Fatma Önder

Yazar değilim, ama yazamaz da değilim...

SIK SEYAHAT EDEN INSANLARIN BAŞARILI OLMASININ 15 NEDENI

SIK SEYAHAT EDEN İNSANLARIN BAŞARILI OLMASININ 15 NEDENİ Başarı herkes için farklı tanımlanabilir, ama gerçek olan tek bir şey var: Bazı insanlar başarır; bazıları başaramaz. Peki, başarılı insanlarda olup başarısız insanlarda olmayan ne? Başarılı bir hayat için gereken yetenekler ve alışkanlıklar ile ilgili birçok şey yazılıp çizildi. Çoğu insan istediğini başarmak için korkularının üstesinden gelmesi gerektiğini ya da özgüvenini artırması gerektiğini biliyor. Ancak bazı insanlar var ki, diğer insanlara kıyasla başarı onlara dKonfor alanlarının dışına nasıl çıkacaklarını biliyorlar Çok gezen insanlar alışılmadık durumlarla sık sık karşılaşıyorlar. Zorunda oldukları için, bilinmeyenler üzerine kafa yoruyorlar. Belirsizliklerle nasıl başa çıkmaları gerektiği, nasıl sakin ve etkileyici olmaları gerektiği gibi konularda yeni stratejiler geliştiriyorlar. Sayısız yeni tecrübe edinmelerinin katkısı yadsınamaz ve bu da hem liderlik hem de iş için başarının anahtarı. Değişime kucak açıyorlar Gezenler yenilikleri keşfederler. Etrafında sürekli yeni ve farklı şeyler olan insanlar hiç sıkılmazlar ve daha iyi odaklanırlar. Bu düşünce yapısı girişimcilik ve yaratıcılık için ilham verir. Duygularını nasıl kontrol edeceklerini biliyorlar Sıkışık uçak aktarmaları, hava alanı güvenliği tarafından sorgulanmalar, kaba otel çalışanları gibi stres faktörleri sıradan bir insanın sinirlerini alt üst edebilir. Seyahat eden kişiler duygularını kontrol etme ve baskı altında sakin kalabilme yeteneklerini geliştiriyorlar; kısacası öz farkındalık yaratmış oluyorlar. Öz farkındalık da yaratıcılığı artırıyor ve hayatta kendilerini neyin mutlu edeceğini bulmalarına yardımcı oluyor; ki bu da hayattaki en büyük mutluluk değil mi? Güvenmesini biliyor, sürekli kontrolü ellerinde tutmuyorlar Gezginler tanımadıkları kişilere de güvenirler. Dil engeli ve yabancı şehirlerdeki taksi şoförleri gibi problemlerle baş etmek zorunda kalırlar; bu nedenle de yabancıların nezaketine bağlılardır. Sürekli bir şeyleri kontrol etmemeye çalışmaları sayesinde yeni ilişkiler kurup, içten ve güvenilir arkadaş seçimleri konusunda özgüven sahibi olurlar. Korkuyla baş edebilirler Başarının anahtarı harekete geçmektir. Çok sık seyahat ettiğinizde, kendinizi geri dönüşü olmayan durumlara düşürebiliyorsunuz. Bu durum, insanların korkularıyla yüzleşmelerine ve korkuya rağmen harekete geçebilmelerine olanak sağlıyor. İmkanları görür, hemen benimserler Gezen kişilerin dünya hakkında daha çok bilgisi ve tecrübesi olur. Farklı gelenek ve kültürlerle karşılaştıkları için, pratik ve yeni yöntemler öğrenirler. Bu bilgileri hem yaşadıkları yerde hem de gittikleri diğer ülkelerde, yenilik yapıp geliştirebilecekleri imkanlar görmelerini sağlar. İstediklerini elde etmek için nasıl pazarlık edeceklerini bilirler Gezen kişiler, turist statüsünde olmalarından istifade edilemesini engellemek için pazarlık ederler. İyi pazarlık edebilme kabiliyeti -fazla ısrarcı ya da agresif olmadan- istediğinizi ya da ihtiyacınız olan şeyi elde etmenizi sağlar. Bu kabiliyetin faydalığı olduğu bir diğer alan da; gerek lider olarak gerekse iş konularında başkalarını