Fatma Önder

Yazar değilim, ama yazamaz da değilim...

Sahiden erdemlerin kralı mı SUSMAK?

 

 

 

Sahiden erdemlerin kralı mı SUSMAK?
Bir tomurcugun saflıgını arıyorsun düş bahcelerinde. Ben gövdesi kalınlaşmıs ağac gıbıyım. Sen SUSMASINI erdem sayan bır kadın arıyorsun. Ben sözlerimden kılıç takmısım. Sen ürkek ve muhtaç bir yaralı güvercın arıyorsun, iyileştirdiginde ucup gıtmesın dıye, ben savasıyorum hayatın içinde. Hiç o kadınlardan olamadım ben, hayat izin vermedi. Çok öğrettı, çok biledi, çok kanattı, kendince şekil verdi. Senın aradıgın kadın ben degılım canım efendım, gönlüm ısterdiı ama ben kendımı bılıırim.
Sahiden erdemlerin kralı mı SUSMAK?
Gelin görün ki yıllarca susmadan konuşmuş boş durmamışım. Masalara yatırmış, kapıları çalmış, kavgalar çıkarmışım. İlle de konuşmuş, iletişim istemişim. “İnsanlar konuşa konuşa” demişim. Ne bileyim, belki de itişmek istemişim. Sayfalarca yazmışım, susmanın gerçeğini bilememişim. Fırtınadna önceki sessizlikti, tehlikeliydi, ürkütücüydü SUSMAK gözümde ) susmamalıydım, niyeydi ki, niyeydi? Pire için yorgan yakmış, ortalığı alabora etmişliğim vardı.
SUSUYORUM şimdilerde. Yaştan mı acaba? İyiden iyiye susar oldum şimdi. Kendime şaşıyorum. İnsan neden susar ki finalde?
SUSUYORUM; iyilik ve güzellik için, inandığım için, içimden konuşmak gelmediği için, başka şeyler konuşmak için susyorum.
Yüreğimi alıp sessiz bi köşede edebimle oturuyorum. Sefam da kendime Cefam da kendime.
Susarak kendimi güzelleştiriyorum. O zaman güzelleşelim mi? 
Bu gönül meselelerinde aklın yeri yok,,Akıl meselelerinde ise bütün dertler gönülden çıkıyor.
Hepimizin ortak özelliği; güven sorunumuz var, güvenemiyoruz, teslim olamıyoruz,
Fatma ÖNDER /2018