Fatma Önder

Yazar değilim, ama yazamaz da değilim...

Altın yumurtlayan tavuk bulunmuş, çok şükür :))

 

Swarm’da konum atan arkadaşıma , vaktin varsa bi kahve içmeye geliyorum, aynı yerdeyiz şu an dedim..
Arkadaşı ile oturmuş sohbet ediyordu, aman ne keyif ne keyif. Altın yumurtlayan tavuk bulunmuş))
Arkadaşı AŞIK olmuş,(öyle diyor) ağzı kulaklarında fiyonk 
Havada aşk kokusu yok; gözler yalan söylemez, bunu öğrendik çok şükür.
Aşık olduğuna inanmadığım için ters-köşe sorular sorup, biraz eğleneyim dedim.

 “Gerçekten aşık mısın?” Dedim.
 “İyi geldi bana” dedi
 “Aşık mısın”
 “Kafam rahat” dedi
 “Aşık mısın peki”
 “Maddi-manevi bir derdim olmıcak” dedi
 “Nerden biliyorsun ki, bu hayatta neyin garantisi var”
 “Statü sahibi, iyi bir ailesi var (varlıklı) evet ama çok saygın” dedi.
 “Peki sen dürüst müsün sevdiğin adama?” dedim
 “evet” dedi.
 Değilsin, duygularında dürüst değilsin. Sadece ne istediğini biliyorsun ? Karşı tarafın isteğide seni pek ilgilendirmiyor. Sevgi de bencillik, SÖZLEŞME olur mu yahu! Konusunca ukala diyorsunuz,
 Off Fatma, insanın kulağına kar suyu kaçırıp mide bulandırma konusunda bir numarasın. Esasında sana anlatmaması konusunda uyardım arkadaşımı. Bi iki dakikaya kadar gelir, konuyu kapatalım dedim 
 Anlatmasaydınız o zaman:))
– “Aşık mısın peki? .))” Pes etmeden aynı soruyu sordum İstediğim cevabı alamadım..
Sen aşık değilsin. ŞARTLARI İYİ OLAN BİRİ İLE BERABERLİK, ORTAKLIK YAŞIYORSUN.. Şartlar bozulduğunda, işler ters gittiğinde ortaklık bitecek
Oysa koşulsuz sevgi öyle mi?
Canı cehenneme maddiyatın, statünün, fiziki özelliklerin. Nefes alamıyorum, huzur akıyor adamda, kalbim duracak sanki, nefes almada zorlandım, konuşamadım, heyecandan ölüyordum, saygılı, nazik, şefkatli, olaylara bakışı, yorumu, mesafesi, duruşu, babacan falan filan diyemedi vallahi… Yakında evleneceklermiş. Aman neyse ney, keyfinize bakın.. bana samimi olmadığınız duygularınızdan bahsetmeyin e mi..
Arkadaşım mı; bi güzel kulağımı çekti. AKILLAN AKILLAN AZ, DOBRALIĞIN FAZLASI İYİ DEĞİL. Seni de gördük.. Aklın kendine yetmiyor millete akıl veriyorsun dedi.
Yahu ben yanlış bir şey mi dedim; DUYGULARINIZ, HİSLERİNİZ DE SAYGIYI HAKEDİYOR..
He Fatma HEE, ÖYLE..:)
Bu insanlar beni neden yanlış anlıyor Şevkiye?
Neden acaba Fatma? ))
Bu testi herkese yapıyorum, kardeşlerime, yakın dostlarıma..
Aklı kendine yetmeyen de benim gibi akıl vermesin millete dimi ama)
Fatma ÖNDER

Sizin etiketleriniz neler?

SİZİN ETİKETLERİNİZ NELER?
Hepimiz kendimizi etiketlemeye, kendimiz hakkında hikaye yazmaya meyilliyiz.
Bir özelliğinizi yazmanızı isteseler gizli tutmaya çalıştığınız hangi özelliğinizi yazardınız?
En sevdiğiniz özelliğiniz ne?
Peki ya en sevmediğiniz?
Sarı yapışkanlı kağıda yazar mısınız?
Kendinizi sansürlemeden yazın e mi )
3 kelimeyle sınırlı kalmayın ben 34 etiket bulmuşum . Madem ki samimiyet diyoruz . Kendimi “ben aptalım” diye etiketlemişim. 
Eğilmezmişim, boyun eğmezmişim. Buğdaya benzetmişim kendimi;buğdayın eğilmesi ağırlığından, insanın öylemi? Nerde çıkarı menfatai var o yöne eğilir diye devam etmişim. Gizli tutmaya çalıştığım özelliğim “sır” olarak kalsın.
Olumlu-olumsuz tüm etiketlerimiz insani ve doğamızda var kabul edelim. biz etiketleyen yaratıklarız ve bayılıyoruz etiketlemeye.
Anne-babamız, akrabalarımız, çevremiz, sosyal çevremiz hep bi şekilde etiketliyor bizi ve bizde kendimizi etiketlemeye bayılıyoruz.
Peki aileniz sizi nasıl etiketlemiş? Şimdi anladım, neden dönüşemediğimi) Ah bu ailelerimiz!

