Fatma Önder

Yazar değilim, ama yazamaz da değilim...

Nerde hata yaptığını bulamayanlar burada mı?

    1. Nerde hata yaptığını bulamayanlar burada mı?
    1. YORGUNUM eski defterlerı kapatacak ama yenı bır sayfa acamayacak kadar.
    1. Anlatabılecegımden fazlasını gördum, gordugumden fazlasını anladım
    1. Hayat mı sahte?
    1. Yaşanan duygular mı?
    1. Bizler mi sahteyiz?
    1. Her ilişkide (arkdaşlık,dostluk) problemler olur bu normaldir.Fakat problem “karakterden” kaynaklanıyorsa çözmek imkansızdır!
    1. Senin için ölürüm dediğiniz insanları yeri gelecek öldürmek isteyeceksiniz! Sana yapılmasını istemediğini mutlaka karşındakine yap, yol onu, gebert onu.Belki ferahlarsın. En güvendiğiniz insanların güvenilmez olduğunu öğrenmek. Doğru bana batan “dikeni ” oraya diken yine bendim.
    1. Ne çabuk harcıyoruz tüm güzellikleri. Bişeyler istediğimiz gibi olmuyorsa hırçınlaşıyor muyuz?
    1. Bilemedim; Aklım, özgür değil artık ve şimdi bin tane hesap var aklımda. Buraya yazdıklarımla kalbimdekinin hesabı birbirini tutmuyor..
    1. “oyunu kuralına göre oynamak” ne demek bilmem ben.
    1. Ben (hesap-kitap,oyun-düzen) yalanlarınla başedemedin. Bu bana DERT oldu!
    1. Karşında diz çökmedim, taviz vermedim buda sana DERS olsun!!
    1. Bazen avazım çıktığı kadar bağırmak istedim, parçalamak istedim seni!!
    1. Kirlenmiş olduğunu,duygularının ve kalbinin pas tuttuğunu düşündüğün oldu mu?
    1. Haklı olduğumu bildiğim konularda sonuna kadar gittim, biliyorsun. Şimdi uzak dur benden istiyorum. Senden vazgeçeli çok olmuş.Merak etmiyorum, sorgulamıyorum ve suçlu aramıyorum. Senden kalan ne varsa attım, uzaklaştım, savurdum….. “Ne yaptığım değil ne yapacağım önemli ” dedim defalarca
    1. Hadi geçmiş olsun! Vicdanınla hesaplaşmanı yalnız yap.
    1. Yanyana iyi durmuyoruz. Sen hayatına konuk gelmiş insanı ağırlamayı bilemedin!
    1. Bitmişler ile gitmişleri geçmiş zaman sandığına koyamıyorsak, elimizde kalan tek şey bozduğumuz ruhumuz ve akıp giden zaman olacak.
    1. Neyse, Bi hata ilk defasında derstir. Ama tekrarı günahtır işte,,,Yapana bu defa DERS değil DERT olur!
    1. Herkes ikinci bi hayata sahıp olmak ister, herkesin hakkı. Eskisi kadar elime almıyorum telefonumu ve beni rahatsız eden numaraları silerek başladım.
    1. Kafandaki düşünceler aynı gökyüzündeki bulutlar gibi,,
    1. Dünyanı karartabilirler veya renklendirirler,,
    1. Kovadaki okyanus gibi.
    Fatma ÖNDER/2018-Aralık

