse!!
Bizler, karın doyurmaktan,didişmekten,sürü içinde güç kanıtlamaktan çok daha önemli şeylerin olduğunun bilincine ermek için kaç yaşamdam geçtik biliyor musun? BİN YAŞAM,ON BİN YAŞAM. VE SONRA…,,, BOŞLUĞU KENDİ HIKAYENIZ ILE DOLDURUN..:)))
Benim yaşadığım da bu …GİTMEK istiyorum,bi insandan gitmek,vazgeçmek,,hep başıma dert açan gitmelerim var benim…gidemem ben,ben kimim ki,,neyim ben,O bulunmaz hint kumaşı,vazgeçemem ben,,, olsa olsa vazgeçilir benden…Bi yol var ben ordan gidiyorum, yöntemlerim belli,yanımdakiler bunu çok iyi biliyor,bi kaç kişinin oturmamış egosu yüzünden kendime zarar veremem.Eski hatalarıma hayıflanmakla zaman kaybetmem,dersimi alırım ve arkama bakmam.Asıl savaşı kazanmak için küçük bi çarpışmayı yitirmeyi göze alırım.
Ya hayatının patronu olacaksın ya da çırağı..Seçim bizim..:)) Sevgi de kalın, hepimiz çok değerliyiz ve RABBİM bu yaşamı bize hediye etti, farkına var, yol uzun gibi görünebilir ama kısa..sen ne istiyosan, o,bu, değil.
Fatma ÖNDER/2015

Sayfalar:1234567...14