Sizin için hangi değerler önemli?

 

BİR GÜN KENDİME EN BÜYÜK KORKUMU SORDUM?
Bak ne diycem.
Herkesin dilinde dolanan ve bizim en büyük korkumuz olan bir cümle var;”HAYAT ADİL DEĞİL.”
Hayat bize çoğu zaman adil davranmıyor. Peki biz kendimize adil davranmaktan vaz mı geçelim? Acıyan yerlerimize nasıl bakacağımız bizim elimiz de. Acımız geçene, hafifleyene kadar acele etmeden, her şeyin bir zamanı olduğuna güvenerek, tevekkül ederek kendimize destek olmaktan başka ne yapabiliriz? Kendimize göstermediğimiz şefkati bize gösteren çıkmayacaktır, inanın. En azında bana çıkmadı. . Korkularımız elbette olacak ama bu güçlü olmamıza ve kendimizle gurur duymamıza engel değil.
******* ******* *******
GÜÇLÜ OLMAMAK İÇİN SEBEBİN NE?
Kendimden biliyorum, hayallerimizi gerçeğe dönüştürmek için ödediğimiz faturalar var.
Psikiyatriste gidersin çocukluğuna inmek ister, kişisel gelişim eğitimleri, seminerlerde hep aynını söyler;Çocukluğuna git veya içindeki çocuğa dön bak.
Koşmayı düşmeden öğrenebilir miyiz? Eğer düşmeseydik, koşmayı denermiydik. HİÇBİR TECRÜBE BOŞA DEĞİLDİR.
Hayata küsme e mi. İstediğimizde silkelenip yolumuza devam etmek elimizde. Korkmdan yeniden başla.
Kolay olmadığını biliyorum, (içindeki sese kulak verirsen seni yanıltmayacaktır) kalk, hemen kalk, korkma, silkelen, üstünü başını topla ve koşmaya başla. Bu güç sen de var. Ne duruyorsun? Kendine acımayı, isyan etmeyi, olumsuzluklara takılı kalmayı bırak yahu! Ne ayıp! Yakışıyor mu sana. Bazen kış,bazen baharı yaşıyoruz. Hep aynı duygularla yaşarsak hayatın anlamı olurmu, o zaman insna olduğumuzu hissedemeyiz ki.. Mutlu olmak için çok şeye gerek yok demiş ya işi bilenler. E hadi o zaman dene bence.. Ama önce adım atman gerekecek güzel insan.
******* ******* *******
Kendine soru sormaktan korkma!
BENİM İÇİN NELER ÖNEMLİ?
Sizin için hangi DEĞERLER önemli?
Hayatınızı yaşarken size yön vermesi için değerlerini, yaşamına anlam katan özelliklerini SEN de tesbit eder misin?
Şimdilerde bulmanın oldukça güç olduğu inancımız;günden güne yitirdiğimiz değerlerimizdir esasında. Değerlerimizi yitirmek için birilerinin sürekli yeni sıfatlar empoze ettiğini üzülerek gözlemliyorum. Ve ben inadına;inançlarım, değerlerim, hatalarım, üzüntülerim, kırgınlıklarım, karanlığım, renklerim, zaferlerim ve hislerimle gurur duyuyorum. Evet, geleneksel olduğum da doğrudur. Değerlerimiz doğrultusunda bir yaşam inşa etme süreci kişisel bir yolculuktur, unutma e mi
Fatma ÖNDER

Arkadaş detoksu yapıyorum :)