YOGA YAŞAMDIR

YOGA;
Yoga hocası olma fikri çok havalı gelmişti.
Hepimiz; duruma uygun davranmaya, gururumuzu korumaya, onurlu durmaya, altta kalmamaya çalışırken doğruları söylemiyoruz ve dürüst yaşamıyoruz. Boğuluyorum… Neşemi kaybedip çiçeklerimi döküyorum. Çiçeklerim döküldükçe saçmalıyorum, saçmaladıkça bazen özümü buluyor bazen de özümden kopuyorum. Bir yol bulamıyorum ama yol’da aramıyorum.. Senin de ne istediğini bilmediğin an’ların oluyor mu? Ben ne istemediğimi NET bilirim. Ne istediğim konusunda hep karasızlıklarım olur Bir hayalim vardı”doğru yolda mıyım bilmek istiyorum ve senden gelecek her türlü cevabı kabul edeceğim” demiştim YÜCE RABBİM’e.
Kaybolmuştum, yolumu nasıl kaybettim anlamadım! Yolumu bulamayacak kadar yorgundum. Düştüm… Kalktım ayağa;üzerimi temizledim. “Benim gidecek bir evim yok, evim neresi bilmiyorum “dedim. “Hoş geldin” dedi içimden bi ses;HOŞGELDİN, senin evin YERYÜZÜ. “yeni hayatına hoşgeldin, aşk’la, muhabbetle, coşkuyla, tutkuyla, neşeyle” Ondandır; çıplak ayak toğrağa basmayı sevmelerim, ağaçlar, kuşlar ve gökyüzünün beni anlatması, yağmurda ıslanmak isteyişim,hep uzaklara gitmelerim..
Tahmin edemeyeceğim kadar çok derin bir yolculukta buldum kendimi.
Duygusal farkındalığı yakalamak çok önemli fakat kolay değil. Acıyı ve sevgiyi hissedebilme becerimiz tüm yaşamımızı yönetiyor.
Soruların cevaplarını aradığımız yolculuk bambaşka yolculuk. Esasında bizi tek cevaba götürüyor ve biz farketmeden. Bir gün uyanıyoruz diyoruz ki; aslında benim aradığım şey sorularımın cevabı değilmiş.. Soru başka, cevap başka bir şey. Meğer sorunun cevabı yokmuş.
Cevap varmış tek başına tüm ihtişamı ile onunla buluştuğunda sorular anlamını yitiriyor. YOGA bunun en güzel yollarından biri.
Susarakta yolculuk olabilirmiş. HİS çok önemli; herşeyi hisset, hislerine güven, yeter ki hisset. Hissetmek şifa katmaya vesile oluyor, sonsuz kaynak.
Fatma ÖNDER /2015

Altın yumurtlayan tavuk bulunmuş, çok şükür :))

 

Swarm’da konum atan arkadaşıma , vaktin varsa bi kahve içmeye geliyorum, aynı yerdeyiz şu an dedim..
Arkadaşı ile oturmuş sohbet ediyordu, aman ne keyif ne keyif. Altın yumurtlayan tavuk bulunmuş))
Arkadaşı AŞIK olmuş,(öyle diyor) ağzı kulaklarında fiyonk 
Havada aşk kokusu yok; gözler yalan söylemez, bunu öğrendik çok şükür.
Aşık olduğuna inanmadığım için ters-köşe sorular sorup, biraz eğleneyim dedim.

