Fatma Önder

Yazar değilim, ama yazamaz da değilim...

ISTANBUL ISTANBUL OLALI GÖRMEDİ BÖYLE SONBAHAR,,,

ISTANBUL ISTANBUL OLALI GÖRMEDİ BÖYLE SONBAHAR,,,
 
YAZMAK,,
 
Kalbi katmadan yazmayı beceremiyorum..
Yaşayarak yazıyor insan,,,
Bir çeşit yalnızlık, bir çeşit sezsizlik…
Hayatım boyunca hep yazmak istedim.Yazarken hiç zorlanmadım.
Çoğu zaman ilham perimi beklerim her beklediğimde gelmez, bekletir beni.
Canı ne zaman isterse,,,,
Fonda bir müzik,mum ışığı,yağmur,ağlayan bi çocuk,aşık,belki biraz kızgınlık hatta belki biraz gözyaşı
 ya da patlayamamış öfkedir yazmanın ilhamı,,,,
 
Beni yakından tanıyanlar bilirler, konuşmayı severim.
Yazmak kendimle yüzleşme halidir benim için. 
Susmak bana göre değil.SUSMAMAK ve anlamaya çalışmak HUZURUN tek yoludur.
Söyleyeceğim varsa söylerim,suskunluğum asaletten değildir.O yüzden benden nefret edilecekse etsinler di.
Suskunluğumun içimdeki çığlık olduğunu çıktığım bir yolculukta anladı.
Suskunluğumun kar etmediği yerlerde çığlık çığlığa ağladım…
 
YOL ,,,
 
Neden bilmiyorum ama yol benim için ufak bir kelime bir dolu anlam! Yol bazen kaderimiz oluyor.
Yol nereye götürürse değil,insan hangi yolu seçerse istikameti yolu oluyor.
Ya kaderini yaşıyorsun ya da mücadele edip yolunu değiştireceğine inanıyorsun.
Hiç kimsesiz çıkacağım yola, ne kadar uzaklaşırsam o kadar rahatlayacaktı ruhum.
Radyoda çalmayan şarkıları tutacaktım,,,
Alıp başımı gideceğim dedim yıllar önce .
Bunun bir düş olmaması benim zaferimdir.Bu sefer ben kazandım.Yeni bir YOL,yeni bir YOLCULUK yeni bir sayfa…
 
YOLCULUK,,,
 
Her yolculuk birşey anlatır bizlere,,,Bir mekan,bir şehir olması gerekmiyor.İçe yolculuk,bir his,bir duygu.
İnsanın kendini bulması bu yol ve yolculuklar sonrası oluyor.
Buldum sanıp yanılmalar,hayal kırıklığı,hüsran,….vb.
Yolun ışıkları var bana yanan  hep KIRMIZI ışık :))
Maalesef acılara tecrübe ediliyor yıllar içinde.
Yıllar içinde diyorum, çünkü sanırım bende hayatı bu yollardan geçerken ve yolculuklarım esnasında tecrube ederek öğrendim ve öğrenmeye devam ediyorum.
Bazen o yol ayrımlarında kalbimizin sesini dinlediğimizi sanıyoruz oysa, o ne der, bu ne der,, ??
akrabana,komşuna,ailene,dostuna,arkadaşına değil diye diye ömür geçiyor.
 
Kimseye anlatamazsın,
EMEK vermeden hiçbir sevdiğime, hiçbir isteğime sahip olmadım ben.Mesela çok sevdiğim bana göre mucizenin adı çocuklarım,,,
hamileliğimde başlayan sorunlar,zorluklar ve sonrasında yaşadıklarım.
Dostlarım,evim,arabam,işim,evimdeki eşyalar..
Özenerek emek vermek gerek hayatımızdaki her canlıya,bitkiye,eşyaya,
Ben boşanmak için bile 4 yıl resmı olmak uzere mücadele veriyorum.
Benden sonra en az 10 kişi boşandı ve çok zahmetsiz ki ben zor olacağını biliyordum ama bu kadar uzun süreceğini hiç tahmin etmedim.
Bazı insanların sahip olduğu herşeyde hakikaten çok fazla EMEK ve GÖZYAŞI var! Benim de.Bu sadece minik bir örnek.
Yine de YARADANA şükretmek verdiği zorluklar için,yaşattığı olumsuzluklar için ben olmamı sağladığı tüm mücadelelerim için…
ŞÜKRETMEK,İNANMAK VE HAYAL ETMEK..kesınlıkle yaraları saran en etkili üçlü.
Herkes gibi bende zor,karışık ve çıkmaz sokaklara girdiğim zamanlar oldu.Ama BUNLARIN BİR NEDENİ OLDUĞUNU DÜŞÜNDÜM HEP.
Ne istediğimi bilmediğim zamanlar yanlış yollara sağtığım oldu.
 
Anladım ki;
herkes yolcu, ailem ve bikaç dostum dışında .
Hiçbir sakıncası yok.Kimse HUZURUMDAN kıymetli değil.
Bunu yalnış sokaklarda dolaşarak tecrube edınıyorsun.
 
Sevmeyi bilirim, Aşkı tanırım,,,Sevgini olmadığı yerde nefes alamam..Sahte olamam ben, en çok sevdiklerime kanarım,,,
Yaşadıklarını belki kimse kelimelere dökemez ama HER YOL BİTER SEN İSTER SONUNA KADAR YÜRÜ İSTER VAZGEÇ!
FATMA ÖNDER / 2010-2014
 

One Comment

Post a comment