  • Bazı arkadaşlarımın mutluluğuma ve huzuruma hizmet etmediğini, hatta beni aşağıya çektiğini fark etmenin ve araya mesafe koymanın vakti geldi. Yanındaki seni mutlu ettiği sürece kalsın hayatında., zorlama kendini. Hayat rahat ve anlayışlı insanlarla keyifli. Aynı dili konuşanlar değil aynı duyguyu paylaşanlar anlaşır. Unutma… Ne sen kimse için mecburi istikametsin, ne de bir başkası senin için. Seninle gelmek isteyenleri yanına al ve çık yola.
    O eski ihmal ettiğim, zaman ayıramadığım, samimiyetinden ve iyiniyetinden biran bile şüpheye düşmediğim, kalpten kalbe olan dostlujklara daha fazla zaman ayırmam gerek.
    Son yılların modası olan “ARKADAŞ DETOKSU” yapmalı. Hepimizin çevresinde var hesapçı arkadaşlar. Sabırlı olmak ile vaktini boşa harcama. Beni seviyormuş gibi yapan insanları hayatımda tutup kendime ihanet etmeye, vaktimi boşa harcamaya, beni yargılayanlarla yürümeye devam etmeye, yalan söyleyenler, vaatlerden bulunup yerine getirmeyenler, hoşgörüsüz, sadakatsiz, vefasız, dalavereci insanlara ayıracak bir saniyem bile yok artık. Ben nasıl hesapsızsam onlarda hesapsız olmalıydı. Dedikodunuzu bir kere yapan tekrarını yapacaktır. Başkalarının mutsuzluğuyla beslenen, başka hayatlara imrenen, onları kıskanan, eleştirerek ve yargılayarak dedikodu yapan insanlara her şans verdiğinizde ruhunuzun hasar aldığını görürsünüz. Neden devam edelim ki? Fırsatçılar, pohpohçular.. Dobralığını öğen ama ucu kendilerine dokunduğunda yaralayan insanlara ayıracak vaktim yok artık. RUHUMUN ACELESİ VAR.
    Şimdilerde yeni insanlar tanıyorum. Mutlulukta mutsuzluk gibi bulaşıcı. Ben mutlu olmayı seçiyorum. Artık kimsenin mutsuzluğunu, hikayesini dinleyecek enerjim kalmadı. İyi gitmeyen ilişkilerinde benim yanımda, hayatlarına birini aldıklarında aradıkları bile yok. Ya da çocuğuyla ailesi ile sorunu olduğunda bana anlatıp, işler yoluna girdiğinde arayıp sorduğu bile yok. Ve öğrendim ki; ÖNÜME ÇIKAN YANLIŞLARA, YANLIŞ İNSANLARA NE KADAR ÇABUK “HAYIR” diyebiliyorsam, doğru karşıma o kadar çabuk çıkacaktır
    İlk önce eleştirirler, sonrada kıskandıkları kişi olmaya çalışırlar. Kıskançlık için ise yapılacak bir şey yok. Birinin birini kıskanması o kişinin başarılı ve etrafında saygı duyulan kişi olduğunu gösteririr. Bu arada başarılı olduğum falan yok, rahat olun.. Saygı ise dilenilmez, hakkedilir. unutma e mi..
    Fatma ÖNDER

Ben seni sevdiğimi dünyalara bildirdim, sen bi anangile söyleyemedin :)

 

Ben seni sevdiğibmBni Ben seni sevdiğimi dünyalara bildirdim, sen bi anangile söyleyemedin. 
Dün akşam uzun süredir görmediğim bir arkadaşımla görüştüm.
Arkadaşım? Çok CESUR, AŞKINA, SEVDİĞİNE, SEVGİSİNE SAHİP ÇIKAN, neyseee..
“Korkaklar neden mantığa sığınır, mantığın arkasına saklanır” dedi.
Ayy ne desem ki; arkadaşımda her söylediğim sözü can kulağı ile dinliyor ve önemsiyor
Her zamanki gibi düşünmeden kurgulamadan o an aklıma ne gelirse. Esasında bilir arkadaşım ben kalbi ile yaşayanlardanım, o bahsedilen zeka-mantık bende hiç olmadı )
Korkaklar, hayatı sorgular. İşine gelmediği zaman mantığa sığınır) veya sığışıverirler…
Hayat zor, karar alıp-vermek YÜREK ister, cesaret ister.
“Cesaret hiç korkmamak değil korkuya rağmen bişeyler yapabilmektir.” Der ya işi bilenler.
Beyler sizde biraz CESUR olun yahu! Bi anangile söyleyiver sevdiğin kızı Anlat yahu! Korkma!! Bak kızcağız Dünyalara bildirdi seni sevdiğini.
Bulunmaz hint kumaşıda değilsin hani! Gönül bu sevmiş seni
******* ******* *******
Tanıyanlar çok cesur olduğumu söyler. Bir sır vereyim mi; CESUR değil idim, sadece CESUR görünebilmek için cesaretli olmam gerektiğini çok iyi biliyordum.
Eğer çcocukluğunuzda yaşadığınız travmalarınız varsa size kimsenin yol göstermesine, kural koymasına gerek kalmıyor. Yolunuzu kendi deneyimlediğiniz doğrular ve yanlışlarla bulıyorusnuz hem de en şahanesinden.. Çocukluğunuzda yaşadığınız travma sizi çok güçlü bir karakter yapabildiği gibi lağım kuyusunada düşürebilir. Hep tercih. Senin nasıl bir insan olmak isteğinle alakalı diye düşünyorum. Dalaverici, çıkarcı, yalancı, asalak, kazanma hırsı,,,,vb, tercihin bunlar ise vay haline! Kazananı olmayan bir pisliğin içindesin demektir bana göre.. Kendi doğrularım, karanlığım ve aydınlığım ile BEN olarak hayatı deneyimlemek istiyorum diyorsan zaten bi şekilde uzun vadede olsa kazanacaksın…
VİCDAN İNSANOĞLUNA SUNULMUŞ EN BÜYÜK SINAVDIR! İşte bunu asla ama asla unutma… Öğrenene kadar önüne gelecek!
Demişler ki; “malı mülkü değil, kaşı gözü değil, hırkası heybesi de değil, MERHAMETİ’dir bir insanı güzelleştiren…”
Hadi o zaman güzelleşelim…
Fatma ÖNDER