 “Gerçekten aşık mısın?” Dedim.
 “İyi geldi bana” dedi
 “Aşık mısın”
 “Kafam rahat” dedi
 “Aşık mısın peki”
 “Maddi-manevi bir derdim olmıcak” dedi
 “Nerden biliyorsun ki, bu hayatta neyin garantisi var”
 “Statü sahibi, iyi bir ailesi var (varlıklı) evet ama çok saygın” dedi.
 “Peki sen dürüst müsün sevdiğin adama?” dedim
 “evet” dedi.
 Değilsin, duygularında dürüst değilsin. Sadece ne istediğini biliyorsun ? Karşı tarafın isteğide seni pek ilgilendirmiyor. Sevgi de bencillik, SÖZLEŞME olur mu yahu! Konusunca ukala diyorsunuz,
 Off Fatma, insanın kulağına kar suyu kaçırıp mide bulandırma konusunda bir numarasın. Esasında sana anlatmaması konusunda uyardım arkadaşımı. Bi iki dakikaya kadar gelir, konuyu kapatalım dedim 
 Anlatmasaydınız o zaman:))
– “Aşık mısın peki? .))” Pes etmeden aynı soruyu sordum İstediğim cevabı alamadım..
Sen aşık değilsin. ŞARTLARI İYİ OLAN BİRİ İLE BERABERLİK, ORTAKLIK YAŞIYORSUN.. Şartlar bozulduğunda, işler ters gittiğinde ortaklık bitecek
Oysa koşulsuz sevgi öyle mi?
Canı cehenneme maddiyatın, statünün, fiziki özelliklerin. Nefes alamıyorum, huzur akıyor adamda, kalbim duracak sanki, nefes almada zorlandım, konuşamadım, heyecandan ölüyordum, saygılı, nazik, şefkatli, olaylara bakışı, yorumu, mesafesi, duruşu, babacan falan filan diyemedi vallahi… Yakında evleneceklermiş. Aman neyse ney, keyfinize bakın.. bana samimi olmadığınız duygularınızdan bahsetmeyin e mi..
Arkadaşım mı; bi güzel kulağımı çekti. AKILLAN AKILLAN AZ, DOBRALIĞIN FAZLASI İYİ DEĞİL. Seni de gördük.. Aklın kendine yetmiyor millete akıl veriyorsun dedi.
Yahu ben yanlış bir şey mi dedim; DUYGULARINIZ, HİSLERİNİZ DE SAYGIYI HAKEDİYOR..
He Fatma HEE, ÖYLE..:)
Bu insanlar beni neden yanlış anlıyor Şevkiye?
Neden acaba Fatma? ))
Bu testi herkese yapıyorum, kardeşlerime, yakın dostlarıma..
Aklı kendine yetmeyen de benim gibi akıl vermesin millete dimi ama)
Fatma ÖNDER

Sizin etiketleriniz neler?

SİZİN ETİKETLERİNİZ NELER?
Hepimiz kendimizi etiketlemeye, kendimiz hakkında hikaye yazmaya meyilliyiz.
Bir özelliğinizi yazmanızı isteseler gizli tutmaya çalıştığınız hangi özelliğinizi yazardınız?
En sevdiğiniz özelliğiniz ne?
Peki ya en sevmediğiniz?
Sarı yapışkanlı kağıda yazar mısınız?
Kendinizi sansürlemeden yazın e mi )
3 kelimeyle sınırlı kalmayın ben 34 etiket bulmuşum . Madem ki samimiyet diyoruz . Kendimi “ben aptalım” diye etiketlemişim. 
Eğilmezmişim, boyun eğmezmişim. Buğdaya benzetmişim kendimi;buğdayın eğilmesi ağırlığından, insanın öylemi? Nerde çıkarı menfatai var o yöne eğilir diye devam etmişim. Gizli tutmaya çalıştığım özelliğim “sır” olarak kalsın.
Olumlu-olumsuz tüm etiketlerimiz insani ve doğamızda var kabul edelim. biz etiketleyen yaratıklarız ve bayılıyoruz etiketlemeye.
Anne-babamız, akrabalarımız, çevremiz, sosyal çevremiz hep bi şekilde etiketliyor bizi ve bizde kendimizi etiketlemeye bayılıyoruz.
Peki aileniz sizi nasıl etiketlemiş? Şimdi anladım, neden dönüşemediğimi) Ah bu ailelerimiz!

Sizin için hangi değerler önemli?

 

