Fatma Önder

Yazar değilim, ama yazamaz da değilim...

NEPAL, ACINI ÖNEMSİYORUM,

NEPAL, acılarını paylaşıyorum RABBİM yardımcıları olsun. Ben bu Ülkeyi  ve insanını çok sevdim. Kamboçya ve Nepal de çocuklar sefil,ürkek,bakımsız,zayıf,,,beni etkileyen iki Ülke.İnançları ne olursa olsun insan olarak DUALARIM onlar için. O coğrafya da yaşamak onların secimi değildi. Bu bakışı tebessüme çevirmek için ne yapılmaz ki?  BAKMA ÖYLE ÇOCUK. Ben çiftçi bir ailenin kızıyım ve çocukluğum köyde geçti.Varlıklı değil idi ailem ben bilmezdim maddi sıkıntılarımız olmuş,küçüktüm. bi bakardım evimizin önünde 1980 lerden bahsedıyorum araba var. Bi bakmışım  elde bişey yok. Yani AT’tan in EŞŞEĞE bin hallerini iyi bilirim..Anlamazdım, Rahmetli annem hissettırmezdi o hep sevgiden bahsederdi. O yaşlarda öğrendim sevgiyi,paylaşmayı,şikayet etmemeyi önemli olan KALBİMİZ derdi canım annem,nasıl atıyo,bugun mutlu mu??,,,,vbvb, Evde mis gibi kokan yemek pişmiş ise mutlaka komşuya da tadımlık verılırdı. mısır patlatırdı koskoca çam dalını eski yağ tenekeleri vardı onlara toprak doldurur bize noel  ağacı yapardı. Her yıl beklerdım yenı yılı ,bayramları ve diğer güzel günleri. Mutlu olmak için çok neden vardı bize öyle öğretildi.Her akşam yatmadan önce hikayeler anlatılır,  (o hikayelerin hiç biri hıkaye kıtaplarında yoktu büyüdüğümde öğrendim) konuşmalar,dualar edılır ve dilekler ,istekler ALLAHA iletilirdi.Aynısını bende çocuklarıma yapıyorum.Laf aramızda gün içinde yaşadıklarını,benden gizlemeye çalıştıklarını o sohbetler sırasında öğrenmişliğim çok oldu.Her evin kendine has kuralları,her ailenin farklı çocuk yetiştirme tarzı vardır.Olmazsa olmazımız yatmadan önceki o yarım saatlık yatak sohbeti.Hayat’ı çocuklarımız öğretiyor bize biz onlardan çok şey öğreniyoruz.bunları neden anlatıyorum. Benim annem ilkokul mezunu değildi. Oysa ortalık ana-babalarının kariyeri ile övünen,ama insanlık dersini alamamış bi dolu insancıkla dolu. sen benım babamın kım olduğunu bılıyormusun? Ben şu,o,bu çocuğuyum Ben kıtap okurum,tv izlemem,kalıteyım ben 	Bir dolu affedersınız şarlatanlık. 	