Fatma Önder

Yazar değilim, ama yazamaz da değilim...

Sihirli Cümleniz Nedir?

      SİHİRLİ CÜMLENİZ NEDİR?
      Peki, düşün bir kere;
      Ya bizim dinimiz birbirimiz olsaydı,
      Egzersizimiz, eylemlerimiz hayatımız.
      Duamız sözlerimiz, mabedimiz yeryüzü olsaydı,
      Ormanlar kilisemiz(camımız) ,
      Kutsal suyumuz nehirler, göller, okyanuslar.
      Mesela ya meditasyon ilişkilerimiz,
      Yaşam öğretmenimiz
      Ve bilgelik “kendini bilme” olsaydı.
      Ya sevgi ve aşk varlığımızın merkezi olsaydı? GangaWhite / mercandede
      İşte tam da böyle olduğun da , evren’in ALTIN ÇAĞI’nı yaşayacağımıza inanıyorum..
      Eleştiriyorsunuz ama dinlerin insanları ötekileştirdiğini, birleştirici olmadığını düşünüyorum…
      Siyaset kadar bölücü…
      ALLAH’a giden YOL’da garip bir yolcuyum…
      Her ne kadar ona buna, düzene, şartlara yıkmaya çalışsan da sen de biliyorsun ki bu seçimin sorumlusu sensin, benim…
      “Konu komşu,elalem ne der” uğruna, çoğu gece üşüyen bir kalple uyuyakalmayı tercih eden yine sensin, benim.
      Esasın da kendine en “ELALEM” yine sensin, benim…
      Yaşamlar “peki tamam” ile şekilleniyor…
      Peki tamam napalım..
      Peki öyle olsun.
      Peki kabul ediyorum. Peki, peki….
      Çünkü “PEKİ” iyi hissettiriyor, ben de öyle…
      sonra bir şey oluyor kalbim acıyor.. “Bu sen değilsin, samimi ol Fatma. Önce kendine dürüst olmalısın.” diyorum
      Ne kadar çok insan onlara dayatılan bir hayatı, düzeni kabullenip, ona göre bir yaşam kuruyor?
      Bence çok…
      “PEKİ napalım öyle olsun tamam” ruhumuzu inciten, inanmadığımız ilişkilere, işlere tamam diyoruz.
      Muazzam evrende, hiçbir karşılık beklenmeden bağışlanan mucizevi yaşamın içinde deneyımleyebileceğimiz ; coşku, tutku, muhteşem güxellikler, kahkalarımız, göz yaşlarımız, hüzünlerimiz,, kalbımızın ilk aşkı hissettiği andaki çarpıntı, saymakla bitmeyen
      Şahane deneyimler yerine; bol paralı cüzdan, insanlara verebileceğin karvizit üzerindeki etiket ki sonra o kağıt parçası çöpe gidiyor zaten….
      Çöplükten gelip çöplüğe gidebilecek bir iş kartı, ev, araba, para, statü, hırs, …
      Kalbini ve ruhunu feda ve heba ettiğin yaşam yavaş yavaş ölümümn ağır çekim intıharının adı…
      Her ne kadar ona buna, düzene, şartlara uyum sağlamayı red etsende esasında seçiminin tek sorumlusu sensin, benim…
      “PEKİ TAMAM” hiç tutkulu, heyecan verici, nefes kesici değil.. Yaşamımı değiştirecek de değil.
      Kalbim buz gibi yine….
      SİHİRLİ CÜMLENİZ NEDİR? )
      Size heyecan veren, yaşamı tutkulayacağınız, üzerinize sihirli yıldızlar yağdıracağınız, şükredebileceğiniz, coşku dolu….:) Hadi o zaman SİHİRLİ cümleni bul ve yaşamı tutkula, onurlandır ruhunu…
      Ben mi? “YAŞAMLA DANSETMEK İSTİYORUM” dedim sabah ki duamda RABBIM’e) az kaldı dedi, sabrının, iyi durus sergilemenın mükâfatını alacaksın” şükür…
      Mert Güler hocam diyor ki; kendinize verebileceğiniz en güzel ödül GÜLÜMSEMEKTİR… Ve devam ediyor..Zihin ikna eder, oysa YÜREK tatmin olmak ister, yüreğinde yaşam gerek.
      Bakış açısı değil BAKIŞ AŞISI yap der Mert Güler… Yüreğin seni istiyor..
      Burnuna sarımsak tıkamışsın gül kokusu arıyorsun / Mevlana
      Biz söze değil hale bakarız demiş BEKTAŞİ.
      GEL-GİR-GÖR-TAT-ANLA. SUFIZM ‘de bu felsefeye bayılıyorum…
      foto :Hindistan,(kutsal ganj nehri) Varanasi. objektifimden
    Fatma ÖNDER

Post a comment