BİR GÜN KENDİME EN BÜYÜK KORKUMU SORDUM?
Bak ne diycem.
Herkesin dilinde dolanan ve bizim en büyük korkumuz olan bir cümle var;”HAYAT ADİL DEĞİL.”
Hayat bize çoğu zaman adil davranmıyor. Peki biz kendimize adil davranmaktan vaz mı geçelim? Acıyan yerlerimize nasıl bakacağımız bizim elimiz de. Acımız geçene, hafifleyene kadar acele etmeden, her şeyin bir zamanı olduğuna güvenerek, tevekkül ederek kendimize destek olmaktan başka ne yapabiliriz? Kendimize göstermediğimiz şefkati bize gösteren çıkmayacaktır, inanın. En azında bana çıkmadı. . Korkularımız elbette olacak ama bu güçlü olmamıza ve kendimizle gurur duymamıza engel değil.
******* ******* *******
GÜÇLÜ OLMAMAK İÇİN SEBEBİN NE?
Kendimden biliyorum, hayallerimizi gerçeğe dönüştürmek için ödediğimiz faturalar var.
Psikiyatriste gidersin çocukluğuna inmek ister, kişisel gelişim eğitimleri, seminerlerde hep aynını söyler;Çocukluğuna git veya içindeki çocuğa dön bak.
Koşmayı düşmeden öğrenebilir miyiz? Eğer düşmeseydik, koşmayı denermiydik. HİÇBİR TECRÜBE BOŞA DEĞİLDİR.
Hayata küsme e mi. İstediğimizde silkelenip yolumuza devam etmek elimizde. Korkmdan yeniden başla.
Kolay olmadığını biliyorum, (içindeki sese kulak verirsen seni yanıltmayacaktır) kalk, hemen kalk, korkma, silkelen, üstünü başını topla ve koşmaya başla. Bu güç sen de var. Ne duruyorsun? Kendine acımayı, isyan etmeyi, olumsuzluklara takılı kalmayı bırak yahu! Ne ayıp! Yakışıyor mu sana. Bazen kış,bazen baharı yaşıyoruz. Hep aynı duygularla yaşarsak hayatın anlamı olurmu, o zaman insna olduğumuzu hissedemeyiz ki.. Mutlu olmak için çok şeye gerek yok demiş ya işi bilenler. E hadi o zaman dene bence.. Ama önce adım atman gerekecek güzel insan.
******* ******* *******
Kendine soru sormaktan korkma!
BENİM İÇİN NELER ÖNEMLİ?
Sizin için hangi DEĞERLER önemli?
Hayatınızı yaşarken size yön vermesi için değerlerini, yaşamına anlam katan özelliklerini SEN de tesbit eder misin?
Şimdilerde bulmanın oldukça güç olduğu inancımız;günden güne yitirdiğimiz değerlerimizdir esasında. Değerlerimizi yitirmek için birilerinin sürekli yeni sıfatlar empoze ettiğini üzülerek gözlemliyorum. Ve ben inadına;inançlarım, değerlerim, hatalarım, üzüntülerim, kırgınlıklarım, karanlığım, renklerim, zaferlerim ve hislerimle gurur duyuyorum. Evet, geleneksel olduğum da doğrudur. Değerlerimiz doğrultusunda bir yaşam inşa etme süreci kişisel bir yolculuktur, unutma e mi
Fatma ÖNDER

Arkadaş detoksu yapıyorum :)

  • Bazı arkadaşlarımın mutluluğuma ve huzuruma hizmet etmediğini, hatta beni aşağıya çektiğini fark etmenin ve araya mesafe koymanın vakti geldi. Yanındaki seni mutlu ettiği sürece kalsın hayatında., zorlama kendini. Hayat rahat ve anlayışlı insanlarla keyifli. Aynı dili konuşanlar değil aynı duyguyu paylaşanlar anlaşır. Unutma… Ne sen kimse için mecburi istikametsin, ne de bir başkası senin için. Seninle gelmek isteyenleri yanına al ve çık yola.
    O eski ihmal ettiğim, zaman ayıramadığım, samimiyetinden ve iyiniyetinden biran bile şüpheye düşmediğim, kalpten kalbe olan dostlujklara daha fazla zaman ayırmam gerek.
    Son yılların modası olan “ARKADAŞ DETOKSU” yapmalı. Hepimizin çevresinde var hesapçı arkadaşlar. Sabırlı olmak ile vaktini boşa harcama. Beni seviyormuş gibi yapan insanları hayatımda tutup kendime ihanet etmeye, vaktimi boşa harcamaya, beni yargılayanlarla yürümeye devam etmeye, yalan söyleyenler, vaatlerden bulunup yerine getirmeyenler, hoşgörüsüz, sadakatsiz, vefasız, dalavereci insanlara ayıracak bir saniyem bile yok artık. Ben nasıl hesapsızsam onlarda hesapsız olmalıydı. Dedikodunuzu bir kere yapan tekrarını yapacaktır. Başkalarının mutsuzluğuyla beslenen, başka hayatlara imrenen, onları kıskanan, eleştirerek ve yargılayarak dedikodu yapan insanlara her şans verdiğinizde ruhunuzun hasar aldığını görürsünüz. Neden devam edelim ki? Fırsatçılar, pohpohçular.. Dobralığını öğen ama ucu kendilerine dokunduğunda yaralayan insanlara ayıracak vaktim yok artık. RUHUMUN ACELESİ VAR.
    Şimdilerde yeni insanlar tanıyorum. Mutlulukta mutsuzluk gibi bulaşıcı. Ben mutlu olmayı seçiyorum. Artık kimsenin mutsuzluğunu, hikayesini dinleyecek enerjim kalmadı. İyi gitmeyen ilişkilerinde benim yanımda, hayatlarına birini aldıklarında aradıkları bile yok. Ya da çocuğuyla ailesi ile sorunu olduğunda bana anlatıp, işler yoluna girdiğinde arayıp sorduğu bile yok. Ve öğrendim ki; ÖNÜME ÇIKAN YANLIŞLARA, YANLIŞ İNSANLARA NE KADAR ÇABUK “HAYIR” diyebiliyorsam, doğru karşıma o kadar çabuk çıkacaktır
    İlk önce eleştirirler, sonrada kıskandıkları kişi olmaya çalışırlar. Kıskançlık için ise yapılacak bir şey yok. Birinin birini kıskanması o kişinin başarılı ve etrafında saygı duyulan kişi olduğunu gösteririr. Bu arada başarılı olduğum falan yok, rahat olun.. Saygı ise dilenilmez, hakkedilir. unutma e mi..
    Fatma ÖNDER