Gülelimmi,ağlayalım mı, eleştirrisek ayıp olur mı,had bildirmek gerek mi gibi gibi bi dolu soru … “Eğitim cehalaeti alır eşşeklik baki kalır” Meali; bir insanın ruhunda eşşeklik varsa okumuş olmasının içindeki binek hayvanına etki etmeyeceğine değinen atasözümüz ben de çok severim bu sözü. Hiçbir şey yapmadan, kendilerine veya bir başkasına bir şey katmadan öylesine yaşıyorlar. Nefes almayı hayat zannediyorlar, anlamsızlıklarını fark etmiyorlar; üzülüyorum umarsızca bir hayata koşarken ne kadar çeliştiklerini fark etmiyorlar; anlayamıyorum. Bildiklerimi, eskiyene ve kuralları değişene kadar savunacağım, yüreğinizin üzerini bağlayan nasır, gözünüzü de kapadıysa,kaybettiyseniz özünüzü gündelik zevkler uğruna, SEVGİ ne yapsın? Tek tuğla koymadığınız ömrünüze mucize mi bekliyorsunuz?  IŞIK olmak, birilerinin hayatından geçmek,birilerinin yaşantısını güzelleştirmeyi,değiştirmeyi ve bunu ilke edinmeyı benimsemek,önemsemek. Vicdan ve merhamet ve güzellikler sadece çocuklarımıza etrafımızdaki bır ıkı ınsana değil, herkese yapılmalı. UKALA diyebilirsiniz fakat içten içe haklı olduğumu düşündüğünüzü hissediyorum. Kıskançlıkları,öfkeleri,haset etmeyi,burun kıvırmayı bırakın artık .Bana öğretilenin üstüne katarak çocuklarıma öğretiyorum,eksiklerim var biliyorum.Ama şunuda çok ıyı bılıyorum benden aldıklarını verecek etrafında olanları. SEVGİ alırsa NEFRET veremez demi? --Anne, evet kavga ettim ama o bunu çok haketti. -- senmi karar veriyorsun? Parkta oynamak,arkadaşların ile oynamak sana ne ifade ediyor. -- Barış. --ne?? ) güzel. -- Fakat bi iyilik de bulundum anne.Kaykayım ıle arkadaşımın yarım saat oynamasında ızın verdım. En azından ıyılıkte yaptım anne.. Bunu neden yazdım oğlumu öğmek için değil onun buna hiç ihtiyacı yok tek derdı oyun oynamak ,arkadaşları…AşağıdA NEPAL ile ilg. Yazdıklarımı okuduğunuzda anlayacaksınız. Şu an yaşadıklarımı bundan 30 yıl önce hayal edemezdim ben kalbımın,yüreğimin ekmeğini yediğime inanıyorum. Hiç birimiz sütten çıkma ak kaşık değiliz.Sınavlarımız oldu,denedik,denendik hayat yolculuğunda .Tabii ki benim de,hatalarım,kötülüğüm,kıskançlığım olmuştur ama isteyerek kimseye zarar vermedim.Hiç bir insanın acısı,çaresizliği benım MUTLULUĞUM olmadı. Düşmalarımın bile.. Hayat,30 lı, 40 lı yaşlar diye ayrılıyor.. 