etkilemeniz ve fikirlerinizi anlayıp kabul etmelerini sağlamanızdır. Çoğunluğun göremediği güzellikleri görürler Çok gezen kişiler farklı şeyler görür; beyinlerini, güzelliğe ve estetiğe odaklanacak şekilde kullanırlar. Sürekli yenilik hem gözleri hem de zekayı keskinleştirir. Diğer insanların sıradan diye adlandırdığı şeyleri, seyahat eden kişiler güzel olarak görür .Bu yeteneğe farklı fotoğrafçılar, şairler ve yazarlar sahiptir; ilham aldıkları şeyleri geliştirirler. Daha özgüvenli kişilerdir ve zayıf oldukları zamanlarda da özgüven sahibi gibi görünmeyi bilirler Bahsettiğimiz kişiler kendilerine güvenmeyi öğrenir ve istedikleri şeyleri başarabilecekleri konusunda özgüven sahibidir. Kendilerine inanmaları, zorluklarla karşılaştıklarında daha inatçı olmalarını ve başarısız olduklarında da kolaylıkla toparlanabilmelerini sağlar. İnsanların farklılıklarını karşı anlayışlıdırlar ve insanları oldukları gibi kabullenirler Seyahat ederken sürekli yeni insanlarla tanışırlar. Tanıştıkları kişiler hakkında fikir sahibi olmak, şehirleri ve kültürleri hakkındaki düşünceleri gibi konularda bilgi edinmek için soru sorarlar. Bu sayede doğru soruları sorma konusunda uzmanlaşırlar. Turistlerin, gittikleri yeri öğrenme isteği ve merak duygusu doğaldır. Tanıştıkları kişileri ve düşüncelerini derinlemesine dinleyip güzel bir sohbet sürdürmeleri de bunun bir sonucudur. Kolaylıkla arkadaş edinir ve herkes tarafından sevilirler. Ne zaman anı yaşamaları gerektiğini bilirler Anı yaşamayı öğrenmek hem fiziksel hem zihinsel birçok fayda sağlar. Gezenler, gittikleri ülkede zamanlarının kısıtlı olduğunu bilir. Bu durum da, genel insan ortalamasının üzerinde “anı yaşadıkları”nı düşünmelerine yol açar. Daha çok gülümser, daha mutlu hissederler Araştırmalar seyahat etmenin bizi mutlu ettiğini gösteriyor. Sık gezen insanlar ortalamadan daha fazla gülümsüyor, çünkü düzenli olarak yeni yerler keşfediyorlar. Sürekli farklı insanlarla tanışıp, inanılmaz manzaralar görüp, yeni ve lezzetli yiyecekler tattıkları için mutlu hissediyorlar. Biraz önce bahsettiğimiz anı yaşama yeteneği de mutlulukla ilişkili. Dinlemenin önemli olduğunu bilirler Çoğu insanın zorlandığı bir hayat becerisidir dinlemek. Odaklanmayı öğrenmek ve insanların bize anlattıklarını gerçekten dinlemek, hayatta başarılı olmak için oldukça önemlidir. Başarılı olmak, sağlıklı ilişkiler kurmaktan geçer; sağlıklı ve güçlü ilişkiler de insanları anlamaktan. Daha az yargılar, daha çok empati kurarlar Büyük liderler başkalarıyla ilişki kurabilmek için empati yeteneklerini kullanarak hem onların sadakatini kazanırlar, hem de işlerini büyütürler. Empati, anlama isteğinden gelir; seyahat eden kişilerde bu özelliğin olması çok doğal değil mi? Zengin olmayabilirler, ama paralarını zekice kullanırlar Seyahat eden kişiler, paralarının nelere gittiğini biliyor. Dünyayı eviniz olarak görürseniz, hayat pahalılığına göre yerler seçebilirsiniz. Hem gezip hem çalışan insanlar daha az kazanıp, birçok ülkede çok iyi şartlarda yaşayabilirler. kaynak: //www.uplifers.com/sik-seyahat-eden-insanlarin-basarili-olmasinin-15-nedeni/ aha yakın. Sık sık seyahat eden kişiler de dünyayı keşfederek hayat becerisi ediniyor. İşte sık seyahat eden kişilerin başarılı olmasının 15 nedeni:

SIK SEYAHAT EDEN İNSANLARIN BAŞARILI OLMASININ 15 NEDENİ
Başarı herkes için farklı tanımlanabilir, ama gerçek olan tek bir şey var: Bazı insanlar başarır; bazıları başaramaz. Peki, başarılı insanlarda olup başarısız insanlarda olmayan ne? Başarılı bir hayat için gereken yetenekler ve alışkanlıklar ile ilgili birçok şey yazılıp çizildi. Çoğu insan istediğini başarmak için korkularının üstesinden gelmesi gerektiğini ya da özgüvenini artırması gerektiğini biliyor. Ancak bazı insanlar var ki, diğer insanlara kıyasla başarı onlara dKonfor alanlarının dışına nasıl çıkacaklarını biliyorlar
Çok gezen insanlar alışılmadık durumlarla sık sık karşılaşıyorlar. Zorunda oldukları için, bilinmeyenler üzerine kafa yoruyorlar. Belirsizliklerle nasıl başa çıkmaları gerektiği, nasıl sakin ve etkileyici olmaları gerektiği gibi konularda yeni stratejiler geliştiriyorlar. Sayısız yeni tecrübe edinmelerinin katkısı yadsınamaz ve bu da hem liderlik hem de iş için başarının anahtarı.
Değişime kucak açıyorlar
Gezenler yenilikleri keşfederler. Etrafında sürekli yeni ve farklı şeyler olan insanlar hiç sıkılmazlar ve daha iyi odaklanırlar. Bu düşünce yapısı girişimcilik ve yaratıcılık için ilham verir.
Duygularını nasıl kontrol edeceklerini biliyorlar
Sıkışık uçak aktarmaları, hava alanı güvenliği tarafından sorgulanmalar, kaba otel çalışanları gibi stres faktörleri sıradan bir insanın sinirlerini alt üst edebilir. Seyahat eden kişiler duygularını kontrol etme ve baskı altında sakin kalabilme yeteneklerini geliştiriyorlar; kısacası öz farkındalık yaratmış oluyorlar. Öz farkındalık da yaratıcılığı artırıyor ve hayatta kendilerini neyin mutlu edeceğini bulmalarına yardımcı oluyor; ki bu da hayattaki en büyük mutluluk değil mi?
Güvenmesini biliyor, sürekli kontrolü ellerinde tutmuyorlar
Gezginler tanımadıkları kişilere de güvenirler. Dil engeli ve yabancı şehirlerdeki taksi şoförleri gibi problemlerle baş etmek zorunda kalırlar; bu nedenle de yabancıların nezaketine bağlılardır. Sürekli bir şeyleri kontrol etmemeye çalışmaları sayesinde yeni ilişkiler kurup, içten ve güvenilir arkadaş seçimleri konusunda özgüven sahibi olurlar.
Korkuyla baş edebilirler
Başarının anahtarı harekete geçmektir. Çok sık seyahat ettiğinizde, kendinizi geri dönüşü olmayan durumlara düşürebiliyorsunuz. Bu durum, insanların korkularıyla yüzleşmelerine ve korkuya rağmen harekete geçebilmelerine olanak sağlıyor.
İmkanları görür, hemen benimserler
Gezen kişilerin dünya hakkında daha çok bilgisi ve tecrübesi olur. Farklı gelenek ve kültürlerle karşılaştıkları için, pratik ve yeni yöntemler öğrenirler. Bu bilgileri hem yaşadıkları yerde hem de gittikleri diğer ülkelerde, yenilik yapıp geliştirebilecekleri imkanlar görmelerini sağlar.
İstediklerini elde etmek için nasıl pazarlık edeceklerini bilirler
Gezen kişiler, turist statüsünde olmalarından istifade edilemesini engellemek için pazarlık ederler. İyi pazarlık edebilme kabiliyeti -fazla ısrarcı ya da agresif olmadan- istediğinizi ya da ihtiyacınız olan şeyi elde etmenizi sağlar. Bu kabiliyetin faydalığı olduğu bir diğer alan da; gerek lider olarak gerekse iş konularında başkalarını etkilemeniz ve fikirlerinizi anlayıp kabul etmelerini sağlamanızdır.
Çoğunluğun göremediği güzellikleri görürler
Çok gezen kişiler farklı şeyler görür; beyinlerini, güzelliğe ve estetiğe odaklanacak şekilde kullanırlar. Sürekli yenilik hem gözleri hem de zekayı keskinleştirir. Diğer insanların sıradan diye adlandırdığı şeyleri, seyahat eden kişiler güzel olarak görür .Bu yeteneğe farklı fotoğrafçılar, şairler ve yazarlar sahiptir; ilham aldıkları şeyleri geliştirirler.
Daha özgüvenli kişilerdir ve zayıf oldukları zamanlarda da özgüven sahibi gibi görünmeyi bilirler
Bahsettiğimiz kişiler kendilerine güvenmeyi öğrenir ve istedikleri şeyleri başarabilecekleri konusunda özgüven sahibidir. Kendilerine inanmaları, zorluklarla karşılaştıklarında daha inatçı olmalarını ve başarısız olduklarında da kolaylıkla toparlanabilmelerini sağlar.
İnsanların farklılıklarını karşı anlayışlıdırlar ve insanları oldukları gibi kabullenirler
Seyahat ederken sürekli yeni insanlarla tanışırlar. Tanıştıkları kişiler hakkında fikir sahibi olmak, şehirleri ve kültürleri hakkındaki düşünceleri gibi konularda bilgi edinmek için soru sorarlar. Bu sayede doğru soruları sorma konusunda uzmanlaşırlar. Turistlerin, gittikleri yeri öğrenme isteği ve merak duygusu doğaldır. Tanıştıkları kişileri ve düşüncelerini derinlemesine dinleyip güzel bir sohbet sürdürmeleri de bunun bir sonucudur. Kolaylıkla arkadaş edinir ve herkes tarafından sevilirler.
Ne zaman anı yaşamaları gerektiğini bilirler
Anı yaşamayı öğrenmek hem fiziksel hem zihinsel birçok fayda sağlar. Gezenler, gittikleri ülkede zamanlarının kısıtlı olduğunu bilir. Bu durum da, genel insan ortalamasının üzerinde “anı yaşadıkları”nı düşünmelerine yol açar.
Daha çok gülümser, daha mutlu hissederler
Araştırmalar seyahat etmenin bizi mutlu ettiğini gösteriyor. Sık gezen insanlar ortalamadan daha fazla gülümsüyor, çünkü düzenli olarak yeni yerler keşfediyorlar. Sürekli farklı insanlarla tanışıp, inanılmaz manzaralar görüp, yeni ve lezzetli yiyecekler tattıkları için mutlu hissediyorlar. Biraz önce bahsettiğimiz anı yaşama yeteneği de mutlulukla ilişkili.
Dinlemenin önemli olduğunu bilirler
Çoğu insanın zorlandığı bir hayat becerisidir dinlemek. Odaklanmayı öğrenmek ve insanların bize anlattıklarını gerçekten dinlemek, hayatta başarılı olmak için oldukça önemlidir. Başarılı olmak, sağlıklı ilişkiler kurmaktan geçer; sağlıklı ve güçlü ilişkiler de insanları anlamaktan.
Daha az yargılar, daha çok empati kurarlar
Büyük liderler başkalarıyla ilişki kurabilmek için empati yeteneklerini kullanarak hem onların sadakatini kazanırlar, hem de işlerini büyütürler. Empati, anlama isteğinden gelir; seyahat eden kişilerde bu özelliğin olması çok doğal değil mi?
Zengin olmayabilirler, ama paralarını zekice kullanırlar
Seyahat eden kişiler, paralarının nelere gittiğini biliyor. Dünyayı eviniz olarak görürseniz, hayat pahalılığına göre yerler seçebilirsiniz. Hem gezip hem çalışan insanlar daha az kazanıp, birçok ülkede çok iyi şartlarda yaşayabilirler.
kaynak: //www.uplifers.com/sik-seyahat-eden-insanlarin-basarili-olmasinin-15-nedeni/
aha yakın. Sık sık seyahat eden kişiler de dünyayı keşfederek hayat becerisi ediniyor. İşte sık seyahat eden kişilerin başarılı olmasının 15 nedeni:

 

Belçika/Brugge

Babaannem derdi ki: "Gitmez dediğin, gider; bitmez dediğin, biter... Don lastiği bile  ancak esneyene kadar işini güder... ... Cesaret dediğin şey, her zaman seçtiklerin değil, kimi zaman vazgeçtiklerindir kızım... Varsın olsun... Her şey yerinde iyi, herkes yerinde huzuru bulsun... İyi malın çığırtkanı mı olurmuş? Sarraf bilir ziynetin kıymetini... ******************************* "İnsan bazen haklı olmaktan vazgeçer  sadece mutlu olmak ister kızım... Acıkan "doymam", ... susayan "kanmam" bilen "yanılmam",  giden "ardıma bile bakmam" alışan, "ömrümün sonuna kadar bıkmam" sevdalı, "ondan başkasına gözümü açamam" der de devran ansızın pusulayı şaşırırmış... Sen bir kaşık umuttan ne sofralar düzerken bırak, elin mayası ekşimiş hakkı,  haklılığında kalsın... Ne "evet", ne "hayır" de, gül, geç!...  El hakkını avutan,  kendi sabrını taşırmış..."MERAL DEMİR

Babaannem derdi ki:
“Gitmez dediğin, gider;
bitmez dediğin, biter…
Don lastiği bile
ancak esneyene kadar işini güder…

Cesaret dediğin şey,
her zaman seçtiklerin değil,
kimi zaman vazgeçtiklerindir kızım…
Varsın olsun…
Her şey yerinde iyi,
herkes yerinde huzuru bulsun…
İyi malın çığırtkanı mı olurmuş?
Sarraf bilir ziynetin kıymetini…
*******************************
“İnsan bazen haklı olmaktan vazgeçer
sadece mutlu olmak ister kızım…
Acıkan “doymam”, …
susayan “kanmam”
bilen “yanılmam”,
giden “ardıma bile bakmam”
alışan, “ömrümün sonuna kadar bıkmam”
sevdalı, “ondan başkasına gözümü açamam” der de
devran ansızın pusulayı şaşırırmış…
Sen bir kaşık umuttan ne sofralar düzerken
bırak, elin mayası ekşimiş hakkı,
haklılığında kalsın…
Ne “evet”, ne “hayır” de, gül, geç!…
El hakkını avutan,
kendi sabrını taşırmış…”MERAL DEMİR