Ben seni sevdiğimi dünyalara bildirdim, sen bi anangile söyleyemedin :)

 

Ben seni sevdiğibmBni Ben seni sevdiğimi dünyalara bildirdim, sen bi anangile söyleyemedin. 
Dün akşam uzun süredir görmediğim bir arkadaşımla görüştüm.
Arkadaşım? Çok CESUR, AŞKINA, SEVDİĞİNE, SEVGİSİNE SAHİP ÇIKAN, neyseee..
“Korkaklar neden mantığa sığınır, mantığın arkasına saklanır” dedi.
Ayy ne desem ki; arkadaşımda her söylediğim sözü can kulağı ile dinliyor ve önemsiyor
Her zamanki gibi düşünmeden kurgulamadan o an aklıma ne gelirse. Esasında bilir arkadaşım ben kalbi ile yaşayanlardanım, o bahsedilen zeka-mantık bende hiç olmadı )
Korkaklar, hayatı sorgular. İşine gelmediği zaman mantığa sığınır) veya sığışıverirler…
Hayat zor, karar alıp-vermek YÜREK ister, cesaret ister.
“Cesaret hiç korkmamak değil korkuya rağmen bişeyler yapabilmektir.” Der ya işi bilenler.
Beyler sizde biraz CESUR olun yahu! Bi anangile söyleyiver sevdiğin kızı Anlat yahu! Korkma!! Bak kızcağız Dünyalara bildirdi seni sevdiğini.
Bulunmaz hint kumaşıda değilsin hani! Gönül bu sevmiş seni
******* ******* *******
Tanıyanlar çok cesur olduğumu söyler. Bir sır vereyim mi; CESUR değil idim, sadece CESUR görünebilmek için cesaretli olmam gerektiğini çok iyi biliyordum.
Eğer çcocukluğunuzda yaşadığınız travmalarınız varsa size kimsenin yol göstermesine, kural koymasına gerek kalmıyor. Yolunuzu kendi deneyimlediğiniz doğrular ve yanlışlarla bulıyorusnuz hem de en şahanesinden.. Çocukluğunuzda yaşadığınız travma sizi çok güçlü bir karakter yapabildiği gibi lağım kuyusunada düşürebilir. Hep tercih. Senin nasıl bir insan olmak isteğinle alakalı diye düşünyorum. Dalaverici, çıkarcı, yalancı, asalak, kazanma hırsı,,,,vb, tercihin bunlar ise vay haline! Kazananı olmayan bir pisliğin içindesin demektir bana göre.. Kendi doğrularım, karanlığım ve aydınlığım ile BEN olarak hayatı deneyimlemek istiyorum diyorsan zaten bi şekilde uzun vadede olsa kazanacaksın…
VİCDAN İNSANOĞLUNA SUNULMUŞ EN BÜYÜK SINAVDIR! İşte bunu asla ama asla unutma… Öğrenene kadar önüne gelecek!
Demişler ki; “malı mülkü değil, kaşı gözü değil, hırkası heybesi de değil, MERHAMETİ’dir bir insanı güzelleştiren…”
Hadi o zaman güzelleşelim…
Fatma ÖNDER