40 lı yaşlar şahane en azından kalbin izin vermiyor sen istesende yüreğin müsaade etmiyor fenalıklara,kötülüklere.Yaptığım herşeyi yargılayan,burun kıvıran,eleştişren bi gurup var.Beni izlemeye devam edin.:)) Nepal’de yaşanan felaket beni çok üzdü ve en çok da insanların felakete bakış açısını hayretler içinde izledim,dinledim. Dil,din,ırk,renk,ayrımı yapmadan sevmek,yargılamadan,beklentisiz sevmek çok mu zor?Yaradılanı yaratandan dolayı sevmek çok mu zor?İnsan olarak empatı yapmak çok mu zor?Çaresiz insanları anlamaya çalışmak çok mu zor? O göçükte bizim sevdiklerimiz olabilirdi bu hayatta en zor sınav çaresiz olmaktır.Ve en kötüsü,insanın sevdiklerine karşı verdıgı sınavdır.Rabbım bizi çaresiz kullarından,sevdiklerine karşı eli kolu bağlı olanlardan etmesin.Ölüm ALLAHIN emri ama rabbım bize sevdiklerimizi çaresiszlik ıcınde olümü bekler halde göstermeyı nasıp etmesın.Fakat başkasının acısından mutlu olmayı ,”oh haketti tüm bunları” diyecek kadar insanlıktan çıkarmasın bizi rabbım.Benım ıcın önemlidir VİCDAN,MERHAMET. Bi dolu hatası olup bu ıkı özelliğinden dolayı saygı duyduğum insanlar var.  kıskançlık hakıkaten zehır gibidir öldürür sizi..benden söylemesi) Yunus Emre : "Yaradılanı hoş gör Yaradan'dan ötürü" diyerek, tüm evrendeki yaratılmış olan varlıkları yaradanın Allah olduğunu ve bu yüzden her canlıyı hoş görmek  ve sevmek gerektiğini bizlere özetlemiştir. Her insan farklı bir düşünce yapısı içerisindedir ve farklı bir ruha sahiptir. O halde en yakınımızdan en uzağımıza kadar tüm insanların kusur içinde olacaklarını bilip, bu kusurlarına karşı tahammül göstermenin adı hoşgörüdür. Hoşgörüden uzak yaşayan insanlar ise, kendi gibi düşünmeyenlere kin ve nefretle bakıp, dünyayı cehenneme çevirirler. Oysa, inanmış ve gerçekten iman etmiş bir insanın (kamil insan) ruhunda ve özünde düşmanlık, kin ve vahşet asla yoktur. Yaradan herseyin özüdür, tektir ve büyüktür. Ondan olan her canlıyı bu yüzden hoş görmek gerekmektedir. Uzun lafın kısası; babanız her ne ise biz başka konularla meşgulüz.İnsan olabilmek,insan kalabilmek,bi insanın hayatında IŞIK olabilmek,bi insanın hayatını değiştirebilmek,örnek olmak, gibi gibi..yani biz farklı frekanslardayız. SEVGİYLE KALIN HEPIMIZIN HAYATINDA ÖNCE SEVGİ, SONRA MERHAMET VE VİCDAN OLSUN. GÜZEL İNSANLAR ,BİRİKTİRELİM Kİ ÇOCUKLARIMIZ İÇİN GÖZÜMÜZ ARKADA KALMASIN. Fatma ÖNDER

