Fatma Önder

Yazar değilim, ama yazamaz da değilim...

YAZAR DEĞİLİM AMA YAZAMAZ DA DEĞİLİM

Yazmak değil sizinle konuşmak istiyorum ki zaten konuşur gibi de yazıyorum diye düşünüyorum. Nedeni insanların gerçekten içten konuşmaya hasret kalmaları kendilerini ifade edememeleri. Ve ben burda diyemediğim herşeyi demek istiyorum.içimden geldiği gibi konuşup gerektiğinde küfür etmek istiyorum Ben burda kahkahalar ile gülmek gerektiğinde ağlamak ıstıyorum.Burda içimde olan BEN olmak istiyorum. Az da olsa sanırım başardım.. Yazı büyülüdür, bizi çoğaltır, ulaştığımız her bir insanla “birlikte” nefes aldırır. Yeşim Cimcoz’un “Yazarak Hafifleyin” isimli 124 sayfalık kitabı, yaratıcı yazarlık kitabı gibi görünmekle birlikte aslında bir “şifa” kitabı. Yazmak ve şifalanmak ilişkisine çok inandığım için paylaşmak istedimn.Her şeyin başı sağlık ise, bu şifa yolculuğunda kalemimiz, kağıdımız hiç eksik olmasın! Psikoloji profesörü James Pennebaker yazı ile, travmalarımızla yüzleşebileceğimizi, ruhsal ve fiziksel sağlığımıza kavuşabileceğimizi söylemiş. Yeşim Cimcoz’un da kitabında bahsettiği üzere, yazı ile şifa hakkında birçok çalışma yapılmış ve pozitif etkisi doğrulanmış. Örneğin King ve Miner, yaptıkları çalışmada, katılımcılardan yaşadıkları olaylara mutlu son yazmalarını istemişler. Diğer yandan olayın hayatlarında yarattığı pozitiflikleri de yazmalarını talep etmişler. Çalışmanın sonunda katılımcıların, olumlu kelimeler yazmalarına bağlı olarak sağlıklarında pozitif gelişmeler olduğu görülmüş. ERTELEMEK, zamanı değil,vaktim yok gibi bahaneler. Aslında ihtiyacımız olan sadece kağıt ve kalem. Gerçek anlamı ile de “kağıt ve kalem”, çünkü kağıda yazmanın bilgisayara göre daha rahatlatıcı bir özelliği var ve bizi daha yaratıcı olmaya yönlendiriyor.  Yani konumuz şifa ise, pamuk eller kağıt ve kaleme. Şifa demişken, yazdık, çalıştık, şifalandık ve bitti mi? Hayır. Yeşim Cimcoz diyor ki, “şifa bulduğumuzda bir şey elde etmiyoruz çünkü şifa varılacak bir yer değil bir yolculuktur, kendimize giden yoldur. Bu yolda tek şart iyileşmeyi istemek ve gerçekten kendimizi “tanımaya” hazır olmaktır, yani değişime hazır olmaktır.” 6 dakikalık yazı tekniği en sevdiğim. Ne hikayeler çıkıyor ve çok keyifli.Yeşim Cimcoz’un yazı atolyesıne gitmedim fakat 1 tam gün eğitim aldım çok keyifli idi.Faydalı olduğunu düşünüyorum.Vaktım olduğun da mutlaka YAZI OTOLyesıne UĞRAYACAĞIM.. YAZI içe yolculuk ve keyifli.  Fatma ÖNDER

Yazmak değil sizinle konuşmak istiyorum ki zaten konuşur gibi de yazıyorum diye düşünüyorum.
Nedeni insanların gerçekten içten konuşmaya hasret kalmaları kendilerini ifade edememeleri.
Ve ben burda diyemediğim herşeyi demek istiyorum.içimden geldiği gibi konuşup gerektiğinde küfür etmek istiyorum
Ben burda kahkahalar ile gülmek gerektiğinde ağlamak ıstıyorum.Burda içimde olan BEN olmak istiyorum.
Az da olsa sanırım başardım..
Yazı büyülüdür, bizi çoğaltır, ulaştığımız her bir insanla “birlikte” nefes aldırır.
Yeşim Cimcoz’un “Yazarak Hafifleyin” isimli 124 sayfalık kitabı, yaratıcı yazarlık kitabı gibi görünmekle birlikte aslında bir “şifa” kitabı. Yazmak ve şifalanmak ilişkisine çok inandığım için paylaşmak istedimn.Her şeyin başı sağlık ise, bu şifa yolculuğunda kalemimiz, kağıdımız hiç eksik olmasın!
Psikoloji profesörü James Pennebaker yazı ile, travmalarımızla yüzleşebileceğimizi, ruhsal ve fiziksel sağlığımıza kavuşabileceğimizi söylemiş. Yeşim Cimcoz’un da kitabında bahsettiği üzere, yazı ile şifa hakkında birçok çalışma yapılmış ve pozitif etkisi doğrulanmış. Örneğin King ve Miner, yaptıkları çalışmada, katılımcılardan yaşadıkları olaylara mutlu son yazmalarını istemişler. Diğer yandan olayın hayatlarında yarattığı pozitiflikleri de yazmalarını talep etmişler. Çalışmanın sonunda katılımcıların, olumlu kelimeler yazmalarına bağlı olarak sağlıklarında pozitif gelişmeler olduğu görülmüş.
ERTELEMEK, zamanı değil,vaktim yok gibi bahaneler. Aslında ihtiyacımız olan sadece kağıt ve kalem. Gerçek anlamı ile de “kağıt ve kalem”, çünkü kağıda yazmanın bilgisayara göre daha rahatlatıcı bir özelliği var ve bizi daha yaratıcı olmaya yönlendiriyor. Yani konumuz şifa ise, pamuk eller kağıt ve kaleme.
Şifa demişken, yazdık, çalıştık, şifalandık ve bitti mi? Hayır. Yeşim Cimcoz diyor ki, “şifa bulduğumuzda bir şey elde etmiyoruz çünkü şifa varılacak bir yer değil bir yolculuktur, kendimize giden yoldur. Bu yolda tek şart iyileşmeyi istemek ve gerçekten kendimizi “tanımaya” hazır olmaktır, yani değişime hazır olmaktır.”
6 dakikalık yazı tekniği en sevdiğim. Ne hikayeler çıkıyor ve çok keyifli.Yeşim Cimcoz’un yazı atolyesıne gitmedim fakat 1 tam gün eğitim aldım çok keyifli idi.Faydalı olduğunu düşünüyorum.Vaktım olduğun da mutlaka YAZI OTOLyesıne UĞRAYACAĞIM..
YAZI içe yolculuk ve keyifli.
Fatma ÖNDER

2 Comments

Post a comment