Hollanda/Rotterdam

Babaannem derdi ki: "Acıların tümünü yüklenme kızım... Oluruna bırak... Oluru almazsa, ... olmazı düşünsün... Kimine akıl parasıdır kaybettiği, kimine gönül yarası... Kefareti sen neden ödüyorsun? Bırak burnu sensizliğe gömülen, üşüsün... Salıver gitsin... Çünkü sen artık  dert etmeye layıkiyet sunduklarının hiç eremeyeceği düşüsün..."MERAL DEMİR

Babaannem derdi ki:
“Acıların tümünü yüklenme kızım…
Oluruna bırak…
Oluru almazsa, …
olmazı düşünsün…
Kimine akıl parasıdır kaybettiği,
kimine gönül yarası…
Kefareti sen neden ödüyorsun?
Bırak burnu sensizliğe gömülen, üşüsün…
Salıver gitsin…
Çünkü sen artık
dert etmeye layıkiyet sunduklarının
hiç eremeyeceği düşüsün…”MERAL DEMİR

İspanya

Babaannem derdi ki: "Bazen "olsun" dediğin şeylerin olmadığına, bazen "olmasın" dediğin şeylerin olduğuna sonradan sevinirsin... Ne hüzün içinde debelenişlerin,... ne sevinç içinde tebessüm edişlerin  senin için hayır olduğundan emin olabilirsin... Başına gelen her şeyde bir ders düz giden her yolda bir ters her selamete gidişte  bir sabrın gerçek anahtar olduğunu yaşayarak öğrenirsin... Yediğin yemeğin bile güzel olduğunu  hazmetmeden söyleme kızım... Ne karşılaştığın insanların, ne yüzüne gülenlerde sarf edilen lisanların ne okkalı bir şamar gibi damarına basanların ne tutturduğun yolda yoldaş olup ilk kavşakta tozanların, ne yalnız bırakanların, ne etrafını saranların günahı var... Onlar kimi zaman senin üstüne bereket, yağmur kimi zaman kış, boran, kar, çamur, kimi zaman bahar, bahçe, çiçek olur... Sabrı öğrenirsin kızım,  sabrı öğrenirsin... "Gelmişse başa, vardır mutlak bir hayır" demeyi eninde sonunda becerir ceremesini ödediğin acılara güler geçer kim bilir belki de toyluğuna bilenirsin..."MERAL DEMİR

Babaannem derdi ki:
“Bazen “olsun” dediğin şeylerin olmadığına,
bazen “olmasın” dediğin şeylerin olduğuna
sonradan sevinirsin…
Ne hüzün içinde debelenişlerin,…
ne sevinç içinde tebessüm edişlerin
senin için hayır olduğundan emin olabilirsin…
Başına gelen her şeyde bir ders
düz giden her yolda bir ters
her selamete gidişte
bir sabrın gerçek anahtar olduğunu
yaşayarak öğrenirsin…
Yediğin yemeğin bile güzel olduğunu
hazmetmeden söyleme kızım…
Ne karşılaştığın insanların,
ne yüzüne gülenlerde sarf edilen lisanların
ne okkalı bir şamar gibi damarına basanların
ne tutturduğun yolda yoldaş olup
ilk kavşakta tozanların,
ne yalnız bırakanların,
ne etrafını saranların günahı var…
Onlar kimi zaman senin üstüne bereket, yağmur
kimi zaman kış, boran, kar, çamur,
kimi zaman bahar, bahçe, çiçek olur…
Sabrı öğrenirsin kızım,
sabrı öğrenirsin…
“Gelmişse başa,
vardır mutlak bir hayır” demeyi
eninde sonunda becerir
ceremesini ödediğin acılara güler geçer
kim bilir belki de toyluğuna bilenirsin…”MERAL DEMİR

