Fatma Önder

Yazar değilim, ama yazamaz da değilim...

Güçlü Kadın (2) / Mirza Tazegül

 GÜÇLÜ KADIN (2)  Kim bilir kadının içinde kopan fırtınayı, keskin esen poyrazı, kasırgaya dönüşen rüzgarı. Kim bilir kadının içinde ki kıyıları yıkacak kadar yüksek dalgaları, susmuş, sessizce, üşürken ağlayan küçük kızı. Kim bilir içini susuz bırakıp kavuran dertleri. Güçlü gözükmek zorunda ya, güçlü olacak ya, bak dışarıdan, dim dik,yıkılmaz kale gibi,göğsü ileride başı dik güçlü kadın işte. Bak içine bakabilirsen,girebilirsen,gösterirse şayet, dön bak içine. O güçlü dim dik kaya gibi kadının içinde, yeni filizlenmiş, solar diye ellemeye bile korkacağın nazlı bir çiçek verdır. Bak içine bakabilirsen,girebilirsen,gösterirse şayet, dön bak içine. Başına yıkılmış, ya da yılacağını tahmin ettiği bed dünyanın altında ezilip yok olmamak içi, mutlu olacağının garantisini kimseden güvenerek alamadığı için, güçlü olmak zorunda hissettiği için, o güçlü kadının içine bak bakabilirsen izin verirse şayet ne göreceksin küçücük saf temiz kırılgan bir kızla karşılaşırsın muhtemelen.  Ya yaralanmamak için,ya aldığı yaraları iyileştirmek için, ya kesilen nefesini,sıkılan boğazını normale çevirmek zorunda olduğu için etrafını çelik duvarlarla örmeye çalışan kırılgan saf temiz bir kız var orada ,çok uzakta değil görebilen için,çok uzakta değil,tutabilen için,çok uzakta değil hisseden,hissettiren için bazen kendi bile bilmez o güçlü kadının ,zaman zaman sorar kendine’ Neden güçlü olmak zorundayım? Diye ve verir hemen cevabını  ‘’Aslında ben güçlü olmak istemedim, sadece mutlu olmak istedim, bu kahrolası dünyada, bu benim için yaşanması zor dünyada, tehlike yaratanlara karşı bir güç icadıdır benimkisi yalancı ama bir o kadarda gerçek. Güçlü olmak istemedim aslında ben, tek dileğim mutlu olmaktı. ’’ Diye  Mirza TAZEGÜL  Pisikonet


GÜÇLÜ KADIN (2)
Kim bilir kadının içinde kopan fırtınayı, keskin esen poyrazı, kasırgaya dönüşen rüzgarı. Kim bilir kadının içinde ki kıyıları yıkacak kadar yüksek dalgaları, susmuş, sessizce, üşürken ağlayan küçük kızı.
Kim bilir içini susuz bırakıp kavuran dertleri. Güçlü gözükmek zorunda ya, güçlü olacak ya, bak dışarıdan, dim dik,yıkılmaz kale gibi,göğsü ileride başı dik güçlü kadın işte.
Bak içine bakabilirsen,girebilirsen,gösterirse şayet, dön bak içine. O güçlü dim dik kaya gibi kadının içinde, yeni filizlenmiş, solar diye ellemeye bile korkacağın nazlı bir çiçek verdır.
Bak içine bakabilirsen,girebilirsen,gösterirse şayet, dön bak içine. Başına yıkılmış, ya da yılacağını tahmin ettiği bed dünyanın altında ezilip yok olmamak içi, mutlu olacağının garantisini kimseden güvenerek alamadığı için, güçlü olmak zorunda hissettiği için, o güçlü kadının içine bak bakabilirsen izin verirse şayet ne göreceksin küçücük saf temiz kırılgan bir kızla karşılaşırsın muhtemelen.
Ya yaralanmamak için,ya aldığı yaraları iyileştirmek için, ya kesilen nefesini,sıkılan boğazını normale çevirmek zorunda olduğu için etrafını çelik duvarlarla örmeye çalışan kırılgan saf temiz bir kız var orada ,çok uzakta değil görebilen için,çok uzakta değil,tutabilen için,çok uzakta değil hisseden,hissettiren için bazen kendi bile bilmez o güçlü kadının ,zaman zaman sorar kendine’ Neden güçlü olmak zorundayım? Diye ve verir hemen cevabını
‘’Aslında ben güçlü olmak istemedim, sadece mutlu olmak istedim, bu kahrolası dünyada, bu benim için yaşanması zor dünyada, tehlike yaratanlara karşı bir güç icadıdır benimkisi yalancı ama bir o kadarda gerçek. Güçlü olmak istemedim aslında ben, tek dileğim mutlu olmaktı. ’’ Diye
Mirza TAZEGÜL
Pisikonet Kadın

2 Comments

Post a comment