Fatma Önder

Yazar değilim, ama yazamaz da değilim...

N’ptın minnoş kalbine?

  • İnsan hep iyi niyetinden vurulur, insan hep iyiliğinden yorulur.
    İyi niyetin bunca hırpalandığı, fırıldağın döndüğü,yalan dolan, oyun düzen, iyilerin aptal yerine koyulduğu bu zaman da bildiğim tek gerçek olup biteni “SEYRETMEK”.
    Yaz dedi içimde ki ses, yazmazsan ağlayacaksın.
    İYİ NİYET hatasını yüzlerce kez yapıp, sonrasın da yine mi aptal yerine koydular seni diye diye minnoş kalbini hırpalayan BEN; çok kızdım yine alık hallerime 
    Sana bir adım gelene beş adım gitme “bi dur yahu!” Ettiğin tövbeleri, minnoş kalbinle yaptığın sözleşmeyi hatırla.
    Sen nasıl olur da sana yüzlerce yalan söyleyen, her defasın da söz verip verdiği sözde durmayan, seni sevdiğine inandırmak için her yolu deneyen ama icraata gelince ilk kavşaktan dönen adama güvenirsin. Alık mısın, salak mısın?
    Sevecen, fedakar, hoşgörülü, duygusal insanları aptal sanıyorsunuz ya. Unutmayın; kaybettiğiniz de en çok eksikliğini hissedeceğiniz insan olur o aptal. Yalan, dolan, entrıka, oyun, düzen, çıkar yanınza kar kalır sanıyorsunuz ya.. Allah’ı kandıranı ben görmedim. Evet, ALLAHIN sopası yok ama İLAHİ ADALAT’i var.. Önce huzurunuzu kaçırır, sonra bereketinizi, sonra saygınlığınızı, sonra neşenizi ve yaşama sevincinizi alıverir elinizden. … Sizi çok fena zorlar yani. Kul hakkı yiyene bir gün sıkıntıdan, darlıktan, yokluktan, mutsuzluktan tırnağını yedirtir. Aldatan gün gelir boynuzlarını bileyletir. Hani havalarda uçuyorsunuz ya, o kadına havalardan bakıyorsunuz ya.. Kendi mutluluğunuz ve çıkarlarınız için acımadan kırdığınız incittiğiniz o kadının gözünde küçülüverirseiniz. Gider, gözden kaybolur. Arasanızda, pişmalığınızı haykırsanız da kaybetmişsinizdir artık. Sonra belki bir karga gagalar sizi sönüverirsiniz. Sizi seven, değer vere elinizi tutan o eli özlersiniz.. Minnoş kalbimle dertleştik yine. Yaz dedi içimde ki ses, yazmazsan kırıp dökeceksin…
    N’ptın minnoş kalbine? Hani senin kalbinle yaptğın sözleşme? Sen kalbine verdiğin sözde duruyor musun?
    Ben severek kızarken minnoş kalbim cevap verdi.
    Dedi ki; Sen SEV… Sen güven. Almadan ver.
    Seni sevmeyeni de sev. Herkes kendisine yapılan her hatada senin gibi yeminler etse, çiçeği, böceği, ağacı, kuşları, köpekleri, çocukları sevmeye devam etmese, herkes hata yapsa, birbirinden uzaklaşsa, korkudan birbirine sarılmaktan korksa, çok korksa, zarar görecek diye kimseye güven duymasa, kimsenin başını okşamasa, kimseye yaslanmasa NASIL BİR DÜNYA OLUR?
    Ben yaptığım hataları ve bana yapılan yanlışları sevmeye devam edeceğim. Kuralı mı var hayatın? Boşver bir adım gelene koşarak git. Yanından gelip geçene üzülme.. Katetiğin yol sevgiden geçsin. O yolda eminim senin gibilerle karşılaşıp birlikte yürüyeceksin.
    Sana söz minnoş kalbim  Sevmekten, inanmaktan, güvenmekten vazgeçmeyeceğim.
    NOT: yazdıklarımı sizinle paylaşmadan önce arkadaşlarımla paylaşıyorum
    Arkadaşım dedi ki; Herkes bir adım gelene on adım giderken, bizim buralarda on adım gelmeyene bir adım bile gidilmez artık 
    “Whatsapp ta çevrimiçi olduğu halde, mesajınıza yarım saatten önce mavi tık yapmıyorsa, mavi tık olduktan 1 saat sonta cevap verıyorsa, ya da hiç vermiyorsa, verdiği cevap bir B*oka yaramıyorsa, sizde bir daha yazmayın, ilgilenmeyin” dedi )
    Dedim ki; “güzel günler göreceğiz “ diyen şairin peşinden gidelim mi? Yok yok gitmeyelim.. ya da gidelim.. Geri dönelim bayım; hani o “ALLAH’ım bilir” dediğimiz yere.. güldük…
    Ve bir diğer arkadaşım “ Yaşarken kıymet bilinmezse ölürken bilinen veya gittiğin de bilinen kıymet İHANET gibi geliyor bana” dedi
    Dedim ki , “karşılık beklemek değil, anlaşılmaktı istediğim”
    Monte Carlo / 2017

Post a comment