Fatma Önder

Yazar değilim, ama yazamaz da değilim...

NE EKERSEN ONU BİÇERSİN

NE EKERSEN ONU BİÇERSİN DEMİŞ ATALARIMIZ. NE İSTERSENİZ EKİN ÇÜNKÜ BU TARLA SİZİN, BU YAŞAM SİZİN. SAĞLIK / ŞİFA / SEVGİ / AŞK / ANLAYIŞ/ HOÇGÖRÜ / BARIŞ/ HUZUR / MUTLULUK /NEŞE / FARKINDA OLMAK / ANI YAŞAMAK /İNANÇ / ŞANS / gülümsemek / bolluk / ZENGİNLİK / COŞKU / güven / aklıma gelen…Esasın da hepsini ayrı ayrı ekmek ıstedım sonra farkettim ki birbirine bağlı duygular…sevginin için de hepsi var. Umudun için de ona keza.. Huzurun içinde yok yokk… Kara bulutların arkasındaki umudum.Hiç kaybetmediğim hep inandığım.Güneşim,aydınlığım,ışığım,yaşama sevincim. Arada UMUT ışığımızın ışığı azalsa da, önemli olan o ışığın sönmesine izin vermemektir. Alevlendirmek ya da bir nefes ile söndürmek bizim elimizde neyi seçiyorsan onu yaşıyorsun. Yaşama izni verildiği müddetçe neyi yaşamayı seçiyoruz?Nereye gidiyoruz? Nerede yanlış yaptık? Ben kendime bir kez daha bu soruları soracağım ve UMUT ışığımın sönmesıne ızın vermeyeceğim çünkü ben bu hayata çok daha mutlu,keyıflı ve huzurlu yaşamak için geldim.Ben seçimlerimi o yönde yapacağım.Bir çok kez düştüğüm,yara-bere için de kaldığım doğru, bir el’e ihtiyaç duyduğum, (ailem en büyük servetim) ailem harıcınde benım de güvenebileceğim,başımı yaslayabileceğim bi omuza çok kez ihtiyaç duyduğum oldu.Düştüm-kalktım, yine düştüm yine kalktım… Sonra dedim ki; Belki üzerimden geçen bulutlar beyazdır. Sonra dedi ki; Gülümse hadi gülümse dağılsın bulutlar. “bana yaprakları dökülen bir ağaç ile tüm yaprakları dökülmüş çıplak bir ağaç gösterildi. Sonra dedim ki; “ endişelenme, umudun içindedir ve o umut ilkbaharın doğuşu gibi doğacaktır.Şunu bilki yeni olanın doğması için eski olanın ölmesi gerekir,sonbahar da dökülen yaprakların ilkbahar da tekrar yeşermesi gibi.. Anladım ki duyguların en zenginiymiş UMUT, hastalıkların pençesinden alan, uzaktaki sevgilileri kavuşturan, fakirleri zengin eden duygu hep umutmuş Ne ekersen ek sevginle besle ektiğin tohumu. Sevgi sonsuzdur,sevgi kusursuzdur ve sınırsızdır. SONRA ŞÜKRET.. Küçücük bir gülümseme kalbe dokunan, iyileştiren,sevgi kapızını aralayan.Küçücük bile olsa gülümsemek yaşamı anlamlı kılan minik bi tebessüm senin hayatın da dağ kadar büyük.Hadi çekinmeden gülümse.. “o ne der” ile “bu ne der” ile yeterince vakit kaybetmedik mi? Keşkelerimizin değil, iyikilerimizin çok olduğu bi yaşam en şahanesinden hepimize yakışan. TARLA benim ve ben dilediğimi ekme hakkına sahibim dolayıısyle herşeyden ekmek istiyorum tarlama)) çocukluğum aklıma geldi. YONCA, ümit,şanş,sevgi, ve yaprağın imanı. ŞANS, çocukluğum da çok severdim yonca yapraklarını, 4 yapraklısını aramaya koyulurdum genelde de bulurdum ve bulduğum da çok mutlu olurdum. Keşke MUTLULUK bi yonca yaprağı bulduğun kadar kolay ve coşkulu olsa. 4 yapraklı yonca ararken öğrendim ki; Mutluluk dediğini arsızca kendin yakalayamazsan durduğu yerde gelip seni bulması zordur bazen, ruhunu korkak alıştırma.Bence hata yapmamak adına kendını çokta kasma bırak her yanına hayatın tadı bulaşşsın.. Hayatına anlam ver, hayat paylaşınca güzel. Sonra HUZUR dedim. İçindeki kapıları aç , “dev dalgaları olan öfkeli ve kabarık bir deniz gösterildi bana. Sonra gördüm ki, yüzeyin altında harıka bır huzuur var dıngınlık var. İçimden bir ses dedi ki;için de derinlerde bi yerde huzuru ara ve bul, ona sahıp çık dışarıda ne olursa olsun. Sonra hep HUZURU koydum baş köşeye kimse huzurumdan kıymetlı olmadı.Dibi görünmeyen dalgalı denizlerde, hayallerime tutunarak gökkuşağına zıplamaktan vazgeçmediğim doğru. Fatma ÖNDER