Dostum…

Dostum…
Güneşe bak, toprağa bak, suya bak, buluta bak; fakat, arkana bakma….
Kimin geldiği önemli değil, kimin gelmediği de…
Unutma, yolcu değişir, yol değişir, ama menzil değişmez.
Yolcuya bakıp, yolunu tanıma.
Yola bak, yolcuyu tanı, yolcu hakkındaki kıymet hükmünü ona göre ver.
Vahim olan, yolun yolcusuz olması değil;
Asıl vahim olan yolcunun yolsuz olmasıdır;
Yolsuz, hedefsiz, amaçsız, şaşkın, hercai ve seyyal…..
“En doğru yol: en dikensiz yoldur” diyenler seni aldatıyorlar.
Onlar, karanlık evlerinde kaybettiklerini sokak lambasının altında arayan şaşkınlardır.
Aldırma….
Ayağına batan dikenler, aradığın gülün habercisidir.
Dikenine katlanmaktan söz edenler, aşıkmış gibi davrananlardır.
Gerçek aşık olanlarsa, dikenini de sever.
Dostum, yollar yürümek içindir.
Fakat, şu gerçeği de hiç unutma:
Yürümekle varılmaz, lakin varanlar yürüyenlerdir.
Yol boyunca; yola çıkıp da yürümeyenleri,
Yola oturup, gelen-geçenin ayağına çelme takanları,
Yoldan metafizik uyuşturucularla keyif çatanları,
Tel örgülerle çevirdiği yolu kendisine zindan edip volta atanları,
Maratona 100 metre koşucusu gibi hızlı gidip, 50. metrede yola yatanları,
Yürüyüşün uzun ve yolun zahmetli olduğunu görünce, yolculuk üzerine zor atanları,
Yürümeyi bırakıp, yol-yolcu ve menzil üzerine kalem oynatanları,
Ayağına batan tek bir dikenin faturasını çıkarıp, ömür boyu tafra satanları,
Beyaz atlı kurtarıcıyı gözlemek için ufka bakıp bakıp dağıtanları,
Yanlış kılavuzlara kızıp yolu satanları göreceksin… Göreceksin dostum…
Aldırma, yürü.
Halil Cibran