Santorını/Yunanistan

BANA MUTLULUĞU ANLATABILIRMISIN? Herkes için farklıdır mutluluğun tanımı. Mutluluğa giden bir yol yok . En çok istediğiniz nedir sorusuna herkes MUTLULUK diyecektir. Schopenhauer gibi düşünürlere göre mutluluk, “mutsuz olmamak”tır. Bu konu peygamberleri,bilginleri,bilgeleri,bilim adamlarını hep düşündürmüşdür hasta için sağlık,aşık için kavuşmak,altın kafesteki kuş için özgürlüktür mutluluk, mutluluk elımızde olanlara sevınmek , olmayanlara uzulmemektır sevdiklerimizin yüzündeki koca bi tebessümdür,sevmek ve sevilmektir. Kafa tuttuğun olumsuzlukları yendiğinde yaşadığın zaferdir mutluluk. ŞÜKRETMEK bana göre mutluluğun farklı bir ifadesidir. Yaratıcıdan razı olmak ve ondan gelene razı olmak. hayaller ve istekler peşinde koşmak insanın mutlulugunu ve huzurunu alıp göturuyor. Arkadaşlar ile biraraya geldiğimizde mutemadıyen konuştuğumuz konu.Bu şehir bizi doyumsuz yapıyor,isteklerimiz hiç bitmiyor.MUTLUMUYUZ pekı ? HAYIR! Oysa küçük bi kasabada daha sakin bi hayat, beklentisiz,elinde olanla mutlu olma becerısı..bu zor değil.Yarış halındeyız,arabımızı değiştirelim,evimizi yenileyelim,çocuğumuz en iyi okullarda okusun,yatırım için bi ev hatta bi ev daha alsak nasıl olur?masaj-sauna,eğlence,yemek,tatıl,ev,araba MUTLULUK için yeterli değil. pencere n in kenarında ekmek bekleyen güvercinin içimizde yaşama sevinci hissi yaşatmasıdır mutluluk. Çok fazla hayal ve beklenti içinde olmak MUTLULUĞUN ve HUZURUN düşmanıdır. HAYAT bize güvendiğimiz dağların genelde karlı olduğunu ,,güvensiz sanılan dağlarda ise şahane çiçekler yetiştiğini öğretti. bunu bilerek yaşamaktır mutluluk, PEKİ MUTLULUK NERDE BAŞLIYOR? Bana göre kalpte,gözlerde,bakışlarda.İyi niyetli bi söz,tatlı,sevkatle bakan bi çift göz. DUA et,Şükret,umut et, Mutlaka kendine ve ailene bir gün ayır. Duyduğun herşeye inanma. Değişiklikleri kucakla ama asla kendi değerlerini reddetme. Hobilerini keşfet İyi ve dürüstçe bir hayat sür, yaşlandığında ve geçmişi hatırladığında bundan ne kadar mutlu olacağını düşün Her gece başını yastığa koyduğunda vicdanın ile mutlaka hesaplaşmanı yap. En değerli şeyimiz, ailemiz,sağlığımız, işimiz,onurumuz.Kaybedildiğinde kolay kolay telafisi olmayan şeyler. En kıymetli mücevheri görelim. AİLEMİZ,SEVDİKLERİMİZ,DOSTLARIMIZ. BANA MUTLULUĞUN RESMINI YAPABILIRMISIN ? Biz çocukken resimlerimizde bi ev çizerdik evin bacasından duman çıkardı. uçurma yapıp gökyüzüne salardık.Her taraf yeşildi,ağaçlar yaz kış çiçek açardı. Mevsim hep bahardı. BİR ÇOCUĞA KALEM VERSEN İLK ÇİZECEĞİ ŞEYDİ MUTLULUK. SİZ HAYATA ÇOCUK GÖZLERLE BAKTINIZ MI HİÇ? Fatma Önder- 12/12/2014