NEPAL, acılarını paylaşıyorum RABBİM yardımcıları olsun. Ben bu Ülkeyi ve insanını çok sevdim. Kamboçya ve Nepal de çocuklar sefil,ürkek,bakımsız,zayıf,,,beni etkileyen iki Ülke.İnançları ne olursa olsun insan olarak DUALARIM onlar için. O coğrafya da yaşamak onların secimi değildi. Bu bakışı tebessüme çevirmek için ne yapılmaz ki?
BAKMA ÖYLE ÇOCUK.
Ben çiftçi bir ailenin kızıyım ve çocukluğum köyde geçti.Varlıklı değil idi ailem ben bilmezdim maddi sıkıntılarımız olmuş,küçüktüm.
bi bakardım evimizin önünde 1980 lerden bahsedıyorum araba var. Bi bakmışım elde bişey yok.
Yani AT’tan in EŞŞEĞE bin hallerini iyi bilirim..Anlamazdım, Rahmetli annem hissettırmezdi o hep sevgiden bahsederdi.
O yaşlarda öğrendim sevgiyi,paylaşmayı,şikayet etmemeyi önemli olan KALBİMİZ derdi canım annem,nasıl atıyo,bugun mutlu mu??,,,,vbvb,
Evde mis gibi kokan yemek pişmiş ise mutlaka komşuya da tadımlık verılırdı.
mısır patlatırdı koskoca çam dalını eski yağ tenekeleri vardı onlara toprak doldurur bize noel ağacı yapardı. Her yıl beklerdım yenı yılı ,bayramları ve diğer güzel günleri.
Mutlu olmak için çok neden vardı bize öyle öğretildi.Her akşam yatmadan önce hikayeler anlatılır,
(o hikayelerin hiç biri hıkaye kıtaplarında yoktu büyüdüğümde öğrendim) konuşmalar,dualar edılır ve dilekler ,istekler ALLAHA iletilirdi.Aynısını bende çocuklarıma yapıyorum.Laf aramızda gün içinde yaşadıklarını,benden gizlemeye çalıştıklarını o sohbetler sırasında öğrenmişliğim çok oldu.Her evin kendine has kuralları,her ailenin farklı çocuk yetiştirme tarzı vardır.Olmazsa olmazımız yatmadan önceki o yarım saatlık yatak sohbeti.Hayat’ı çocuklarımız öğretiyor bize biz onlardan çok şey öğreniyoruz.bunları neden anlatıyorum. Benim annem ilkokul mezunu değildi. Oysa ortalık ana-babalarının kariyeri ile övünen,ama insanlık dersini alamamış bi dolu insancıkla dolu.
 sen benım babamın kım olduğunu bılıyormusun?
 Ben şu,o,bu çocuğuyum
 Ben kıtap okurum,tv izlemem,kalıteyım ben
 Bir dolu affedersınız şarlatanlık.
 Gülelimmi,ağlayalım mı, eleştirrisek ayıp olur mı,had bildirmek gerek mi gibi gibi bi dolu soru …
“Eğitim cehalaeti alır eşşeklik baki kalır” Meali; bir insanın ruhunda eşşeklik varsa okumuş olmasının içindeki binek hayvanına etki etmeyeceğine değinen atasözümüz ben de çok severim bu sözü.
Hiçbir şey yapmadan, kendilerine veya bir başkasına bir şey katmadan öylesine yaşıyorlar. Nefes almayı hayat zannediyorlar, anlamsızlıklarını fark etmiyorlar; üzülüyorum umarsızca bir hayata koşarken ne kadar çeliştiklerini fark etmiyorlar; anlayamıyorum. Bildiklerimi, eskiyene ve kuralları değişene kadar savunacağım, yüreğinizin üzerini bağlayan nasır, gözünüzü de kapadıysa,kaybettiyseniz özünüzü gündelik zevkler uğruna, SEVGİ ne yapsın? Tek tuğla koymadığınız ömrünüze mucize mi bekliyorsunuz?
IŞIK olmak, birilerinin hayatından geçmek,birilerinin yaşantısını güzelleştirmeyi,değiştirmeyi ve bunu ilke edinmeyı benimsemek,önemsemek. Vicdan ve merhamet ve güzellikler sadece çocuklarımıza etrafımızdaki bır ıkı ınsana değil, herkese yapılmalı. UKALA diyebilirsiniz fakat içten içe haklı olduğumu düşündüğünüzü hissediyorum.
Kıskançlıkları,öfkeleri,haset etmeyi,burun kıvırmayı bırakın artık .Bana öğretilenin üstüne katarak çocuklarıma öğretiyorum,eksiklerim var biliyorum.Ama şunuda çok ıyı bılıyorum benden aldıklarını verecek etrafında olanları. SEVGİ alırsa NEFRET veremez demi?
