Fatma Önder

Yazar değilim, ama yazamaz da değilim...

“Bizler birleştirmeye geldik, parçalamaya değil!” Rumi

“Bölüşürsek tok oluruz, bölünürsek yok oluruz.” Der Yunus Emre.
Son zamanlarda fırtına şiddetli esiyor, ışıklar sönüp umutlar kararıyor.
Ama asıl bitiyor dediğinde başlıyor.
Bizler bir’lik ve bütünlük içinde, bir sönüp BİN aydınlanacağız.
Ama sen inadına sarıl kendine, umutlarına, evsize, yolcuya, sokakta ki canlıya,ruhuna, benliğine, sevdiğine, çevrende kim varsa hemen sarıl.
Yarın geç olmasın..
Ve ne güzel söylüyor Rumi;
“Bizler birleştirmeye geldik, parçalamaya değil!”
Umutlarımızın, bir’liğimizin huzuru sarsın her bir yanımızı. Ey güzelin sahibi sen koruyup toparla bizi.
Fırtınalı ve zor bir yolculuk hepimiz için çünkü bu fırtınadan sağ salim çıkacağımızı bilmiyoruz.
Herşeye rağmen kalbimizde sevgiyi,yüzümüzde tebessümü, hayata ve insanlığa karşı saygıyı ve
canlı cansız var edilmiş herşeye karşı muhabbeti gönlümüzde yaşatıp yaşamadığımıza bağlı olacak
fırtınanın şiddeti.
Kin, öfke, bencillik, nefret, sevgisizlik,…vb. bırakmanın vaktidir. Birbirimize sarılmanın vaktidir. Uyanmanın vaktidir. Bir olma, bir’lik olma vaktidir.
*** *** ***
Yeniden çiçek açmak için kışı görmeli insan..
Aynı ağaç gibi, önce dökmeli yapraklarını,
Sonra yeniden yeşermeli dalları.
Sonra sabırla beklemeli baharı…
Bir ağac olduğunu hatırla…
Kâh yaprakların dökülecek, kâh tomurcuklanacaksın.
Ve unutma ki her kim sana “Hadi ama aç artık çiçeklerini!” derse,
Sen şöyle diyeceksin:
“Acelem yok… olduğum gibi, karanlığım ve aydınlığımla güzelim ben.”
Aşkla, aşka tomurcuklansın dallarımız
Bir ağacın altında yeşeririr tüm ümitlerimiz.
Yaşamı onurlandırabilmek ve kutlayabilmek için,
Önce yaşadığımız tüm karanlığı, fırtınayı onurlandırmalı…
Fatma ÖNDER/ 2017

Post a comment