BANA MUTLULUĞU ANLATABILIRMISIN?
Herkes için farklıdır mutluluğun tanımı.
Mutluluğa giden bir yol yok .
En çok istediğiniz nedir sorusuna herkes MUTLULUK diyecektir.
Schopenhauer gibi düşünürlere göre mutluluk, “mutsuz olmamak”tır.
Bu konu peygamberleri,bilginleri,bilgeleri,bilim adamlarını hep düşündürmüşdür
hasta için sağlık,aşık için kavuşmak,altın kafesteki kuş için özgürlüktür mutluluk,
mutluluk elımızde olanlara sevınmek , olmayanlara uzulmemektır
sevdiklerimizin yüzündeki koca bi tebessümdür,sevmek ve sevilmektir.
Kafa tuttuğun olumsuzlukları yendiğinde yaşadığın zaferdir mutluluk.
ŞÜKRETMEK bana göre mutluluğun farklı bir ifadesidir.
Yaratıcıdan razı olmak ve ondan gelene razı olmak.
hayaller ve istekler peşinde koşmak insanın mutlulugunu ve huzurunu alıp göturuyor.
Arkadaşlar ile biraraya geldiğimizde mutemadıyen konuştuğumuz konu.Bu şehir bizi doyumsuz yapıyor,isteklerimiz hiç bitmiyor.MUTLUMUYUZ pekı ? HAYIR! Oysa küçük bi kasabada daha sakin bi hayat, beklentisiz,elinde olanla mutlu olma becerısı..bu zor değil.Yarış halındeyız,arabımızı değiştirelim,evimizi yenileyelim,çocuğumuz en iyi okullarda okusun,yatırım için bi ev hatta bi ev daha alsak nasıl olur?masaj-sauna,eğlence,yemek,tatıl,ev,araba MUTLULUK için yeterli değil.
pencere n in kenarında ekmek bekleyen güvercinin içimizde yaşama sevinci hissi yaşatmasıdır mutluluk.
Çok fazla hayal ve beklenti içinde olmak MUTLULUĞUN ve HUZURUN düşmanıdır.
HAYAT bize güvendiğimiz dağların genelde karlı olduğunu ,,güvensiz sanılan dağlarda ise şahane çiçekler yetiştiğini öğretti.
bunu bilerek yaşamaktır mutluluk,
PEKİ MUTLULUK NERDE BAŞLIYOR?
Bana göre kalpte,gözlerde,bakışlarda.İyi niyetli bi söz,tatlı,sevkatle bakan bi çift göz.
DUA et,Şükret,umut et,
Mutlaka kendine ve ailene bir gün ayır.
Duyduğun herşeye inanma.
Değişiklikleri kucakla ama asla kendi değerlerini reddetme.
Hobilerini keşfet
İyi ve dürüstçe bir hayat sür, yaşlandığında ve geçmişi hatırladığında bundan ne kadar mutlu olacağını düşün
Her gece başını yastığa koyduğunda vicdanın ile mutlaka hesaplaşmanı yap.
En değerli şeyimiz, ailemiz,sağlığımız, işimiz,onurumuz.Kaybedildiğinde kolay kolay telafisi olmayan şeyler.
En kıymetli mücevheri görelim. AİLEMİZ,SEVDİKLERİMİZ,DOSTLARIMIZ.
BANA MUTLULUĞUN RESMINI YAPABILIRMISIN ?
Biz çocukken resimlerimizde bi ev çizerdik evin bacasından duman çıkardı.
uçurma yapıp gökyüzüne salardık.Her taraf yeşildi,ağaçlar yaz kış çiçek açardı.
Mevsim hep bahardı.
BİR ÇOCUĞA KALEM VERSEN İLK ÇİZECEĞİ ŞEYDİ MUTLULUK.
SİZ HAYATA ÇOCUK GÖZLERLE BAKTINIZ MI HİÇ?
Fatma Önder- 12/12/2014

Cu Chi Tüneli/VİETNAM

HAYAT SONU BELLİ OLMAYAN BİR YOLDUR! Zor, çetin ama keyifli yolculuklarım oldu.Hepimizin için de zorlu sınavları var.Acıtarak,kanatarak belki ama öğrenene kadar uğraşıyor bizimle.Aklın alamasada gönlün razı olmasa da ödevin bu senin.Hep savaşarak,uğraşarak,didişerek,düşerek,kalkarak,yenilerek ve yine kalkıp yine yenilerek ama hiç bıkmadan,usanmadan,,,,Zor yıllar,zor yollar,çıkılmaz sokaklar,,, Yine, y…eni,yeniden yola devam ederek .iyi-kötü ne olursa olsun,hüzünlere aldırmadan,yaşanmışları severek,kabullenerek,güçlenerek,,YAŞAMAK.Güçlenerek yola devam ettiren öldürmeyen acıları severek. Nasıl yaşadın, neden öyle yaşadın, neyi yapabilecekken yapmadın? Başka bir yol, başka bir anlam arıyordun,yanlış zilleri,yanlişkapıları çaldın,yanlış yollara saptın,yanlış insanları sevdin,yanlış evler de yaşadın…. Yaşlanmak ve yaş almak beni her zaman düşündürdü.Kolay kolay herkese eğilmez benim ASİ başım. Hayata karşı hiç boyun eğmedim aksine hep dik durdum .seçilen değil seçen olddum.Teşekkürüm var hayata, hayatımdaki bütün insanlara.. Şanslı olduğum söylenemez. 44 yıllık yaşantım da şansımı çok zorladığım mücadeleci ruhum olduğu kanısına vardım.Üzülmeyi bıraktım. “Bu Dünya da beni anlayacak kimse yok” dediğim çok zaman oldu.Küstüm,kırıldım,incindim pes ettim,yoruldum sonra sil batan Sil baştan başlamak gerek bazen,hayatı sıfırlamak,,,sıfırdan değil belki ama yeniden başlamak.. Hayat, iki devreden oluşuyor; birinci yarı, ikinci yarı. Dokunmuyorum hayatımın kumandasına,zaplamıyorum zamanı. Mevsimim gelmiş işte daha ne istiyorum? Omzumda ince bi şal, elimde sıcacık çayım ve müziğim… Çocukluğum geldi aklıma,gençliğim, o kavakları yerlerınden eden yellerin estiği yıllara götürdü beni..vay be ne günlerdi… Önce şaşırdım sonra ürktüm. Zamanmı hızlı geçiyor ben mi hızlı koşuyordum çözemedim.Geçmi kalmıştım yoksa yolun başındamıydım,, bilemedim…Yolun yarısını 35 kabul etmiş Cahit Sıtkı,, oysa benn,,,, Yolun yarısına geldiğin de şoyle sağlam bi tokat yemişsindir hayattan.Sağlam bi yere düşmüşlüğün ve kalkmışlığın olmuştur.En az bı kere kendını yenik,aciz,yalnız hissetmişsindir.Mesela bi kaç tane kabuk bağlayan yaranı tatlı tatlı kaşımışlığın vardır. Telefon rehberini en az bi kere temizlemişsindir.En az bi kete yenıden başlama kararrı vermıs bunu denemıs veya deneyememıssındır. Bi kaç çizgi,bikaç kesik,bikaç yara kalbin de yüreğinde,, hissettiğimle dikine dikine dosdoğru yaşam çabam var… Fatma ÖNDER