RUHUMUN ACELESİ VAR…

Olgunluk dönemimdeyim, ruhumun acelesi var
“Kendi mutluluğundan başka hedefi olmayan insan kötüdür.” Tolstoy
Hiçbir zaman anlamadım;
Kendi çıkarını ve mutluluğunu başkalarının zararlarından sağlayan insanları
Statü ve üst düzey bir makam için yapılan çirkin kavgaları,
Attığınız her adımı eleştiren, yargılayan, tüm güzellikleri kıskanan insanları
Vasatlıkla uğraşan, takvim yaşlarına rağmen hala büyüyemeyen aptal insanları
İnsanların içeriğine değil sadece başlıklara bakan insanları,
Dış görünüşü iyi olana farklı davranan; (parası, şanı, ünvanı olana )
Kendi mutluluğu için adını AŞK koyup yuva yıkan kadınları
Eşini , sevgilisini aldatan saygısız, edepsiz, bencil insanları
Anne,baba, eş, çocuk, dost, arkadaş olmayı beceremeyen, sorumluluklarının farkında olmayan insanları
Bana dokunmayan yılan bin yaşasıncıları
Bencil, yağmur olsa kimsenin tarlasına bir damlası düşmeyen insanları ANLAYAMADIM.
..
..
Sende ekler misin?
Artık dalaverecilere ve çıkarcılara tahammül edemiyorum.
Hiçbir şey için geç değil. Yeter ki HAYIR demeyi bil, farkına var ve ilerle.
Samimiyetime inanırsan bir şey söylemek istiyorum. Biliyor musun hepimiz aynı yollardan geçtik, yolda yaşadıklarına takılma e mi. Geçtiğin yolu saygı ile an. Belki fırtına vardı, belki kanatların yoruldu. Belkı başka rotadan gitmek zorunda kaldın senin için hayrolan oydu. GeldiĞİn yer ve onun seni taşıyacağı yeni yerlere bak. Hepsi bu…
Seçim yap. Her durumun fazlası içini Yakar.(fazla iyilik, hoşgörü, fedakarlık) Yaşamın değişik tatları vardır bazen tatlı bazen tuzlu.
Yaşam sana , yaşamındaki terslikleri yoluna koyabilmeni sağlayacak seçeneklere sahip olduğunu hatırlaıyor. Siz de benim gibi zaman zaman seçenekleri göremeyenlerden misiniz?
O vakit; “seçenekleri görmeyi seçiyorum.” Cümlesini sıık sık tekrarla. Çözümler gözlerinin önünde duruyor.
Gör o halde )
Fatma ÖNDER/2018

Sen “senden” vazgeçme e mi

Biz kadınlar için birkaç kelime etmek istiyorum.
“En tenha yerler de kendin için bir dünya ol” Tibullus..
SEN “SENDEN” VAZGEÇME E Mİ
Aman ha! Kendini, kendinden etme
Sakın ola ki “Bana bunu nasıl yapar?” diye sorma
Korkularına yenilme sendeki iyiliği, FEDAKARLIĞI, hoşgörüyü reddedenlere bir gram bile hak verme
Sen bir gün olsun içinde kötülük barındırmadın ya, sorun sende değil, seni anlayamayan onda; unutma e mi
senin kıymetini bilmeyene, seni hor görene, gözlerinden ışığı, dudaklarından gülümsemeni çalana, hayatının ilk sırasına koymayana arkanı dön ve git; eğer sen elinden geleni ardına koymamışsan, eğer sen sabrının son damlasına kadar aşkın, ilişkin adına mücadele etmişsen; gururunla dimdik yürü. Eğer sen kalbi güzel bir kadınsan sevildiğin yeri güneş edersin. Acı çekmek, üzülmek tabii ki de olacak. İnsanız, kalbimiz var. gözyaşların sana sormadan olur olmaz yerde akabilir.
Hepsi sendir, senindir. Sen “senden” vazgeçme yeter ki.
Kadın; Aşk’a, salt sevgiye, bağlılığa, sadakate ve gerçek aşkın yok olmayacağına ınanır,, adı SADAKAT olur. Kadın; esasında karanlığa çok mum yakar her defasında söndürülür, adı SABIR olur. FEDAKARLIĞIN tanımı ben de çok uzun. Ömrünü “feda” edip “kar” sağlamak ne kadar mantıklı olabilir? MÜCADELE kadının doğasın da var. Kadın; mücadele etmeyi ve fedakarlığı artık bırakmalı. Biz kadınlar fedakarlık ettikçe, yama yapmakla uğratıkça, karşı tarafın işine yarıyor. Birazda onlar mücadele etsin. Ne dersiniz? ) Ama öyle kadınlar var ki; tek yaşam amaçları bir erkeği …… neyseee yaptığı herşeye göz yummak, şarlatanlık, YALAKALIK. Yapışmışlar… evli, çocuğu çoluğu var demiyorlar. Yaşı başı olan adamların yanında küçük kızlar; adam yazmış “minik sevgilim” Bazen çok utanıyorum. GURURLU olun e mi.. SİZ KADINSINIZ! GURUR EN ÇOK KADINA YAKIŞIYOR. Evet evet yavşak adamlar da yok değil))
Kadın doğası gereği fedakardır ama aşk(SEVGİ), İLİŞKİ için mücadele etmek erkeğe yakışıyor )
Fatma ÖNDER

Sayfalar:1234567...52