Fatma Önder

Yazar değilim, ama yazamaz da değilim...

Ve ben İNSAN’a kefil olamıyorum :)

Her sabah emin olduğum tek şey var.. Günün yine aydınlık olması, bulutlar ve güneş. Bulutlar dağılır er ya da geç ve güneş mutlaka tepelerin ardından tekrar doğar. Bunlara kefilim. Rüzgarda eğilen buğday başağına da kefilim. Fakat menfaati-çıkarı için eğilip bükülen insana asla!  Buğdayın eğilişi ağırlığından, insanın eğilişi hafiflikten. Çok şükür ki hala REFERANSIM var..  Güneş kendini hiç gizlemiyor ama insanoğlu öyle mi? Ben nedense İNSANLARA kefil olamıyorum. Gizli kapaklı işler, çıkar,menfaat ilişkileri,yalan-dolan, insan kandırmalar, menfaati ve çıkarı için insan kullanmalar, tePişen EGOLAR,  sidik yarışı gibi statü yarışları ve en korkunç olanı  bu hayatta tek gerçek bu gibi yaşayanlar. Sonra da neden SEVGİSİZ VE MERHAMETSİZ insanlar.  Sizce neden?  Bazen bu Evren de yaşamak bana çok acı veriyor, işkence gibi!  Neyse; İnatla, ısrarla değerlerimi korumaya ve pes etmeden, yenilmeden yoluma sevgi-iyilik ve şefkat ile devam etmeye yeminim var benim. Hatalarım, eksiklerim yok mu var tabi hemde çokk)    MUTLULUĞUMU başkalarının zararlarından, mutsuzluğundan beslemem. EGO tepiştirmedim! Oldum olası sevmedim gereksiz iltifatları..  Aldatsınlar, dürüst olmasınlar, kandırsınlar seni.. Ne olur ki? Varsın saygı duymasınlar, önemsemesinler.. İnanın ki sizin kendinize biçtiğiniz rol ve değerİ SİZE KİMSE VEREMEZ! BEKLEME!  Yama yapmakla uğraşma, gerektiğinde yırt!    İFLAH olmaz duygusalın  ta kendisi, şimdi bize ukalaca öğütler veriyor diyebilirsiniz?  Haklısınız Israrla tutunduklarım var benim, inatla gitmediklerim. İyileştirmeye çalıştıklarım, duygusal yaklaştığım, canı yandığın da canımın yandığı, Mutsuzluğun da mutsuz olduğum.. Gitmek isteyip gidemediklerim var benım. Bu gidemeyeceğim anlamına gelmez!  Zamanı geldiğin de , iyileştiğin de, hiç ummadığı anda ortadan kaybolmayı seviyorum. Yani yine insanca..  Kıyamadıklarım var. Gidersem üzülecekler. Oysa görevim şifalanması.. Zamanı geldiğin de ŞAHANE gidişlerim var benim.. Fatma ÖNDER

Her sabah emin olduğum tek şey var..
Günün yine aydınlık olması, bulutlar ve güneş.
Bulutlar dağılır er ya da geç ve güneş mutlaka tepelerin ardından tekrar doğar.
Bunlara kefilim.
Rüzgarda eğilen buğday başağına da kefilim. Fakat menfaati-çıkarı için eğilip bükülen insana asla!
Buğdayın eğilişi ağırlığından, insanın eğilişi hafiflikten.
Çok şükür ki hala REFERANSIM var..
Güneş kendini hiç gizlemiyor ama insanoğlu öyle mi?
Ben nedense İNSANLARA kefil olamıyorum.
Gizli kapaklı işler, çıkar,menfaat ilişkileri,yalan-dolan, insan kandırmalar, menfaati ve çıkarı için insan kullanmalar, tePişen EGOLAR, sidik yarışı gibi statü yarışları ve en korkunç olanı bu hayatta tek gerçek bu gibi yaşayanlar.
Sonra da neden SEVGİSİZ VE MERHAMETSİZ insanlar.
Sizce neden?
Bazen bu Evren de yaşamak bana çok acı veriyor, işkence gibi!
Neyse;
İnatla, ısrarla değerlerimi korumaya ve pes etmeden, yenilmeden yoluma sevgi-iyilik ve şefkat ile devam etmeye yeminim var benim.
Hatalarım, eksiklerim yok mu var tabi hemde çokk)
MUTLULUĞUMU başkalarının zararlarından, mutsuzluğundan beslemem.
EGO tepiştirmedim! Oldum olası sevmedim gereksiz iltifatları..
Aldatsınlar, dürüst olmasınlar, kandırsınlar seni.. Ne olur ki? Varsın saygı duymasınlar, önemsemesinler..
İnanın ki sizin kendinize biçtiğiniz rol ve değerİ SİZE KİMSE VEREMEZ! BEKLEME!
Yama yapmakla uğraşma, gerektiğinde yırt! 
İFLAH olmaz duygusalın ta kendisi, şimdi bize ukalaca öğütler veriyor diyebilirsiniz?
Haklısınız
Israrla tutunduklarım var benim, inatla gitmediklerim.
İyileştirmeye çalıştıklarım, duygusal yaklaştığım, canı yandığın da canımın yandığı,
Mutsuzluğun da mutsuz olduğum..
Gitmek isteyip gidemediklerim var benım.
Bu gidemeyeceğim anlamına gelmez!
Zamanı geldiğin de , iyileştiğin de, hiç ummadığı anda ortadan kaybolmayı seviyorum.
Yani yine insanca..
Kıyamadıklarım var. Gidersem üzülecekler.
Oysa görevim şifalanması..
Zamanı geldiğin de ŞAHANE gidişlerim var benim..
Fatma ÖNDER

Post a comment