Fatma Önder

Yazar değilim, ama yazamaz da değilim...

Rehber değil gezginim :)

Rehber değil gezginim. “Neredesin Fatma” bana en çok sorulan soru ve merak edilen şey. Nerdeyim, nerde olayım ben de bilmiyorum. Hep birlikte Fatma’yı bulucaz. Onun kendini bulma yolcuğunda yalnız bırakmayın e mi.
Yolda olduğum zamanlar en mutlu olduğum zamanlar. Gülmeyi çok severim. Eğlenmeyi de. Neşem çoğu zaman bulaşıcıdır. Direnmenin faydası yok. Güleceksin, eğleneceksin, çok fazla ciddiye almayacaksın hayatI derim ama fazlasıyla ciddiye alırım yaşamı. Bilirim hayat şımarıklığı affetmez. . Hep biz planlar yaparken HAYAT kendi planını yapıp bize çelme takmıyor mu? Bazen, bir çelme de ben takıyorum hayata. Dönerken hep bir hüzün kaplar ve nereye gideyimin planlarını yapmaya başlarım. Plan demişken pek plan da yapamam. Gidişlerim hep ani olmuştur. Her şeye hep bir son dakika monte olurum. Hiç tanımadığım insanlarla yeni tatlar, yeni hayatlar keşfederim. En iyi dostlarım hep yolda tanıştıklarım olmuştur.
Yıllardır yaptığım gezilerimi, anlatmaktan yazmaya 2014 yılında başladım. Bilmediğim ülkeler de, şehirlerin sokaklarında kaybolurken belki köşeyi döndüğümde, orada ki sizsiniz. Bir gün bir yerde karşılaşırız ve bir masalımın kahramanı da siz olursunuz belki. Kim bilir?
(fatmaonder.com.tr) ( Fatma Önder Blog) sitede yayınlanmış yazılarımla birlikte yayınlanmamış kendime sakladığım yazılarım da elbette var.
Gezmeyi, öğrenmeyi, dokunmayı, koklamayı, gülmeyi seven bir kişilik Fatma. kimi zaman sakin, kimi zaman coşkulu, kimi zaman kabına sığmaz taşar. Bazı insanlar Fatma’nın enerjisinden rahatsız olabilir. Ya seversiniz ya nefret edersiniz. İkisinin ortası yoktur. Fatma; sesinin kötü olmasına rağmen söylediği şarkılar, edindiği tecrübeler, tanıştığı insanlar, okuduğu kitaplar, gezip gördüğü yerlerdir.Yağmur altında ıslanmayı, ağaçları, çıplak ayak toprağa basmayı, kahkahalar atmayı özler. Hep heyecanlı, hep çocuk kalan ruhu için sevenler ister hayatında. Kalbi kırılsada yeniden kalkar düştüğü yerden yeniden sarılır hayata. Bıkmadan. Herşeye inat sever.
Hayatımda çok fazla değişiklikten hoşlanmasam da, bıçak kemiğe dayandığı an her şeyden vaz geçip, tam ters istikamete gidip, hayatımı bir kaç kez değiştirdiğim oldu.
Kim ihtiyaç duymaz ki küçük mutluluklara. Ateş başında şarkı söylerken sucuklarımızı pişirebiliriz.Çok memnunum şarkı söylemeyi pek beceremeyişimden, çok memnunun sürekli soru soran halimden, çok memnunum pozitif pozitif ortalarda konuşup milletin başını ağrıtmaktan, çok menunum öfkemi doyasıya yaşamaktan, çok memnunum karanlığımdan, aydınlığımdan, çok memnunun yaşamı paylaşmaktan, çok menunun sizinle yol hikayelerimi paylaşmaktan.
Hep devrik cümlelerim vardır. Karşımda biri varmış da ona anlatıyormuş gibi gelişine yazarım. Anlatırım.
Fatma fotoğraf çekmeyi de çektirmeyi de çok sever. Fotoğrafların hikayesini yazar çünkü. Bazen bir kare bin cümleden daha fazla şey anlatır.
Objektifimden; Fethiye / 2016 -İNZİVA

Sana bunu yazmam lazımdı!“Çağımızın en büyük hastalığı, riyakarlık,” Gerekirse kötü ol. Sakın ikiyüzlü olma!