–Anne, evet kavga ettim ama o bunu çok haketti.
— senmi karar veriyorsun? Parkta oynamak,arkadaşların ile oynamak sana ne ifade ediyor.
— Barış.
–ne?? ) güzel.
— Fakat bi iyilik de bulundum anne.Kaykayım ıle arkadaşımın yarım saat oynamasında ızın verdım. En azından ıyılıkte yaptım anne..
Bunu neden yazdım oğlumu öğmek için değil onun buna hiç ihtiyacı yok tek derdı oyun oynamak ,arkadaşları…AşağıdA NEPAL ile ilg. Yazdıklarımı okuduğunuzda anlayacaksınız.
Şu an yaşadıklarımı bundan 30 yıl önce hayal edemezdim ben kalbımın,yüreğimin ekmeğini yediğime inanıyorum. Hiç birimiz sütten çıkma ak kaşık değiliz.Sınavlarımız oldu,denedik,denendik hayat yolculuğunda .Tabii ki benim de,hatalarım,kötülüğüm,kıskançlığım olmuştur ama isteyerek kimseye zarar vermedim.Hiç bir insanın acısı,çaresizliği benım MUTLULUĞUM olmadı. Düşmalarımın bile.. Hayat,30 lı, 40 lı yaşlar diye ayrılıyor.. 40 lı yaşlar şahane en azından kalbin izin vermiyor sen istesende yüreğin müsaade etmiyor fenalıklara,kötülüklere.Yaptığım herşeyi yargılayan,burun kıvıran,eleştişren bi gurup var.Beni izlemeye devam edin.:))
Nepal’de yaşanan felaket beni çok üzdü ve en çok da insanların felakete bakış açısını hayretler içinde izledim,dinledim.
Dil,din,ırk,renk,ayrımı yapmadan sevmek,yargılamadan,beklentisiz sevmek çok mu zor?Yaradılanı yaratandan dolayı sevmek çok mu zor?İnsan olarak empatı yapmak çok mu zor?Çaresiz insanları anlamaya çalışmak çok mu zor?
O göçükte bizim sevdiklerimiz olabilirdi bu hayatta en zor sınav çaresiz olmaktır.Ve en kötüsü,insanın sevdiklerine karşı verdıgı sınavdır.Rabbım bizi çaresiz kullarından,sevdiklerine karşı eli kolu bağlı olanlardan etmesin.Ölüm ALLAHIN emri ama rabbım bize sevdiklerimizi çaresiszlik ıcınde olümü bekler halde göstermeyı nasıp etmesın.Fakat başkasının acısından mutlu olmayı ,”oh haketti tüm bunları” diyecek kadar insanlıktan çıkarmasın bizi rabbım.Benım ıcın önemlidir VİCDAN,MERHAMET. Bi dolu hatası olup bu ıkı özelliğinden dolayı saygı duyduğum insanlar var.
kıskançlık hakıkaten zehır gibidir öldürür sizi..benden söylemesi)
Yunus Emre : “Yaradılanı hoş gör Yaradan’dan ötürü” diyerek, tüm evrendeki yaratılmış olan varlıkları yaradanın Allah olduğunu ve bu yüzden her canlıyı hoş görmek ve sevmek gerektiğini bizlere özetlemiştir. Her insan farklı bir düşünce yapısı içerisindedir ve farklı bir ruha sahiptir. O halde en yakınımızdan en uzağımıza kadar tüm insanların kusur içinde olacaklarını bilip, bu kusurlarına karşı tahammül göstermenin adı hoşgörüdür. Hoşgörüden uzak yaşayan insanlar ise, kendi gibi düşünmeyenlere kin ve nefretle bakıp, dünyayı cehenneme çevirirler. Oysa, inanmış ve gerçekten iman etmiş bir insanın (kamil insan) ruhunda ve özünde düşmanlık, kin ve vahşet asla yoktur. Yaradan herseyin özüdür, tektir ve büyüktür. Ondan olan her canlıyı bu yüzden hoş görmek gerekmektedir.
Uzun lafın kısası; babanız her ne ise biz başka konularla meşgulüz.İnsan olabilmek,insan kalabilmek,bi insanın hayatında IŞIK olabilmek,bi insanın hayatını değiştirebilmek,örnek olmak, gibi gibi..yani biz farklı frekanslardayız. SEVGİYLE KALIN HEPIMIZIN HAYATINDA ÖNCE SEVGİ, SONRA MERHAMET VE VİCDAN OLSUN. GÜZEL İNSANLAR ,BİRİKTİRELİM Kİ ÇOCUKLARIMIZ İÇİN GÖZÜMÜZ ARKADA KALMASIN.
Fatma ÖNDER