NE EKERSEN ONU BİÇERSİN DEMİŞ ATALARIMIZ.
NE İSTERSENİZ EKİN ÇÜNKÜ BU TARLA SİZİN, BU YAŞAM SİZİN.
SAĞLIK / ŞİFA / SEVGİ / AŞK / ANLAYIŞ/ HOÇGÖRÜ / BARIŞ/ HUZUR / MUTLULUK /NEŞE / FARKINDA OLMAK / ANI YAŞAMAK /İNANÇ / ŞANS / gülümsemek / bolluk / ZENGİNLİK / COŞKU / güven / aklıma gelen…Esasın da hepsini ayrı ayrı ekmek ıstedım sonra farkettim ki birbirine bağlı duygular…sevginin için de hepsi var. Umudun için de ona keza.. Huzurun içinde yok yokk…
Kara bulutların arkasındaki umudum.Hiç kaybetmediğim hep inandığım.Güneşim,aydınlığım,ışığım,yaşama sevincim.
Arada UMUT ışığımızın ışığı azalsa da, önemli olan o ışığın sönmesine izin vermemektir. Alevlendirmek ya da bir nefes ile söndürmek bizim elimizde neyi seçiyorsan onu yaşıyorsun. Yaşama izni verildiği müddetçe neyi yaşamayı seçiyoruz?Nereye gidiyoruz? Nerede yanlış yaptık? Ben kendime bir kez daha bu soruları soracağım ve UMUT ışığımın sönmesıne ızın vermeyeceğim çünkü ben bu hayata çok daha mutlu,keyıflı ve huzurlu yaşamak için geldim.Ben seçimlerimi o yönde yapacağım.Bir çok kez düştüğüm,yara-bere için de kaldığım doğru, bir el’e ihtiyaç duyduğum, (ailem en büyük servetim) ailem harıcınde benım de güvenebileceğim,başımı yaslayabileceğim bi omuza çok kez ihtiyaç duyduğum oldu.Düştüm-kalktım, yine düştüm yine kalktım…
Sonra dedim ki; Belki üzerimden geçen bulutlar beyazdır.
Sonra dedi ki; Gülümse hadi gülümse dağılsın bulutlar.
“bana yaprakları dökülen bir ağaç ile tüm yaprakları dökülmüş çıplak bir ağaç gösterildi.
Sonra dedim ki; “ endişelenme, umudun içindedir ve o umut ilkbaharın doğuşu gibi doğacaktır.Şunu bilki yeni olanın doğması için eski olanın ölmesi gerekir,sonbahar da dökülen yaprakların ilkbahar da tekrar yeşermesi gibi..
Anladım ki duyguların en zenginiymiş UMUT, hastalıkların pençesinden alan, uzaktaki sevgilileri kavuşturan, fakirleri zengin eden duygu hep umutmuş
Ne ekersen ek sevginle besle ektiğin tohumu. Sevgi sonsuzdur,sevgi kusursuzdur ve sınırsızdır. SONRA ŞÜKRET..
Küçücük bir gülümseme kalbe dokunan, iyileştiren,sevgi kapızını aralayan.Küçücük bile olsa gülümsemek yaşamı anlamlı kılan minik bi tebessüm senin hayatın da dağ kadar büyük.Hadi çekinmeden gülümse.. “o ne der” ile “bu ne der” ile yeterince vakit kaybetmedik mi? Keşkelerimizin değil, iyikilerimizin çok olduğu bi yaşam en şahanesinden hepimize yakışan.
TARLA benim ve ben dilediğimi ekme hakkına sahibim dolayıısyle herşeyden ekmek istiyorum tarlama)) çocukluğum aklıma geldi.
YONCA, ümit,şanş,sevgi, ve yaprağın imanı. ŞANS, çocukluğum da çok severdim yonca yapraklarını, 4 yapraklısını aramaya koyulurdum genelde de bulurdum ve bulduğum da çok mutlu olurdum. Keşke MUTLULUK bi yonca yaprağı bulduğun kadar kolay ve coşkulu olsa. 4 yapraklı yonca ararken öğrendim ki; Mutluluk dediğini arsızca kendin yakalayamazsan durduğu yerde gelip seni bulması zordur bazen, ruhunu korkak alıştırma.Bence hata yapmamak adına kendını çokta kasma bırak her yanına hayatın tadı bulaşşsın.. Hayatına anlam ver, hayat paylaşınca güzel.
Sonra HUZUR dedim.
İçindeki kapıları aç , “dev dalgaları olan öfkeli ve kabarık bir deniz gösterildi bana.
Sonra gördüm ki, yüzeyin altında harıka bır huzuur var dıngınlık var.
İçimden bir ses dedi ki;için de derinlerde bi yerde huzuru ara ve bul, ona sahıp çık dışarıda ne olursa olsun.
Sonra hep HUZURU koydum baş köşeye kimse huzurumdan kıymetlı olmadı.Dibi görünmeyen dalgalı denizlerde, hayallerime tutunarak gökkuşağına zıplamaktan vazgeçmediğim doğru.
Fatma ÖNDER

 

2 Comments

Post a comment