Fatma Önder

Yazar değilim, ama yazamaz da değilim...

    İçinde UMUT olsun. Hiç bırakma onu e mi.
    Çünkü o UMUT senin gittiğin, gideceğin yolun.
    İnanamayacağın kadar şahane yerlere götürecek seni.
    Umutsuzluğa düştüğünde bile SEV yaşadıklarını. Sana öğrettiği o kadar çok şey var ki. Seni zorlar, senden götürür, içinde bi dolu sıkıntı, dert, tasa vardır. Olsun. Hangi sıkıntı bitmedi ki? Her sıkıntı biter ve yerini mutluluğa bırakır.Tüm bu sıkıntıların için de RABBİM’in bize anlatacakları, bir bildiği var. Başka türlü nasıl güçlenşr, büyür insan?
    Hadi bugün kendimize bizi zorlayan konular ile ilgili sorular soralım.
    Sahi en son ne zaman konuştunuz ruhunuzun özü hakkında?
    İsteklerinizi, arzularınızı, duygularınızı en son ne zaman, kiminle paylaştınız?
    Lütfen, kendinize hayatta ki en büyük arzunuzu söyler misiniz?
    Hatalarınızla barıştınız mı?
    Yapılan küçük yanlışlar aşı gibi aslında, seni daha büyük mikroplardan korumak için vücuduna mikrop salıyorlar  Savaşı öğreniyor bünyen, antibiyotik gibi bağışıklık sistemin uyarılıyor.
    İsyan eder misiniz sık sık?
    İsyan ettiğim günler çok oldu fakat her defasında daha sert bir durumla yüz yüze geldim. Her acının daha büyüğü, her derdin daha koyusu varmış, öğrendim, öğretildim  İsyan etmeyi bıraktım, onun yerine yaratanın bana uygun gördüğü şeyleri yaşayıp görmem, öğrenmem ve kabul etmem gerekmiş. Şükretmeyi isyan etmeye tercih ediyorum. Hiçbir yakarış cümlemin evrende yüz bulduğunu görmedim.
    Sahi astroloji, tutulmalar, dolunay, gezegen, gökyüzü sizi nasıl etkiledi? Savruluyoruz de mi? Siyah ve beyaz herşey net.
    Hepimiz için başkalaşım yılıymış gibi geliyor bana. Renk değiştiriyoruz. Ruhumuz aynı anda 4 mevsim yaşıyor. İşleyerek, sindirerek, öğrenerek, öğrenemediğin de sil baştan geriye dönerek ama zorlayıcı, yakıcı.
    Rüzgarın da bulutun da hakkını vermen gerekiyor. İizin veriyorsun gözlerine gelip oturmasına o bulutun. Sonra güneş çıkıp kurutuyor. Dalgalanmalar yaşıyorsun. Söz yaratır ya, ağzımızdan çıkan herşeyin etkisinin önemini duydum, gördüm.Büyük konuşmamayı, küçük düşünmemeyi öğrenmeye başladık.Biraz içimize dönüp, kendimize huzurlu ve kabullenmiş bir dünya kurmaya çalıştık. Çok zorlandık, itiraf edelim. Yeni başlangıçlar, işe yaramayan, bizi zorlayan duygu ve insanlara bay bay dedik.) Çok zorlandık, ama olsun UMUDUMUZ hep vardı. Ve süreç devam ediyor. Yıpratıcı gibi ama esasında ÖĞRETİCİ bir süreç.
    Fatma ÖNDER / 2018 – KOLOMBO

Post a comment