HAYAT SONU BELLİ OLMAYAN BİR YOLDUR!
Zor, çetin ama keyifli yolculuklarım oldu.Hepimizin için de zorlu sınavları var.Acıtarak,kanatarak belki ama öğrenene kadar uğraşıyor bizimle.Aklın alamasada gönlün razı olmasa da ödevin bu senin.Hep savaşarak,uğraşarak,didişerek,düşerek,kalkarak,yenilerek ve yine kalkıp yine yenilerek ama hiç bıkmadan,usanmadan,,,,Zor yıllar,zor yollar,çıkılmaz sokaklar,,,
Yine, y…eni,yeniden yola devam ederek .iyi-kötü ne olursa olsun,hüzünlere aldırmadan,yaşanmışları severek,kabullenerek,güçlenerek,,YAŞAMAK.Güçlenerek yola devam ettiren öldürmeyen acıları severek.
Nasıl yaşadın, neden öyle yaşadın, neyi yapabilecekken yapmadın? Başka bir yol, başka bir anlam arıyordun,yanlış zilleri,yanlişkapıları çaldın,yanlış yollara saptın,yanlış insanları sevdin,yanlış evler de yaşadın….
Yaşlanmak ve yaş almak beni her zaman düşündürdü.Kolay kolay herkese eğilmez benim ASİ başım. Hayata karşı hiç boyun eğmedim aksine hep dik durdum .seçilen değil seçen olddum.Teşekkürüm var hayata, hayatımdaki bütün insanlara..
Şanslı olduğum söylenemez. 44 yıllık yaşantım da şansımı çok zorladığım mücadeleci ruhum olduğu kanısına vardım.Üzülmeyi bıraktım. “Bu Dünya da beni anlayacak kimse yok” dediğim çok zaman oldu.Küstüm,kırıldım,incindim pes ettim,yoruldum sonra sil batan Sil baştan başlamak gerek bazen,hayatı sıfırlamak,,,sıfırdan değil belki ama yeniden başlamak..
Hayat, iki devreden oluşuyor; birinci yarı, ikinci yarı. Dokunmuyorum hayatımın kumandasına,zaplamıyorum zamanı. Mevsimim gelmiş işte daha ne istiyorum? Omzumda ince bi şal, elimde sıcacık çayım ve müziğim…
Çocukluğum geldi aklıma,gençliğim, o kavakları yerlerınden eden yellerin estiği yıllara götürdü beni..vay be ne günlerdi…
Önce şaşırdım sonra ürktüm. Zamanmı hızlı geçiyor ben mi hızlı koşuyordum çözemedim.Geçmi kalmıştım yoksa yolun başındamıydım,, bilemedim…Yolun yarısını 35 kabul etmiş Cahit Sıtkı,, oysa benn,,,,
Yolun yarısına geldiğin de şoyle sağlam bi tokat yemişsindir hayattan.Sağlam bi yere düşmüşlüğün ve kalkmışlığın olmuştur.En az bı kere kendını yenik,aciz,yalnız hissetmişsindir.Mesela bi kaç tane kabuk bağlayan yaranı tatlı tatlı kaşımışlığın vardır. Telefon rehberini en az bi kere temizlemişsindir.En az bi kete yenıden başlama kararrı vermıs bunu denemıs veya deneyememıssındır. Bi kaç çizgi,bikaç kesik,bikaç yara kalbin de yüreğinde,,
hissettiğimle dikine dikine dosdoğru yaşam çabam var…
Fatma ÖNDER

Sayfalar:12345678...14