Fatma Önder

Yazar değilim, ama yazamaz da değilim...

BİR İNSANI SEVEBİLMEK

BİR İNSANI SEVEBILMEK “GÜLÜ SEVEN DİKENİNE KATLANIR” öğretilmişti bize.:)) Gülün de dikeni vardır ama mis gibi kokar.Bana SEVGİ ver,sar beni,kolla beni.Sen beni kadın olarak görürüsün ama ben ufacık bir kız çocuğuyum.Aradığım sadece SEVGİ,bu kadar acıtması normal mi? Beni sevdiğini her hissedişimde coşarım,severim bende seni coşkuyla,acılarımı unutur sana sarılırım.Beni koruman beni güvende tutar. Düşer,kalkar,kah kırılan dal,kah ona uymayan diken dolu dallar arasında sevgıyı ararım.Hadi diyorum korkma düşmekten,kanamaktan!! Sen koca bir kadınsıb,sevgıyı aramaya devam et.Düşersin,kırılırsın,kanarsın,incinirsin belki ama değmez mi sevgiyi aramaya?Bize mücadele etmeden sevginin olmayacağı öğretildi...”pes etme sakın”” mücadele et” ne de olsa ilişki emek ister demişti buyuklerım. Bir insanı gerçekten sevebilmek ve sevmek, ne demektir, biliyor musun? Nefret, kuşku, kıskançlık, öfke hissetmeden, ne yaptığına veya ne düşündüğüne hiç karışmak istemeden, onu davranışlarından dolayı kınamadan, hiçbir şekilde başka şeylerle ve başka gerekçelerle kıyaslamadan onu gerçekten sevmek, ne demek biliyor musun? Peki ayrıca, sevginin sorumluluğu ve sevgin için yapman gereken görevlerin var mıdır ? Ayrıca seven birisinin, sevgiye gölge düşüren ve onu sürekli yeren kelimeleri kullanmanın ,sürdürülen ilişki ağında nasıl tarif edilir ki .Görev bilinerek herhangi bir sebeple yaşanan herhangi bir ilişki sevgi içermez çünkü, sadece o görevi isteyerek veya istemeyerek ifa etmek vardır. Eğer o görevin insanı esir alan yapısı oluşuyorsa, o zaman o görev insanı sadece mahvetmekten öte bir şey değildir. Ayrıca herhangi bir şeyi göreviniz olduğu için yapma gereği hissediyorsanız ve ona zorunlu iseniz, SEVGİ ANLAYIŞINIZI SORGULAMAIZ GEREKIR.Sevginin olduğu yerde görev ve sorumluluk yoktur, sadece karşılıklı özgürleşme vardır orada ve sevgi gerçek anlamda özgürlüğün kendisidir… Bi dala rastlıyorum, işte bu diyorum,sarılıyor,tutunuyorum ona.Bana çok uygun görünüyor,huzurlu,güvenle sarılıyorum dallarına,beni ağlarken,gülerken tüm,korkularımla görüyor ve dalından atmıyor.SEVGİYİ buldum dıyorum,o benı sarıyor,ben onu sarmalıyorum. Gün geliyor,görmezden geldiğim,olmazsa olmazlarımı fark ediyorum.Gözlerimi körleştirip sadece sevgiyi arayışı,karşımdakinin eksık yonlernı görmeme engel olmuş, ve şimdi yine mutlu değilim.Bir şeyLer eksik,başlıyorum söylenmeye,şikayet etmeye. Başka dal yok mu? … İstediğim başka dal değil, yalnızca Sen’sin, DİYOR İÇİM DKEİ SES.Biraz susalım, biraz duralım… Kendimizi duyana kadar . Fatma ÖNDER

BİR İNSANI SEVEBILMEK
“GÜLÜ SEVEN DİKENİNE KATLANIR” öğretilmişti bize.:)) Gülün de dikeni vardır ama mis gibi kokar.Bana SEVGİ ver,sar beni,kolla beni.Sen beni kadın olarak görürüsün ama ben ufacık bir kız çocuğuyum.Aradığım sadece SEVGİ,bu kadar acıtması normal mi? Beni sevdiğini her hissedişimde coşarım,severim bende seni coşkuyla,acılarımı unutur sana sarılırım.Beni koruman beni güvende tutar.
Düşer,kalkar,kah kırılan dal,kah ona uymayan diken dolu dallar arasında sevgıyı ararım.Hadi diyorum korkma düşmekten,kanamaktan!! Sen koca bir kadınsıb,sevgıyı aramaya devam et.Düşersin,kırılırsın,kanarsın,incinirsin belki ama değmez mi sevgiyi aramaya?Bize mücadele etmeden sevginin olmayacağı öğretildi…”pes etme sakın”” mücadele et” ne de olsa ilişki emek ister demişti buyuklerım.
Bir insanı gerçekten sevebilmek ve sevmek, ne demektir, biliyor musun? Nefret, kuşku, kıskançlık, öfke hissetmeden, ne yaptığına veya ne düşündüğüne hiç karışmak istemeden, onu davranışlarından dolayı kınamadan, hiçbir şekilde başka şeylerle ve başka gerekçelerle kıyaslamadan onu gerçekten sevmek, ne demek biliyor musun? Peki ayrıca, sevginin sorumluluğu ve sevgin için yapman gereken görevlerin var mıdır ? Ayrıca seven birisinin, sevgiye gölge düşüren ve onu sürekli yeren kelimeleri kullanmanın ,sürdürülen ilişki ağında nasıl tarif edilir ki .Görev bilinerek herhangi bir sebeple yaşanan herhangi bir ilişki sevgi içermez çünkü, sadece o görevi isteyerek veya istemeyerek ifa etmek vardır. Eğer o görevin insanı esir alan yapısı oluşuyorsa, o zaman o görev insanı sadece mahvetmekten öte bir şey değildir. Ayrıca herhangi bir şeyi göreviniz olduğu için yapma gereği hissediyorsanız ve ona zorunlu iseniz, SEVGİ ANLAYIŞINIZI SORGULAMAIZ GEREKIR.Sevginin olduğu yerde görev ve sorumluluk yoktur, sadece karşılıklı özgürleşme vardır orada ve sevgi gerçek anlamda özgürlüğün kendisidir…
Bi dala rastlıyorum, işte bu diyorum,sarılıyor,tutunuyorum ona.Bana çok uygun görünüyor,huzurlu,güvenle sarılıyorum dallarına,beni ağlarken,gülerken tüm,korkularımla görüyor ve dalından atmıyor.SEVGİYİ buldum dıyorum,o benı sarıyor,ben onu sarmalıyorum.
Gün geliyor,görmezden geldiğim,olmazsa olmazlarımı fark ediyorum.Gözlerimi körleştirip sadece sevgiyi arayışı,karşımdakinin eksık yonlernı görmeme engel olmuş, ve şimdi yine mutlu değilim.Bir şeyLer eksik,başlıyorum söylenmeye,şikayet etmeye.
Başka dal yok mu? … İstediğim başka dal değil, yalnızca Sen’sin, DİYOR İÇİM DKEİ SES.Biraz susalım, biraz duralım… Kendimizi duyana kadar .
Fatma ÖNDER

Post a comment