NEPAL

KİM BU SAVAŞI ÇIKARANLAR?? iNSANLAR, DİL,DİN,IRK AYRIMI YAPMAKSIZIN ANLAŞABILIYOR.AYNI DİLİ KONUŞMAYA GEREK YOK. OBJEKTİFE HEPIMIZ GÜLÜMSEDİK,MUTLULUKLA,,,

KİM BU SAVAŞI ÇIKARANLAR??
iNSANLAR, DİL,DİN,IRK AYRIMI YAPMAKSIZIN ANLAŞABILIYOR.AYNI DİLİ KONUŞMAYA GEREK YOK. OBJEKTİFE HEPIMIZ GÜLÜMSEDİK,MUTLULUKLA,,,SARILABİLDİK..YOK BİRBİRİMİZDEN FARKIMIZ.ADIM FATMA OLDUĞU İÇİN, TUNUS,FAS DA GÖRDÜĞÜM MUAMELE ŞAHANE İDİ. TÜRK OLDUĞUM İÇİN KIBRIS DA GÖRDÜĞÜM MUAMELE REZİLDİ. UZAK DOĞU VE ASYA DA GÖRDÜĞÜM,YAŞADIĞIM HER NE İSE ÇOK MUTLU OLDUM. AVRUPA BANA GÖRE DEĞİL. HEP SÖYLERİM.HEPİMİZ AYNI POZU VERIYORUZ DEMİ?:)) KAMERAYA GULUMSEMEK…

AGRA

Her gittiğim ülkede pekçok şey ilgimi çeker ama konu Uzakdoğu olunca hele de Hindistan, cidden fakirlik ve özellikle de çocuklar gözünüze batıyor. Heryerde ama heryerde minik minik çocuklar bebekler bebekli kadınlar var yardım dilenen.,,duygusal bir yapınız var ise yıpranabilirsiniz yada halinşze şükredersiniz.  Ben oldum olası yaşadığım fanustan çıkarak dünyayı tanımak istedim ve bu emelime ulaştım kısmen de olsa. o insanların tek göz odada susuz, tuvalet olmadan yaşadıklarına tanık oldum, gene de güleryüzlülerdi…çoluk çocuk hayata bırakmışlardı kendilerini. ten renginiz oldukça koyu ise…asla iş bulamayabilir ve ölebilirsiniz. Hayat keskin ve gerçek. Kapitalizm ve batı merkezli sistemin derinliklerinde bakın neler gizli. bizler güzel evlerimizde bitmek tükenmek bilmeyen isteklerimiz için  çalışaduralım, bazıları sadece akşam yiyeceği bir öğünün derdinde…yarın ise, KADER. hintliler dinleri yüzünden de rahatlar, iyi bir insan olurlarsa reankarne olup, daha iyi şartlarda yaşarlar. amaç ruhu bu döngüden kurtarmak.KADIN olmak, işte o konuyu yazmaya benim kelımelerım yetmez, bi kaç kez nedenim boğazım düğüm düğüm. NOT: benım kadar meraklı iseniz mutlaka ama mutlaka görmenız gerek HINDISTAN’I FATMA ÖNDER

Her gittiğim ülkede pekçok şey ilgimi çeker ama konu Uzakdoğu olunca hele de Hindistan, cidden fakirlik ve özellikle de çocuklar gözünüze batıyor. Heryerde ama heryerde minik minik çocuklar bebekler bebekli kadınlar var yardım dilenen.,,duygusal bir yapınız var ise yıpranabilirsiniz yada halinşze şükredersiniz.
Ben oldum olası yaşadığım fanustan çıkarak dünyayı tanımak istedim ve bu emelime ulaştım kısmen de olsa.
o insanların tek göz odada susuz, tuvalet olmadan yaşadıklarına tanık oldum, gene de güleryüzlülerdi…çoluk çocuk hayata bırakmışlardı kendilerini. ten renginiz oldukça koyu ise…asla iş bulamayabilir ve ölebilirsiniz. Hayat keskin ve gerçek. Kapitalizm ve batı merkezli sistemin derinliklerinde bakın neler gizli. bizler güzel evlerimizde bitmek tükenmek bilmeyen isteklerimiz için çalışaduralım, bazıları sadece akşam yiyeceği bir öğünün derdinde…yarın ise, KADER.
hintliler dinleri yüzünden de rahatlar, iyi bir insan olurlarsa reankarne olup, daha iyi şartlarda yaşarlar. amaç ruhu bu döngüden kurtarmak.KADIN olmak, işte o konuyu yazmaya benim kelımelerım yetmez, bi kaç kez nedenim boğazım düğüm düğüm.
NOT: benım kadar meraklı iseniz mutlaka ama mutlaka görmenız gerek HINDISTAN’I
FATMA ÖNDER

Sayfalar:123456789...14