Bu dünyada unutmanın ya da bağışlamanın mümkün olmadığı pek çok şey var..
Benim de her insan gibi zor zamanlarımda İSYAN ettiğim hatta bu Dünya’dan göçüp gitmek istediğim zamanlar oldu. Çünkü sürekli haksızlığa uğruyor, güvendiğim insanların ihanetini görüyor ve başedemiyordum. Öfkeleniyordum ve öfkelendikçe aynı olayları tekrar tekrar yaşıyordum. Dipteydim, iyice çakılmıştım yere ve kalkamayacağımı düşündüğüm ve yapacak bir şey yok dediğim zamanlar da;YARADANA sonsuz inancı olan “ben” İSYAN etmiş hatta ileriye gidip bir kez YARADAN’ı yok saymıştım.
Biliyor musun neşemizi sahtekarlıklar, riyakarlık ve bizi anlamayan insanlar öldürdü. Bana göre “anlaşılmak” en büyük mucize. İnsanlar birbirine çarpa çarpa delirdi. Anlayabilseydik birbirimizi, dokunabilseydik birbirimize evde otururmuyduk hiç, çıkmazmıydık dışarıya; gazete okumuyorum, haber dinlemiyorum, çıkmıyorum evden. KORKULARIMIZDAN ÖRDÜĞÜMÜZ DUVARLAR YÜZÜNDEN DIŞARISINI GÖREMEZ OLDUK. ZANNEDİYORUZ Kİ,NE KADAR SAKLANIRSAK O KADAR ZARAR GÖRMEYİZ. EN BÜYÜK ZARARI KÖTÜLERE RAĞMEN İYİ OLDUĞUMUZU ZANNEDİP EVDEN ÇIKMAYARAK YAPIYORUZ. Sen hiç,” insan görmek istemiyorum” diye diye sessiz çığlık attın mı? Korktun mu etrafında ki kalabalıktan? Çok iyi olanın, sana çok iyi davrananın mutlaka s zarar vereceğini düşündüğün de kaçacak yer aradın mı? Duygularının kirlendiğini düşündün mü?
Hoyratça davrandık birbirimize hakkımızmış gibi. Acılarımıza ve üzüntülerimize sırt çevirenler oldu; hoşgörü ve nezaketten uzaklaştığımızı gördük. Hiç olmadık anlarda yaşantımız ve fikirlerimiz eleştirildi. Bizi en zayıf duygulaırmızdan vuran dostlarımız oldu. “Çok şey gördüm, gözümü oyup gömün beni” ; Anlatabılecegımden fazlasını gördum, gordugumden fazlasını anladım. 2019 yılı için beklentim yok. Görmek, duymak ve öğrenmek istemiyorum. Tüm sınavlarımı umarım dürüstçe vermişimdir. Artık daha fazla delilik ve daha fazla saçmalamak istiyorum. Ve dedim ki; EĞER KENDİMİ DİBE GÖTÜRMEYİ BECERDİYSEM, BUNUN TAM TERSİNİ YAPARAK ZİRVEYE DE ÇIKARABİLİRİM. PES ETMEYE HİÇ NİYETİM YOK!
“Pahalı hediyeler istemiyorum. Bir şeyler satın almak istemiyorum. İstediğim her şeye sahibim. Sadece birilerinin bana kendimi güvende hissettirmesini istiyorum” Prenses Diana
Fatma ÖNDER /2019

ADİL OL! EVRENSEL YASALARI YOK SAYMA E Mİ!

Hotel California düştü dilime… “Burası cenette olabilir, cehennemde.” Diyor söylediği şarkıda Eagles
Her şarkının bir hikayesi, bir çıkış noktası ve de dinleyene hissettirdiği duygular vardır.
Penceremden dışarı bakarken, başımı gökyüzüne çevirdim; Çalışıyor gökyüzü hemde tıkır tıkır, yok öyle kimseye torpil. İlahi adalet iyi ki var, yoksa nasıl nefes alır insan. Bildiklerimizin gördüklerimizin dışında bir alem var! Yoranı yoran, üzeni üzen, ilahi güç var yukarıda! Size haksızlık edenler ile hesaplaşma zamanı elbet bir gün gelecek. Yapılanın yarına kalabilir ama yanına kalmadığını göreceksin! Senin yapamadığını İLAHİ GÜÇ, İLAHİ ADALET yapacak! Hiçbirşey gizli kalmaz! İnan ki gizlenen herşey açığa çıkacak! Sen ise sadece seyreyleyeceksin! Ve her defasında “YALNIZ DEĞİLMİŞİM, ŞÜKÜRLER OLSUN” diyeceksin. Sahibine bırak, sahipsiz değilsin. “Sende bir gün anlayacaksın beni, söylediklerimi tek tek yaşamaya başladığında iyisi ve kötüsü ile. İstemem tabii üzülmeni. Ne kadar üzdüysen o kadar üzecekler seni tıpkı beni üzdükleri gibi..” Sen de haksızlığa uğradığın da anlayacaksın beni. Kainatta ilahi adalet öyle muazzam çalışıyor ki şaşarsınız. Bazı şeyler mahşere kalmıyor yani.Bunu bilerek yaşa. Evrensel yasaları yok sayma!!
Senin hakettiğin ne ise sana verilecek, sadece güven.. Birçoğumuz karanlıktan çıkacak ve birçoğumuzda karanlığı tadacak. KARMA YASASI BUDUR!
İYİ İNSAN OL! ADİL OL! PAYLAŞMAYI ÖĞREN! SENDEN GÜÇSÜZE YARDIM ET! DÜRÜST OL! ÖZETLE İNSAN OL!
Niyeti kötü olan insandan değil, niyetinin kötü olduğunu gizleyen insandan kork! #RUMİ
Canınız çok yandı biliyorum, benim de tıpkı sizler gibi o yıllara dair acılarım var, zamanın durduğu o yıllarda hepimizin hikayesi kendine göre acı, ama hiçbir şey sonsuza kadar sürmez. Gözyaşlarını sil! Evet yapabilirsin! Derinlerde ki acılarını sök at! Hadi o vakit… Kolay olmadığını bilirim zira bende senin gibi çok haksızlığa uğradım.
KALPTE GARİP BİR VESVESE.. KISACASI SEVGİ YOKSA HAYAT MUNDAR!!
Başkasının parasını haksızlıkla üzerine alanlar… Benim dediğiniz ve haksızlıklarla elde ettiğiniz ne varsa bir bir kaybedeceksiniz.
Bir başkasının karısına, kocasına, sevgilisine, yuvasına göz dikip ocakları dağıtanlar ki sizlerin sınavı başlayacakmış 2019’ da.
Fatma ÖNDER/2019